6 Ara 2016

DÜŞKIRAN-26

VARIM...



Uyandığımda Medet'i başucumda buldum. Yatağa oturmuş kaşıma, artık kurumuş olan kanıma merhem sürüyordu.
Dokunduğu her yerim acıyordu. Acıyan her noktam da gece olanları hatırlatıyordu. Yarama yabancı bir şefkatle dokunan yabancı ellerini ittim. Başımı çevirdim. Ne gözlerime baksın istiyordum ne de gözlerine bakmak. 
- Şşş... Geçti güzelim... Geçti, dedi.
Geçti diyordu söylediği şeye inanarak. Susuyordum. Bir şey söylemek gelmiyordu içimden. 
Başımı göğsüne bastırıp ince, uzun parmaklarıyla saçlarımda gezinmeye başladı. Bir zamanlar bunu yaptığında dünyayı unuturdum. Şimdiyse kalbim, kafesinden kurtulmak için çırpınırken parmaklıklara çarpa çarpa serseme dönmüş bir kuş gibi ürküyordu.

2 Ara 2016

KENDİMİ KENDİMDEN




ben eskiden bu kadar ağlamazdım İliya
bu kadar kaçmazdım insanoğlundan
artık korkulardan yapılmış gibi adım atıyorum sokakta
biri adımı söylemeyegörsün
içim bir kelebek gibi titriyor ve dumanlı, alevli, kızgın
ya da eksik ama işte hep çocukça
kendimi kendimden bile saklar oldum

mesela şimdi sen yanımda olsaydın
ve başkaldırsaydın dünyaya, oyunbozanlık etseydin yine
gözlerim ıslak, kalbim ismine minnettar
sarılır ağlardım sana
bilsen nasıl yalnız nasıl mutsuzum İliya
ve gökyüzünü de sevmiyorum üstelik insanlığı da
hem dilinden düşürmediğin 'umut, kardeşlik' var ya
onu da sevmiyorum 

29 Kas 2016

ÇOCUK...


Yine yoksul, küçük, kimsesiz bir çocuk gibi hissediyorum kendimi. Yalın ayağım. Üstüm başım pis. Az önce burnumu karıştırmışım, sümkürmüşüm, koluma silmişim sonra. Sonra yürürken takılmışım bir şeylere işte, düşmüşüm, kanamışım, ağlamışım. Kendi kendime ayaklanmışım. Avutanım yok, şımartanım yok, oynatanım yok. Sonra biri çıkmış karşıma, elinde güzel mi güzel bir balon. Oyuncak bebek ya da. Ya da uçurtma. Pamuk şeker veya. Öyle bir şey anlayacağın.

25 Kas 2016

ZİFİRİ İNAT



sevgilim
sevgili karmaşığım
sevgili ay ışığım
az olanım, yetmeyenim
bazen hiç olmayanım
bazen de kalmayanım
tutulmuş yanım
gelmeyenim
ve demeyenim 
sevgilim
sevgili bilmeyenim

21 Kas 2016

DÜŞKIRAN-25

                                                         "KORKUYORUM..."

Medet yapamıyordu. Hayatının her zaman olduğu gibi sürmesini istiyor, benim varlığımla bir şeylerin değişmesi gerektiğini, benimle zaten tam da bunu istediği için evlendiğini göremiyor ya da görmek istemiyordu.
Annesiyle babası, daha uzun süre bizimle kalacak gibi görünüyordu. Neyle karşı karşıya olduğumu ilk kez çok açık bir şekilde gördüğüm bir gece, neden gitmediklerini de anladım.
Medet, akşam biraz işi olduğunu söyleyerek evden ayrılmıştı. Saat gece yarısını gösterdiği halde ne gelen vardı ne giden. Mutfakta bir başıma oturuyor, nasıl davranmam gerektiğini kestirmeye çalışıyordum. Nerede, kiminle olduğunu tam olarak bilmesem de ne yaptığını tam olarak biliyordum. Telefonumu elime aldım, Medet'in ismini buldum ve sesime her şey normalmiş, yarınımdan korkmuyormuşum gibi bir hava vermeye çalışarak aradım.

9 Kas 2016

YANİ ARTIK BEN



yani artık ben
asırların yorgunluğu çökmüş gibi kambur
ve bağıra bağıra sesi kısılmış
duyulmamaktan yakınan elçi gibiyim

yani artık ben gözyaşları sel olmuş
ve içinde boğulmuş
yani artık ben gecelerce uykusuz kalmış
yorulmuş
yani dönmekten bıkmış usanmış
dünya gibiyim

her uzun cümle kurduğumda devrikleşen kelimeler
ve yanlış yerlere konulan
noktalama işaretleriyim