18 Mar 2026

GURBETTEN HATIRLAYIŞ

Seni özlüyorum.

Hem de tam içimde olduğunu bilerek…

Ve benim de Senin içinde olduğumu bilerek.

Sabredenlerle beraber olduğunu biliyorum.

Ve bu sabrın neye olduğunu da gösterdin bana:

İnsanların hırslarına…

Yarışlarına…

Kibirlerine, egolarına…

Bitmeyen telaşlarına…

Duramayışlarına…

Gerçek bağ kuramayışlarına…

17 Mar 2026

Asıl Önemli Olan Ne?

İnsan bir süre hayatın içinde savrulduktan sonra durup şu soruyu sormaya başlıyor:

Asıl önemli olan ne?

Çünkü bir süre sonra etrafına bakınca tuhaf bir şey fark ediyorsun. İnsanlar sürekli bir şeylerin peşinde koşuyor. Daha iyi görünmek, daha çok kazanmak, daha çok beğenilmek, daha çok konuşulmak… Bitmeyen bir yarışın içindeyiz sanki.

Ama ilginç olan şu: Bu yarışın kazananı yok.

Bir hedefe ulaşılıyor, ardından hemen yeni bir hedef çıkıyor. Bir sorun çözülüyor, ardından başka bir sorun büyütülüyor. Küçük şeyler koca meseleler haline geliyor. İnsanlar birbirine sözler söylüyor, kalpler kırılıyor, sonra günlerce, aylarca o sözlerin içinde debeleniliyor.

Ve bir noktada insan şunu fark ediyor:

Hayatın büyük kısmı aslında önemsiz şeylere verilen aşırı tepkilerden oluşuyor.

14 Mar 2026

SEVDİN YA... DAHA NE İSTERİM...

Kendime Seninle bir denge kurmalıyım, El-Vedûd.

Çünkü Sen bana ne kadar yakın olduğunu ve beni ne kadar sevdiğini yaşattıktan, dünyanın da gerçekten bir oyalanma olduğunu apaçık gösterdikten sonra Sen'den başka hiçbir şeyle avunamıyorum.

Sen'den başkasına açılmak istemiyorum.

Sen'den başkasına gülmek, ağlamak, başkasıyla sevinmek istemiyorum.

Başkasına yanmak istemiyorum.

Başkasına yazmak istemiyorum.

10 Mar 2026

O ZATEN YAKIN

Sana geldim.

İçimde nefesini taşıyor ve yaşıyor olmanın gururuyla.

“Ben var mıyım?” diye sormaya başlamışken,

“Sen varsın, çünkü Ben varım Çiçeğim.” diyen sesini

tepeden tırnağa hissederek…

Sevgini duyarak.

Korumanla ayakta kalarak.

6 Mar 2026

EL-VEDÜD'Ü ÖZLEMEK

Ben geldim El-Vedüd.

Dönüyorum dolaşıyorum, bakıyorum Sen'in kapıdan başka yok.

Keşke beni kendi ayaklarımla yürümeye bırakmasaydın.

Halimi görüyorsun.

Her gün hem seviyor hem kızıyorum Sana, şimdi ben bu kadar yakınlıktan, sarhoşluktan, teslimiyetten, aşkla tutulmaktan sonra kendi ayaklarımın üstünde ne yapacağım?

16 Şub 2026

UZUN BİR GECEDEN

Hayatımda hiç bu kadar uzun bir kış geçirmemiştim. Hatta hiç bu kadar uzun bir gece... Ne okumak ne yazmak ne bir şeyler izlemek ruhumdaki yaralara merhem olamıyor. Beni kaybetmiş gibiyim. Daha doğrusu bir ömür boyu olmamı bekledikleri, bu sebeple baskı yaptıkları benin kederiyle, gerçek benliğimden uzaklaşmış gibiyim.

Diyeceksiniz ki bunu yeni mi fark ettin? Ben de her zamanki saf, temiz ve kendisiyle pek bir övündüğüm kalbimle diyeceğim ki: Evet. Kendim de fark etmedim. El-Vedüd tarafından fark ettirildim. Gösterildim. Öğretildim... Beni Allah büyüttü. Hem maddi hem manevi anlamda. Ve bu şiirsel bir metafor değil; hakikat.

Bitmek bilmeyen bir yası tutar gibiyim. Ne zaman biter onu da bilmiyorum. Bunca saldırının, kötülüğün, fitnenin ortasında ben yazıyla, müzikle, incelikle, kendimle kalacağım demişim. Yüce Allah da "Tamam Çiçeğim." demiş. Sen kirlenmeyeceksin. Çünkü Ben tutuyorum... Ve tutmuş da. Hem de öyle bir tutmak ki.

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *