18 May 2017

BUHAR

-Eskici Şiir-
eteklerini koştura koştura bir yağmur akşamında
nemli kirpiklerinle pencereme tüneyen hayalini al
git başımdan sevda benim neyime gerek
boğulur gibi öksürdüğüm bu olmaz olası aşk
dikili kaldı ciğerlerime yarım kalmış bir anıt gibi
ben bu camlara seni buhar olup uçasın diye çizdim
bu şiirleri de zaten yazdım ki
sevdaya mecalim olmadığını anlayasın güzelim

14 May 2017

"DÜŞTÜYSEK KALKARIZ DAHA ÖLMEDİK YA"


Anneler günüymüş bugün. Ne kadar anlamsız geliyor. Özel gün kavramı yok bende. Şu gün kutlu olsun bu gün kutlu olsun... Kendi doğum günümle bile işim yok pek. Yunus hatırlayıp kutlar her zaman, kuzum benim. Doğumumu ondan başka kutlanmaya değer gören de yok zaten.
2-3 yıldır anneler babalar gününde kimseye telefon etmiyorum. Mesafeli, birbirinden kopuk, birbirine fazlasıyla yabancılaşmış insanlar arasındaki klişe, ezber sözleri sıralamaya ve duymaya zerre tahammülüm kalmamış. Geriye dönüp baktığımda bir annenin bir babanın yanımda olması, bana güç vermesi gereken her durumda, yanımda değil düşmanım gibi tam karşımda duran insanlar görüyorum. O kadar ki onlarla savaşmaktan, boğuşmaktan, onların yükselttiği engelleri aşmaya çalışmaktan yaşamayı, insanlara karışmayı hatta konuşmayı öğrenememişim.

6 May 2017

BİR KOYUNUN KATLİ

Ne kadar iyi kalpli, sevgi dolu, merhametli biri olduğunuzu düşünürseniz düşünün.
Adınızın, sanınızın, kim olduğunuzun hiçbir önemi yok.
Hayvanlar insanları, kendilerini sistematik biçimde katleden korkunç
varlıklar olarak görüyor. Çünkü onları sevmiyoruz, sevemiyoruz...
beni itekleye itekleye götürüp
bir yere kapattılar
ve güneşi unutturdular
dinledim çığlıklarını annesiz çocukların
çocuksuz annelerin
dinledim yakarışlarını korkunun, çaresizliğin
kendimin
beni dünyadan koparıp kan çukuruna attılar
çıtırtısı kazındı beynime kırılan kemiklerin

21 Nis 2017

YAKIN DEĞİLİZ



Evet sesin duyuluyor
Sözlerin anlaşılıyor
Hayır yakın değiliz

Yan yana uzayan iki tren rayı kadar yakınız ancak 
Karşı karşıya bekleyen iki ağaç kadar yakınız
Bir tabancayla bir güvercin kadar yakın olunur seninle
Ayla güneş kadar yakın olunur
Dünyanın herhangi bir köşesiyle 
herhangi başka bir köşesi kadar yakın olunur

16 Nis 2017

NASIL VEGAN OLDUM?

GÖZLERİNDE HER ZAMAN ACI, HÜZÜN VE KORKU VAR. BİZİM YÜZÜMÜZDEN...

Vegan olmayanlar olaylara, durumlara, dünyaya veganların gözüyle ve kalbiyle bakamazlar. Vegan olmayan insanların veganlara ve veganlığa dair bildiği her şey kulaktan dolmadır, hurafedir, eksik veya yanlıştır. Anlatılmak istendiği gibi anlatılmış ve anlaşılmak istendiği gibi anlaşılmıştır.
Bunun temelinde insanların kendilerine haz veren yiyecek, içecek, giyecek, eşya gibi şeylerden vazgeçmek istememesi yatar. Kişi sebebin bu olduğunu bilse de bilmese de sebep budur.

14 Nis 2017

OTURDUĞUNUZ YERDE ZAYIFLAMAK İSTER MİSİNİZ?


Benimki de laf. Kim istemez ki?
Son 1,5 aydır oturduğum yerde zayıflıyorum. Oturduğum yerde, hiç spor yapmadan, tv izleyerek, uyuyarak, bilgisayar başında takılarak 2 kilo verdim. Ne yaparak mı? Vegan olarak.
KÜÇÜK BİR BAŞARI adlı yazımda spora başladığımı ve 8 kilo verdiğimi anlatmıştım. O dönem ve öncesinde -maalesef- vegan değildim. Kilo aldığında vücudundaki bütün dengeler değişen, bütün işleyişi bozulan, en küçük sağlık sorunları bile kocaman olan bahtsız bir insanım. Bu yüzden hayatımın hiçbir evresinde kilo alma ve kilolu kalma şansım yok. Zaten kilo vermeye çalışmadığım bir dönem de pek hatırlamıyorum. Bazen rehavete kapılıp kilo aldığımın farkına varamıyor; bunu fark eder etmez de spora başlıyorum. Bugüne dek hep böyle oldu yani. Oturduğum yerde kilo verdiğim olmuş muydu? Hayır olmamıştı.

11 Nis 2017

KAVGAKIRAN "GÜVEN"


Sarmaşık anlatmayı bitirdiğinde, Adil ona her zamankinden daha çok aşıktı. Yüzünde, gözlerinde okuduğu şey onu yanıltmamıştı. Karşısında gerçek bir savaşçı duruyordu.
Ama, yorgundu. Yorgunluğu uyku gibi akıyordu bakışlarından. Bütün yüklerini sırtlamak, acılarını hafifletmek istedi o an. Bunu yapabilmek için hayatında bir yeri olması gerekiyordu her şeyden önce. Sarmaşık'ın insanlarla ilgili tüm anıları öylesine güvensizlik deneyimleriyle doluydu ki birine yarı yolda yapayalnız kalmaktan korkmadan, gerçekten güven duyabileceğini düşünemiyordu.
"Yarın ne olacağımı bile bilmiyorum. Evlenmek istemiyorum, benimle bir gelecek düşünme." sözlerinin üstünde durmadı. Yaraları bu kadar tazeyken farklı bir şey söylemesini zaten beklemiyordu. Ama, o geleceği onu mutfakta gördüğü ilk anda düşünmüştü.