Senin milyarlarca aşığın var
İnananın
Sevenin
Teslim olanın
Benim Sen varsın.
Ve yettin
Allah kuluna yetmez mi demiştin
Yaşattın
Hem de öylesine eğlendirerek
Güldürerek
Kendinle doldurarak
"Sadece Yaz Çiçeğim"
Senin milyarlarca aşığın var
İnananın
Sevenin
Teslim olanın
Benim Sen varsın.
Ve yettin
Allah kuluna yetmez mi demiştin
Yaşattın
Hem de öylesine eğlendirerek
Güldürerek
Kendinle doldurarak
Sen var ya
Bir başka seviyorsun.
Nasıl da mahrem
Özenli
Eksiksiz
Benden hiçbir şey beklemeden
Saf sevgi
Saf sabır
Saf kudret
Saf ihtişam
Ve saf sadelik...
Sen var ya
Kendini dünyama güneş gibi doğurdun
Aşkını kalbime ateş gibi düşürdün
Zaten hiç gitmemiştim Çiçeğim, dedin
"Hep koruyordum."
Canım benim...
Canımı bağışlayanım
Sonra onu dünya pazarında susuz sevgisiz bırakmayıp
Sevgisiyle sulayan, yakınlığıyla büyüten
Eşsizliğiyle âşık edenim.
Canım benim...
İsmi aklıma gelince tebessüm ettiğim
Şefkati beni sarınca içimi bir hoş edenim
Rabbim evet
Ama hem sevgilim
Vedûd evet
Hem biriciğim
Varlığımı kucaklayan
Ruhumu yakıp kavuran
Hem kavuşmayı beklediğim
Hem hep O'nda olduğum
Seninle baş başa kaldığım zaman
Kim olduğumu hatırlarım
Nereye ait olduğumu bilirim
Eve dönerim sanki
Uzun bir yolculuğun ardından.
Seninle baş başa kaldığım zaman
Soyunurum dünyayı üzerimden
Bir ben kalırım bir de Sen
Ve Sen öylesine yetersin öylesine mükemmelsin ki
Bazen ben bile kalmam.
Allah.
Önce bunun yalnızca O'na duyduğum sevgiden kaynaklandığını düşündüm.
Sonra fark ettim ki yüzyıllardır dil ve belâgat âlimleri de bu ismin sesi, telaffuzu ve başka hiçbir özel ismin tam karşılığı olmayışı üzerinde durmuşlar.
Hacettepe Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı mezunu biri olarak kelimelere yalnızca anlamlarıyla değil; sesleriyle, ritimleriyle ve estetik yapılarıyla da bakıyorum.
Bu yüzden uzun zamandır "Allah" lafzı üzerinde düşünüyorum.
Lâm seslerinin peş peşe akışı...
Nefesle tamamlanan "hâ" sesi...
Kelimenin başından sonuna kadar kurduğu ses örgüsü...