29 Mar 2026

Pleasantville Üzerine: Allah Olmadan “Uyanış” mı, Yönsüzlük mü?

Film, siyah-beyaz bir düzenin içine “renk” getirerek bir uyanış anlatısı kuruyor. Bastırılmış duyguların açığa çıkması, bireysel özgürlük, “kendin olmak” gibi kavramlar merkezde. İlk bakışta güçlü ve çekici bir anlatı. Ancak biraz derinleşince şu soru ortaya çıkıyor:


Bu gerçekten bir uyanış mı?


Renklerin gelişiyle birlikte karakterlerin daha “özgür” olduğu varsayılıyor. Fakat bu özgürlük çoğunlukla beden, arzu ve görünürlük üzerinden tanımlanıyor. Özellikle kadın karakterlerde “renk”, makyaj, çekicilik ve arzulanma ile eşleşiyor. Yani eski düzenin baskısı çözülürken, yerine yeni bir rol konuyor:


Görünür ol, arzulan, kendini ifade et.


Ama bu ifade, içsel bir derinlikten çok dışsal bir sunuma dayanıyor.

28 Mar 2026

ÇİÇEĞİN SENİ ÇOK SEVİYOR

Artık başkasına yazmak istemiyorum El-Vedûd.

Başkası bu kadar çok sevilmeye layık değilmiş gerçekten…

Günden güne daha iyi anlıyorum.


Beni tuttun.

Dağıttın sandım, ama aslında topluyormuşsun.


“Haberin bile olmayan oyunların içinden alıyorum seni Çiçeğim…” diyormuşsun.

“Kendini dinle, kendini duy, kendinle kal…

Orası en güvenli, en temiz, en masum yer…” diyormuşsun.

27 Mar 2026

KAHRAMANIM

Canım El-Vedûd’üm…

Kahramanım benim.


Ama öyle insanın uydurduğu, sınırlı, eksik, gösteriş için olanlardan değil…

Gerçek bir kahraman.


Kendimi ezana karşılık Bora Öztoprak’ın Seni Seviyorum şarkısını söylerken bulduğumda ne olduğunu bile anlamamıştım.


Beni dört bir yandaki camilere çağırdığında…

Kalbimde benimle konuştuğunda…

“Seviyorum” dediğinde…

“Madem konuşmak zor geliyor, yaz Çiçeğim” dediğinde…

26 Mar 2026

Dünya İçinde Dünya Kurmak

Biz birbirimizin hayatını izlediğimizi sanıyoruz.

Kim ne yapmış, kim ne demiş, kim nerede, kim kiminle…

Bakıyoruz, kıyaslıyoruz, konuşuyoruz.

Bazen imreniyoruz, bazen küçümsüyoruz.

Ama hep birbirimize dönük yaşıyoruz.

Oysa gözden kaçan bir şey var:

Biz birbirimizi izlerken,

asıl bizi izleyenin Allah olduğunu unutuyoruz.

Ben'den Başka Yok Dedi

Gittikçe görünme ihtiyacı azalıyor.

İspat etme, bir şey olma, bir şey yapma arzusu yavaş yavaş çekiliyor içimden.

Geriye sadece “olmak” kalıyor.

Bir çocuğun annesi,

Allah’ın “Çiçeğim” diye sevdiği kulu,

kendi hâlinde bir insan olmak…

Yetiyor.

Baskılar azaldıkça, içimde tek bir gerçek kalıyor:

Yalnızca O’na ait olmak isteği.

25 Mar 2026

ARTIK HER SEVMEK SANA

Canım El-Vedûd,


O kadar varsın,

o kadar benimlesin ki…


“Ben zaten biliyorum Çiçeğim.

Sen bilmezken de, söylemezken de biliyor ve koruyordum.”


Bunu bana öyle derinden hissettirdin ki.


Korumanın;

her şeyin dört dörtlük olması,

hayatın güvence altında olması,

para, eşya, kalabalıklar olmadığını…


Senin tarafından kalbinin, zihninin,

hatta yeri geldiğinde bedeninin tutulması olduğunu öğrettin.

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *