Ben buradayım Çiçeğim
Kalbinin içindeyim
Aklında fikrindeyim
Başında sonunda ortasındayım
Yolunda soluğundayım.
Tuttum yine tutarım
Kaldırdım yine yaparım
Sevdim, hep seviyorum
"Sadece Yaz Çiçeğim"
Ben buradayım Çiçeğim
Kalbinin içindeyim
Aklında fikrindeyim
Başında sonunda ortasındayım
Yolunda soluğundayım.
Tuttum yine tutarım
Kaldırdım yine yaparım
Sevdim, hep seviyorum
Sen sevince
Sevmenin ne demek olduğunu öğrendim ben.
Sen sevince çiçek oldum.
Uslu bir çocuk olmaktan çok,
hayatımda ilk defa ve ilk defa
Hiçbir şey yapmadan da
Sonsuz sevilmiş olmanın lezzetini tattım.
Sen sevince deniz oldum
Derin bir okyanusun ortasında nefeslenerek durdum
Ve bütün sevdiklerimi bütün sevmelerimi yan yana koyup
Matematiğin yetmediği o yerde işte
Yepyeni bir işlem buldum.
Öylesin ki…
Yakından da yakın.
Duruyorum—ama nasıl duruyorum, ben de bilmiyorum dediğim anlarda
Beni ayakta tutanım…
İçimden içimden kendine yürütenim…
Kendimi bana göstere göstere kalbimi büyütenim…
“Gel Çiçeğim, izleyelim…”
“Çiçeğim, gel, dinleyelim…”
Yolumu kaybettim sandığımda
İlle de bir ışık yakanım…
“Ben buradayım…”
“Buradayım…”
“Ve şimdi buradayım…”
Modern insanın en temel sorularından biri şudur:
Özgürlük nedir? Seçeneklerin artması mı, yoksa seçebilme bilincine ulaşmak mı?
The Truman Show filmi, yüzeyde bir “kaçış” hikâyesi gibi görünse de, derininde insanın gerçeklik algısını, özgürlük anlayışını ve yön arayışını sorgulayan bir anlatıdır. Ancak bu sorgulama, dikkatli bakıldığında iki katmanlıdır: sinemasal anlatının sunduğu yüzey ve onun ötesinde açılan daha derin bir anlam alanı.
---
1. Kurgu Dünya ve “Kontrollü Gerçeklik”
Filmde Truman, doğduğundan itibaren tamamen kurgulanmış bir dünyada yaşamaktadır. Bu dünya:
- düzenlidir
- güvenlidir
- kontrol altındadır
Ancak aynı zamanda:
- sınırlandırılmıştır
- yönlendirilmiştir
- seçme özgürlüğü görünürde olsa da çerçeve içinde kalmaktadır.
Sana bir şeyler yazmak istiyorum.
Kalbin en ücra yerlerinden bir şeyler…
İklimlerin içinden,
göç mevsimlerinden,
dalgası alayına giden tuz denizlerinden.
Sana…
Bana öğrettiğin bütün kelimeleri inci gibi dizerek yan yana,
bir masal ülkesine yol çizer gibi
yazmak istiyorum, anla.
Sen benim
İçimi harlayan yangınlarımda
Su olup dökülen yamaçlarıma
Sen benim
Hep O'nda olduğum ve O'na bakındığım
Öyle ki
Bir an bile karışamadığım gürültüsüne dünyanın