23 Ara 2015

SEVGİLİ BİR HALİN VAR SENİN


Bir soykırım girişimidir yalnızlığın. Her köşede senden bir parça hüzne rastlayışım tesadüf değil. Uykularının eksik, düşlerinin karanlık, umduklarının ayrık otları gibi fazlalık oluşu tesadüf değil. Ne zaman gökyüzüne baksan boynunda bir ilmek varmışçasına toprağa çekilmen… Gönlünde bir tek çiçek bile açmayışı ve dahası daha kötüsü, iklimlerinde bir tek kuş uçmayışı tesadüf değil.

Devrimin orta yerine bırakılmış bomba kalleşliğisin. Daha dumanı tüten ekmeği çamura bırakmanın kederisin. Ham meyveyi koparmak gibisin anne dalından. En lazım olduğu sırada ruhumuzdan biat bekleyen, hürriyeti adaletsiz dağıtılmış tanrı gibisin. Kendine faydası olmayan sokak lambaları gibisin. Kendinden geçemeyen köprüler gibisin. Kendini silemeyen kirli silgiler gibi.
 
Sınırların gölgesinde oynanan bir oyun varsaymışım. En çok seni var saymışım. Kocaman boşluğuna kan kırmızı bir çarpı atarak, aynada yüzünü örselemiş bir kadının rahminden düştüğünü unutarak ve unutarak dağınıklığından hiçbir zaman bir düzen çıkaramayacağımı…

Isırgan otlarının coğrafyasında, gelincik direnci yakışır sana. Sana kardelen inadından hercai vazgeçişi… Sana yoksul sofrasında varsıl sevinci, kavga kovuculuğu, umut seviciliği, beyaz bayrak hükmünde sakil zambak kederleri… En yeşile boy verdiği sırada boynundan hırpalanan…

Bir katliam heveslisi attığın toy adımlar. Ellerin başka alemde yüreğin başka. Korktuğunun resmidir azalan öfkelerin. Belki direncin kırıldı bilemem o kadarını. Belki rüyaların bitti ne denir cancağızım… Yüzünün çizgilerinde hoyrat bir ben gibi inatçı bekleyişlerim. Daha yazmadıklarımsın sen. Daha söyleyemediklerimsin. Bakmaya çekindiğim, sevmeye utandığım, dokunmaya korktuğum… 

Yenilmek ister bir halin var senin. Son sigaranı kendi cenazenden üç beş dakika önce içmiş bir halin var. Büyük yaraları yeni kapatmış, beyaz sayfaları henüz kirletmiş, inanmayı daha demin bırakmış bir halin var. Oyunun en tatlı yerinde eve çağrılmış bir halin… 

Yürürsün izbe, kör adımlarla. Yürürsün ve yürür suyun şiddetiyle bir dağ dolusu yara. Sevgili bir halin var senin. Asırlarca sevilmiş ve beklenmiş, asırlarca gelmemiş ve sevmemiş, acıması olmayan, fena bir halin.

Sonra masalın kötü kişileri karışır kalabalığa. Sonra çiçekler mermi olur. Gökkuşağı tam ortadan çat diye çatlar. Varımızı yoğumuzu, daha çok da yoğumuzu, deli afetler sürükler oradan oraya. Düşümdesin. Güvenli bir yüreğin kollarında. Alabildiğine zalim… Felaket kırmızısı alaycılığınla, dudaklarının bir tebessüm edişi var ki kıyamet… Sonra masalın kötü kişileri karışır aramıza, bu bir mutlu son olursa anlatmaya bile değmez…

Bana kara anlamlar yakıştırma. Zifiri siyah bakma kusursuz yalnızlığıma. Hüznüme kulplar bulma.

Belki bir oyun oynuyorum çocuk aklımla nereden biliyorsun? Göç sevmeyen kuşları, tez bitmeyen baharları, aşka gebe masalları bekliyorum. Bir şey deniyorum kırılmaz yalnızlığımın kovuklarında. Bir şey bekliyorum ne biliyorsun. Belki bir şiir yazıyorum beşikten mezara dek, belki bir yol arıyorum damar damar çürürken. Yanıyorum için için, oluk oluk kanıyorum… Hatta ölmüşüm belki çoktan, düşecek yer arıyorum. Bakıyorum sadece, öylesine, ne biliyorsun…

Toy başımda belalı bir bulut gibi aşk.

“Yağma!” derim,

yağmalar…

“Yağma!” derim,

yağmalar…

ne biliyorsun...

38 yorum:

  1. Tebrikler. Genelde böyle yazılarda kurgunun kopukluğu Gözüme batar. Okuması zor olan metinlerdir bunlar benim ıcın asil maharet bence Başlangıç ve sonları ve aradaki örgüyü Anlamlı baglayabılmektir. Okuyucuya kopukluk hissi vermiyor Metin. Bu alanda cok okuyamam ama eger okumadıysanız Sadık yalsızucanların sehirleri süsleyen yolcu Kitabı'nı öneririm. Onda sizin gibi kelimeleri cok iyi kullanıp olay örgüsünü bozmadan okuyucuyu sıkmadan yazabiliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. A ne kadar sevindim bilseniz. Ben öyle içimden geldiği gibi yazıyorum işte, herhangi bir şey kurgulamadan. Kopukluk hissedilmeyişi şansım o halde :) Sözünü ettiğiniz kitabı okumadım; ama merak ettim. İnşallah ilk fırsatta edinip okuyacağım. Teşekkür ederim :)

      Sil
  2. Ben buna şapka çıkartırım (: Kullanılan resimler/benzetmeler çok başarılı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, çok sevindim beğendiğinize :)

      Sil
  3. Harikulade bu şiir olmalı dedim. Şiir tadında .Baştan sona soluksuz okudum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim sevgili parıldayan çiçek :)

      Sil
  4. Kalemderi yaa senin tarzın çok bi Kafkaokur tarzı orda yazsana seen ♥_♥

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilmem bana kimse gel yaz demedi :) Yazı göndermeyi diyorsan şimdilik aklımda yok, bloğumu çok seviyorum hep burasıyla meşgul olmak istiyorum :) Ama, beni layık gördüğün için teşekkür ederim :)

      Sil
  5. Duygular kelimelerle raks ediyor.Kelimeler hislerle yoğruluyor.Her cümlesi kendimizin ayrı ayrı bir romanının özetiymiş gibi.Su duruluğunda akıyor.Kalemine sağlık,bayıldım:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bak sen :)) Beğendiğine çok sevindim, teşekkür ederim.

      Sil
  6. Sevginin her hali... O güvenli yüreğin kollarında, düşünde...
    Isırgan otlarının coğrafyasında gelincik direnci, yoksul sofrasındaki varsıl sevinç.. Her şey var içinde.. Akıp giden kelimeler ve hisler arasında benimkiler şaşıp kaldı...
    Yüreğine sağlık.. sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiç de öyle olmamış, gayet iyi durumda kelimelerin :) Çok teşekkür ederim, sevgiler.

      Sil
  7. Masalları, kötüler masalların sonunda cezalarını çekiyor diye seviyorduk,gerçek olmasa da biliyorduk sonunda iyilerin kazanacağını Ahh masalların kötü kişileri de karışmasın hayata, yeterince kötü kişi var zaten...Onlar her yerdeler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Karışmasınlar bence de, otursunlar oturdukları masallarda :) Her yerdeler hocam, yeterince kötümüz var söylediğiniz gibi. Bir de masalların kötü kişileri gelmesin...

      Sil
  8. Sözcükler yan yana geldiklerinde birbirlerini soyarlar hastasının elinde;birbirlerini giydirirler ustasının elinde...
    Saygılar usta :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu sözler size aitse düğme ilikliyorum, ustası tam da siz oluyorsunuz şu durumda :)

      Sil
    2. Fidancığım bana ait değil canım,okuduğum kitaplardan ,ordan burdan beğendiğim sözleri yazdığım bir defter var,genelde söyleyeni de yazarım ama baktım yazmamışım ama aklımda Özdemir Asaf olarak kalmış ,ama internete baktım ona ait olduğuna dair hiç kayıt çıkmadı ...Usta sensin canımm

      Sil
    3. Öyleyse çok teşekkür ederim daha fazla nazlanmadan :))

      Sil
  9. Senin yazılarında kayboluyorum resmen.Eline sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel... Ben de yazarken kayboluyorum hiç şikayetçi değilim :) Teşekkür ederim.

      Sil
  10. Herkes eline sağlık yazmış, aynından diyecektim ama vazgeçtim. Ben biraz daha fazlasını diyorum çünkü insan okuduğunda kendi yaşanmışlığını anımsayınca okuduğu şey yazı değil kendisi oluveriyor. Bu yüzden beni bana anlattığın için teşekkürler Kalemderi...
    Ha bir de bi yorumda kitap önermişler, geçen yazında yazayım dedim vazgeçtim ama şimdi söyleyeyim mutlaka tavsiye ederim, kütüphane raflarını kurcalarken bulmuştum: "Ellerin Mavi Kelebek"/ Merve Koçak Kurt
    Sağlıcakla...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zor bir şey başarmışım ben o halde :) Sizi size anlatabilmişsem, bilmediğim halde bazı anılara ve duygulara dokunabilmişsem gerçekten zor bir şey başarmışım. Kitap önerisini dikkate alacağım mutlaka. Çok teşekkür ederim.

      Sil
  11. Merhabalar Söz Sanatı.

    Yine kurgusu mükemmel, "Açıl Susam Açıl" dedikten sonra açılan bir mağarada biriktirilmiş kelime hazinesine giriyorum. Ben de bu hazineden, bana göre en kıymetlisi olduğunu sandığım aşağıdaki cümleyi seçtim ve aldım. Neden mi? Bana açıklamanızı istirham edeceğim. Çünkü bir türlü içinden çıkamadım.

    "...En lazım olduğu sırada ruhumuzdan biat bekleyen, hürriyeti adaletsiz dağıtılmış tanrı gibisin..."

    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Recep Bey hoş geldiniz. Çok teşekkür ederim güzel sözleriniz için. Bana sorarsanız yazın edebiyatı açıklamak için değildir; ancak sezgisel biçimde kavranabilir. Misal bu yazıda olduğu gibi hisler vardır ve o hisler sezilebilir. Alıntılamış olduğunuz cümlemde de açıklanacak değil sezdirilmek istenmiş bir çıkmaz mevcut. Simgeler ve simgeledikleri şeyler. Gerisi size ve okurken hissettiklerinize kalmış :) Saygılarımla.

      Sil
  12. Devrimci bir yürekten yansıyan farkındalık ve haykırışlar diyorum.
    Öyle güzeldi ki. Üstüne ne söylesem yavan kalacak, teşekkür etmekten başka...

    Sevgiyle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nitekim çok güzel diyorsunuz :) Ben teşekkür ederim, sevgiyle...

      Sil
  13. Merhabalar Kalemderi.
    Açıklama içeren cevabınız için çok teşekkür ederim.
    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok yardımcı olamasam da dilim döndüğünce ifadeye çalıştım :) Rica ederim.

      Sil
  14. iyi ki karşıma çıktın.yazıların yüreklendiriyor beni yazmak adına.
    çok güzeldi.içimden okurken öyle vurgulu okudum ki,anlamlar anlamlara karıştı.
    sevgiyle kal.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "Yazıların beni yüreklendiriyor yazmak adına." bu benim aldığım en güzel iltifatlardan biri, yazı konusunda :) Gururlandım ve evet iyi ki kesişti yollarımız, iyi ki blog yazıyoruz, iyi ki "yazıyoruz..." Çok teşekkür ederim, sevgiyle...

      Sil
  15. Ortak bilince inanır mısın bilmiyorum, aslında ben de tam emin değilim inanıp inanmadığıma. Ama yazılarını okurken, kelimelerinin bende de can bulduğunu, cümlelerinin bende de yaşadığını hissediyorum. Sanki ortak bir yerde, aynı düşünceleri paylaşıp, bunu ancak birbirimize seslenebildiğimizde fark ediyormuşuz gibi.
    Umarım saçmalamadan demek istediğimi anlatabilmişimdir.
    Velhasılı kelam, yine bayıldım, yüreğine sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Küçük bir araştırma yaptım ortak bilinç nedir öğrenmek için. Gayet inanılası duruyor :) Zaten kimi şeyleri bizimmiş ya da bizmişiz gibi algılamaz mıyız? Okuduğumuz bir şeyi, izlediğimiz bir filmi ya da bir karesini. Hiç tanımadığımız hiç yüz yüze gelmeyeceğimiz insanları severiz kimse de bunu mantıksız bulmaz :) Seni anladım yani :) Çok teşekkür ederim.

      Sil
  16. Birçok yazınızın altına yorum bırakan belirli kişiler size yazıyor haberiniz olsun :) Yazıları okuduklarını sanmıyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kişi kendinden bilir işi diye bir söz vardır. Siz o amaçla mı yorum yazıyorsunuz bloglara? Bloğuma yorum yazanların çoğu kadın. Erkek ziyaretçi ve yorumcuların hepsi de gayet saygılı, ölçülü ve beyefendi kimseler sağ olsunlar. Ayrıca burada yorum yapan baştan 5. kişi eşim oluyor. Bence siz biraz olsun bloğumda gezinseydiniz ve yorumları doğru düzgün okumuş olsaydınız bu şekilde çirkin bir şey öne sürmeniz mümkün olmazdı. Yani bir dahaki sefere bu art niyetli fikirlerinizi kendinize saklayın.

      Sil
  17. Ah be Fidan... bu yazin bende su an neler hissettirdi bilemezsin (nereden bileceksin):) tekrar okumak istedim, fakat canimi acittigi icin okumaktan vazgectim.

    Sanki birzamanlar yasadigim duygularin birebir tercümaniymis gibi, kabuk baglayan yaralarima dokundu... su yazini baska bir zamanlarda okumus olsaydim, kesin bir sigara yaktiracakti bana. Ama biraktim ben sigarayi... bes sene evvel biraktim.... bircok seyi geride biraktigim gibi...

    Sadece böyle yazilar dokunup geciyor iste okuyunca. Ama acimadi kiiiii......;)


    Nasil güzel bir yazi var ya...
    Sen nasil birseysin yaa...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sigara yalnız edebiyatını yaparken güzel bence, iyi ki bırakmışsın:)) Neler hissettiğini az çok tahmin edebiliyorum. Yaraların kabuğunu kaldırmak gibi olmasın; ama merak ettim şimdi o dokunduklarımı. Belki bir ara yazarsın, anlatırsın ya da öylece oldukları yerde kalsınlar. Senin bileceğin şey elbette. Yine de insanda sigara yakma isteği uyandıracak kadar etkileyici bir yazı yazmış olmanın gururuyla doluyum efendim :) Bunu şarkıyla yapmak kolay, yazıyla yapmak zordur. Yazıyla yapabilmişim ne mutlu bana...

      Sil