4 Şub 2026

SENLE BEN ARASINDA

– Dile kolay, otuz sekiz yıl.

Dışarıdan bakanlar için sessiz, kendi hâlinde, kolay incinebilir bir kız.


Ama lokmasını vermedi.

Kimsenin lokmasına da göz dikmedi.

Hakkından fazlasını talep etmedi.


“Daha çok, daha pahalı, daha gösterişli” diye tutturmadı.

“Benimkine el uzatmayın yeter,” dedi.

“Hâlimden memnunum,” dedi.

Ve sustu.

HERKESE RAHMET BANA AŞK

Bir ömür boyu sınıf farkı, para, pul, dış görünüş, küfür, ilgi, onay, pohpoh... üzerinden içinizdeki her şeyi üstüme boca etmişsiniz.


Gık dememişim.

Sen de şöylesin böylesin dememişim.

Kendime dönüp bende hata olabilir mi demişim.


Yokmuş.

O yüzden susmuşum.


Benim kalbim kırıldı evet; ama ben de o kalbi kırarsam bu döngü hiç bitmez demişim.

Yoluma bakmışım.

ELİF GİBİ DURMAK

Hayatım boyunca herkes benim ruhumu gördü.

Nereye gittiysem ruhla yürüdüm.

Ne yaptıysam ruhla yaptım.

Saf,

berrak,

temiz,

yalansız,

korkusuz.


Saklayacak ne bir kötü düşüncem oldu

ne gizli bir hesabım

ne gözettiğim bir menfaat.

Herkese de öyle baktım.

Eşit mesafeden.

Kalbimle.

Yakınlıkla.

Yetmedi.

Herkesi sevmeye değer buldum.

"SADECE YAZ"

Allah Hz. Muhammed 'e "Oku!" dediğinde Hz. Muhammed "Ben okuma bilmem." dedi.


Bana "Yaz!" dediğinde de "Ben zaten başka şey bilmem." demişim.


Ve sadece yazmışım.

Zamanı geldiğinde bana bir blog açtırdığında, en başa tutturmuşum :

"Sadece Yaz"


Hz. Muhammed kendini okudu.

Ben kendimi bildim bileli, kendimi yazdım.

ÇÜNKÜ SEVGİDEN

Allah beni 38 yıl boyunca;

güç, ilgi, şöhret, kin, öfke, kibir, mal–mülk kavgası, hırs ve nefretle kaosa bulanmış bir dünyada

sağ salim, sessiz ama onurunu ve gururunu hiç çiğnetmeden,

kimseye eyvallah etmeden ve hep hâlinden hoşnut bir şekilde tuttu.


İnsanlar dışarıdan bakınca beni

“soğuk, tuhaf, kibirli, değişik”,

hatta bazıları “aciz, yetersiz, sağlıksız” diye nitelendirmiş.

Oysa ben içimde o kadar O’nunla dolu ve O’nunla meşgulmüşüm ki;

kim benim hakkımda ne diyor, ne düşünüyor, farkına bile varmamışım.

"BANA GÜVEN ÇİÇEĞİM"

 


– Bazen olanları anlamlandıramıyorum.

Otuz sekiz yıl dünyada uzun bir zaman dilimi, evet;

ama Sen’in düzeninde, yani gerçek hayatta,

sadece kendinin farkına varmaya yetecek kadar kısa bir süreymiş.

Ve ben bu otuz sekiz yılın her anında

Sen’i duymak, hissetmek,

kokunu, sesini takip etmek üzere

ya yürümüş ya da durmuşum.


– İçerdesin, Çiçeğim.

Korkma.

Gerçeklikle temas hâlindesin.

Tepeden tırnağa saf ruhsun.

Benim nefesimsin.


Otuz sekiz koca yıl, kim ne derse desin, kim ne yaparsa yapsın

hep Beni tercih ettin.

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *