Bu bir övgü ya da yergi yazısı değil. Bir siyasi partiye destek verme ya da karşı çıkma metni de değil. Bir insanı hatasız ilan etme çabası hiç değil. Bu, Türkiye’nin son birkaç on yılında yaşanan büyük bir toplumsal dönüşümün ne olduğunu açıkça söyleyen bir yazıdır.
Recep Tayyip Erdoğan’ın neden sıradan bir siyasi aktör olarak hatırlanmayacağı artık bir soru değil. Çünkü bazı insanlar yalnızca seçim kazanmaz. Temsil ettikleri insanların devletle, toplumla ve kendileriyle kurduğu ilişkiyi değiştirirler. Erdoğan’ın Türkiye’de yaptığı en önemli şeylerden biri budur.
Türkiye’de toplumun büyük bir kesimi hayatını İslam inancı ve ahlakı doğrultusunda yaşamaya çalışıyor. İslam’ın merkezinde yalnızca ibadet yok; adalet, kul hakkı, doğruluk, merhamet, emanete riayet, başkasının hakkını çiğnememe ve insan onurunu koruma anlayışı var. Bu değerlerle yaşayan geniş bir toplumsal kesim, uzun yıllar boyunca devlet ve sistem karşısında kendisini yeterince temsil edilmiş, görülmüş ve eşit muamele görmüş hissetmedi.