Okullarda öğretmen–veli WhatsApp grupları ilk bakışta pratik bir iletişim aracı gibi görünüyor. Duyuru yapılacak, etkinlik bildirilecek, veli hızlıca haberdar olacak.
Ama iletişim kolaylaştıkça sınırlar da kolayca siliniyor.
Mesele yalnızca mesajın hangi saatte atıldığı değildir. Asıl sorun, okul iletişiminin zamanla velinin günlük hayatını, aile düzenini ve eşler arasındaki iş bölümünü etkileyen bitmek bilmeyen özel taleplere ve emir tonuna dönüşmesidir.
“Yarın bunu getirin.”
“Evde şunu yaptırın.”
“Bunu hemen gönderin.”
“Eksiksiz doldurun.”
“Derhal randevu alın.”
“Babanız gelsin.”
“Anneniz dönüş yapsın.”
Bir süre sonra veli, çocuğunun eğitimiyle ilgilenen yetişkin olmaktan çıkıp öğretmenin talimatlarını yerine getirmek zorundaymış gibi konumlandırılabiliyor.
Oysa veli öğretmenin astı değildir.
Veli kendi çocuğundan sorumludur. Öğretmeni memnun etmekten, rahatlatmaktan, duygusal olarak desteklemekten, iş yükünü üstlenmekten veya her çağrıya anında cevap vermekten sorumlu değildir.