8 Oca 2016

BİR KÜÇÜK YORUM MESELESİ



Bu yazıyı yazmaya epeydir niyetliydim. Çoğu kişi tarafından "soğuk, kibirli, aşırı ciddi, sert" olarak nitelendirilsem ve bu yazının bu kanılara tuz biber ekeceğini bilsem de yazmakta kararlıyım.

Öncelikle blog yazma, okuma ve yorumlama anlayışımdan bahsetmek istiyorum. Çoğunuza nazaran bloğuma bir hayli zaman ayırabiliyorum ben. Yazmaya, sizin yazdıklarınızı okumaya, bana gelen yorumlara cevap vermeye ve sizin yayınlarınıza yorum yapmaya yani. Bu da zamanla bir blog çevresi edinmemi sağlıyor haliyle.

Şu ana dek (1 yıl 3,5 aydır) çok şükür ki ne kendimden ne fikirlerimden ne de doğrudan taviz verdim. Eğer bu yazıyı okuyan arkadaşım, bloğunu ziyaret ediyor, yorum bırakıyorsam bil ki bunu gerçekten o bloğu sevdiğim için yapıyorumdur. Eğer sitelerinize yazdıklarıma bakarsanız, yayınlarınızı elimden geldiğince özenle okuduğumu, değerlendirdiğimi ve yorumladığımı görürsünüz. Bunu övünmek için söylemiyorum, aksine yazdıklarınızı okumak benim hobim gibi bir şey oldu. Dünyayla, insanlarla bağ kurmanın bir yolu artık bloglar bana göre. Ama, bu demek değil ki bana hitap etmese de, hoşlanmasam da her bloğu ziyaret ederim ve bölük börçük bir şeyler söylerim. İnanın istesem de yapamam bunu zaten. Elime yüzüme bulaştırırım ki yeltenmedim bile hiç. 

Ortak bir frekans yakalayamadığım, duyduğum sıcaklığı karşı tarafta duyumsamadığım bloglara gitmiyorum. "Ben size yorum yazıyorum hadi siz de bana yazın." düşüncesiyle yazmıyorum. Bu sadece ben yazılarınızı okuyup yorumladıktan sonra hoş bir dönüş oluyor hepsi bu.

Daima yazım-imla kurallarına özen gösteriyorum. Bilmediğim konular hakkında hüküm vermiyorum. Şayet blog karşımdakinin uzmanlık alanı ise haddimi biliyorum ve üslubuma, sözlerime fazladan dikkat ediyorum. Mümkün mertebe güzel şeyler yazmaya çalışıyorum; çünkü bloğumu evim, bloğunuzu eviniz gibi görüyorum ve bir misafir olarak misafirliğimi hep hatırda tutuyorum.

İnanmadığım şeyler yazmıyorum. Aşırı övgüden de aşırı olumsuz eleştiriden de uzak durmaya çalışıyorum. Küfür ve argo kullanmıyorum.

Eğer yazıyı idrak edemediğimi düşünüyorsam o an yorumlamıyorum ve daha uygun bir zamanda yeniden ziyaret edip dikkatle okuduktan sonra bir şeyler yazıyorum. Gereksiz uzatmadan kaçındığım gibi, alelacele, öylesine yazılmış bir yorum yazmaktan da kaçınıyorum.

Blog sahibini nasıl yazması, çizmesi, anlatması, tasarlaması vb konularda yönlendirmeye çalışmıyorum. Yorum yazdıktan sonra cevabı takip ediyorum, herhangi bir kopukluk olmamasına özen gösteriyorum.

Aklıma gelenler bunlar ve biri bile yalan değil. Biliyorum herkesin bu kadar zaman ayırması mümkün değil. Ancak, ayrılan zamanda geri kalanları yapabilmesi mümkün.

Bilen biliyor, Hacettepe Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü 2013 mezunuyum. Blogda birçok yazıda anlattığım üzere okulum bir hayli uzadı. Açıkçası o okula giderken olduğu gibi oradan ayrılırken de öğrendiğim her şeyin kişisel çabalarımla olduğunu çok iyi biliyordum. Yani ben daima kitap okumuş, bir şeyler yazmış, bilmediklerinin peşine düşmüş, bildikçe de ne kadar az şey bildiğine kanaat getirmiş biri olmuşumdur. Daima da hiçbir şey bilme ihtiyacı duymayan insanların sahip olduğu özgüvene, medeni cesarete (!) girişkenliğe imrenmişimdir. Dediğim gibi, bir konu hakkında ne kadar çok şey biliyorsam o kadarının kat be kat fazlası daha olduğunu ve bilmediğimi anlamışım demektir.

12 yaşımdan beri şiir ve yazı yazıyorum. Bu benim en iyi, belki de tek iyi yaptığım şey. Başkalarına gelene dek kendimi zaten kıyasıya eleştiriyorum ve çoğu zaman da söz konusu başkalarının yazdıklarıma ilişkin yorumlarını okuyunca şaşırmaktan kendimi alamıyorum. Yorumsuzluk; anlaşılamamaktan ve durmadan kendini, yazdıklarını anlatmaya çalışmaktan evladır bana göre.

Yukarıda sizi nasıl okuduğumu ve yorumladığımı anlattım. Aksini düşünen, "Hayır benim bloğumda bu şekilde davranmıyorsun." diyen varsa buyursun yazsın. Art niyetli olduğu, ırkına göre insan seçtiği, haksızlıklara hukuksuzluklara karşı net bir dil kullanıp net bir tavır takınmadığı, buraya sadece ve sadece kıskandığı için geldiğini ve bilhassa moral bozmaya çalıştığını anladığım için iletişimden vazgeçtiğim kişilerden söz etmiyorum. Onları zaten başta belirttiğim gibi ne izlerim ne de taraflarınca izlenmek isterim. Bu ben blog yazdığım sürece de böyle olacak. 

Geri kalanlardan ise kendilerine gösterdiğim özeni görmeye hakkım olduğunu düşünüyorum. Özetle, ben böyle davranıyorum dediğim maddelere bir daha bakarsanız, sizden de bana böyle davranmanızı rica ediyorum sonucunu çıkaracaksınız.

Edebiyat benim sığınağım. Limanım. Kafa dinginliğim, ruh sağlığımı koruyabildiğim yer, iyiliğim ve hoşluğum. Kendimi eleştirebiliyorum, kendimi geliştirmek için hep biraz daha fazla çabalıyorum ve buna gereksinim duyduğumda, bu işten anladığını düşündüğüm insanlara zaten özellikle fikirlerini soruyorum. Sizi okuduğum gibi okunmak, sizi yorumladığım gibi yorumlanmak istiyorum.

Bu zor geliyorsa veya canınızı sıkıyorsa yorum yazmamanız kesinlikle benim iyiliğime. Açık ve net konuşayım bana burada çoğu blogcunun söylediği gibi kitap çıkarma, şöhret olma, bir yerlere gelme peşinde değilim; ama olursa da asla "İstemem yan cebime koy." demem ve tadını çıkarırım. Kesin olan şudur: Bu zihniyetle burada bulunmuyorum. Bu amaçla yazmıyorum ve bu amaçla yazanlardan hoşlanmıyorum.

Çok kişi "öylesine" yazacağına, az kişi öz bir şekilde yorum yazsın daha iyi. Meselem sahiden de yorum sayısı değil. Meselem, kendimi geliştirmek için zaten oldum olası mücadele ettiğim bir alanda yoluma devam ederken bir yandan da insanlarla iletişim halinde olmak. Paylaşmak. Var olduğumu hissedebilmek. Kelimelerden izler bırakmak geçip giderken...

Sevimsiz, ciddi ve kendini bir şey sanan kişi olarak algılandığımın farkındayım. İlk 2'si belki; fakat 3. sü değilim. Kendimi hiçbir şey sanmıyorum maalesef. Sansaydım kitaplara, kağıt ve kaleme kapanmazdım. Savaşırdım. Artık savaşmıyorum dünyayla. Öyle görülmeye de alıştım, muhtemel akıbetlerimin ne olacağı üzerine kafa yormaya da.

Fazla uzatmak istemiyorum. Söz Sanatı benim evim. Yıllardır mücadele edip her defasında yenilmiş, eli kolu bomboş kalmış, yıkık bir ruhun son dayanağı. Hepiniz gibi bir çocuk büyütürcesine büyütmeye çalışıyorum ben de onu. Sağlam bir temeli olsun istiyorum. Hep hayalini kurduğum gibi içten, sıcak, kötülüksüz, art niyetsiz ve kavgasız olsun. Aceleci ve çıkara dayalı ilişkilerden uzak olsun. Doğru olsun, temiz olsun.

Sözüm meclisten her bir taraflara. İçine dışına, sağına soluna, önüne ve ardına. Payınıza düşen bir şey varsa almanız dileğiyle...

80 yorum:

  1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öfkenizde haklısınız ama. Her şey ticaret konusu haline getirildi, yazı bile. Görüşlerinizi paylaştığınız için ben teşekkür ederim.

      Sil
  2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim, geldi yorumunuz gördüğünüz gibi :)

      Sil
    2. kusura bakmayın sizden de özür diliyorum bir yanlış anlaşılma oldu ondan ötürü yorumumu silmek durumunda kaldım umarım anlarsınız

      Sil
  3. Herzaman bana benzeyen insanlardan içimden gelerek uzak durup, benim tam zıttım olan insanlara karşı bir samimiyet hissetmişimdir, bunları okuduktan sonra sanırım anlıyorum ki Söz Sanatı'nı bana bu derece severek takip ettiren şey de bu olsa gerek. Belki de okurken farkında olmadan böyle bir kişilik canlandı bilinç altımda. Bana kalsa, insanlar beni bunu yapmaya zorlamadıkça, zor durumda bırakmadıkça "aman, mutlu oluyorlarsa yapsınlar" der ve bir tavır belli etmem. Ama bir insan başkalarına sevimsiz görünmeyi göze alarak duruşunu belli ediyorsa, ki bence hiç öyle bir durum yok burada, buna büyük saygı duyarım, hatta hayranlık belki de. Yorum yazmayı, en çok da bitirmeyi pek iyi beceremiyorum, öyle sonunda "sevgilerimle" yada "selamlar" gibi şeyler bana acayip ters düşüyor nedense, ben en iyisi bir gülücükle bırakıyim şöyle:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oo iz bırakan yorum :) Çok güzel yazmışsın. Sevimsiz görünmediğimi duymak iyi geldi ki az sevimsizim diyelim :) Ayrıca seni temin ederim ki hepimizde yorumu nasıl sonlandıracağını bilememe sorunsalı var :) Kadınlar olarak kendi aramızda rahatça sevgiler, öperim filan diyebiliyoruz da oradan yırtıyoruz biz. Siz erkekler de pat diye bitirin ne olacak :) Teşekkür ederim yorumun için, hayırlı geceler.

      Sil
    2. ahahah pat diye bitirin ha :D :D :D
      Ben de bağlayamıyorum diye kendimce bir söz buldum;
      Gülücüklü Kalın...

      Sil
  4. Neden ,sevimsiz,ciddi,kendini bir şey sanan biri olarak algılandığını düşünüyorsun? Ben yorum konusunda çok tembelim.vakit ayırma konusunda sıkıntılıyım.ama güzel yazılan yazıları keyifle okuyorum.bunu bilmenizi isterim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle algılandığımı söylüyor insanlar o yüzden :) Tanıdığım çoğu insandan duymuşumdur bunu, bloglar arası da öyle algılandığıma dair az sinyal almadım hani. Ama, demek ki bunun bir insanın yapısıyla ilgili olduğunu anlayabilenler de çıkıyormuş. Olsun, yazdın mı da içtenlikle yazıyorsun ama. Önemli olan da o. Çok teşekkür ederim :)

      Sil
  5. Soğuk, kibirli, sevimsiz gibi sıfatlar da ne! tam tersi, yaptığınız yorumlarda hep çok naziksiniz. Evet, biraz ciddi olabilirsiniz ama bu da sizin kişiliğiniz belki de aldığınız eğitimden kaynaklı. hatta blogumda şu malum yazar hakkındaki olumsuz görüşlerinizi bile gayet güzel dile getirmiştiniz.
    Öte yandan, aşırı övgüden ben de pek hoşlanmıyorum. Ama bazı yorumlarımda size öyle şeyler söylemişim gibi gelebilir. Birçok şiiriniz de ne yalan söyleyeyim shakespeare sonelerinin tadı var, tabii ondan bağımsız ve apayrı olarak. Bol bol blog misafirliği yapmak dileği ile ))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Siz de her zaman çok naziksiniz ve yazıyı yazarken bu kapsamda da değildiniz zaten :) Kimileri hep övgü beklediğimi iddia ediyor, o kısmı bu yüzden yazdım. Hep övgü beklemiyorum tabii ki. Sözüm size değildi, siz buraya hep değer kattınız ve katmaktasınız da. Artı sizin beğenilerinizi ciddiye alıyorum, donanımlı ve resim konusunda yetkin birisiniz. Belli bir edebi standardınız, sanatsal damak tadınız mevcut. Çok teşekkür ederim, görüşmek üzere :)

      Sil
  6. Ciddi ve soğuk biri gibi göründüğüm doğrudur. Gerçekte nasıl çok fazla bir çevrem yoksa burada da olmaması normaldir. Belirli bir inanç doğrultusunda yaşamaya çalıştığımdan böyle olması gerekir. Ziyaretçi toplamak gibi bir hedefim yok benim de. Fakat benim gibi düşünen insanlarla tanışmayı isterim tabi ki.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Birinin amacı yalnızca takipçi ve yorum çekmek olunca bu durum fazlasıyla sırıtıyor ve beni rahatsız ediyor. O yüzden ağır adımlarla da olsa kemik ve iyi bir okuyucu çevresi edinmek istiyorum. Görüşlerinizi belirttiğiniz için teşekkür ederim.

      Sil
  7. İşte kalemderi.... samimi, dobra, içinden geldiği gibi...
    Beni bu hayatta en korkutan insanlar ne olduğu bilinmeyen insanlardır, sağ gösterip sol vuranlar, kendini farklı göstermeye çalışanlar, samimi görünüp arkadan farklı davrananlar...
    O nedenle bu konuda hassasiyetim var. İşte seni sevme nedenlerime bir tane daha eklendi. Ayrıca hiç bir şeyin kaygısını gütmeden kendini böyle cesurca ifade ettiğin için bir kere daha sana gıpta ettim çünkü bunu her zaman açık yüreklilikle yapamıyoruz maalesef... Bence zaten seni sen yapan da bu...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok değerli sözler bunlar. Doğru olanı yapmaya çalışmanın, seni herkesleştirmeye çalışan bir düzenin ortasında kendin kalmaya çabalamanın insanı ne kadar yalnızlaştırabileceğini biliyorsun demektir bu. Hem kendin kalabilmek hem anlaşılmak hem de sevilmek? Zirve resmen :) Duygularımız karşılıklı, çok teşekkür ederim güzel cümlelerin için. Sevgiler...

      Sil
  8. Blogunuza ilk defa bu yazınızla geldim ve okuduğumda asla karşımda kendini beğenmiş, soğuk ve sevimsiz biri olduğunu düşünmedim. Yaptığı işi ciddiye alan, attığı adımları ölçüp tartan, saygılı bir yazar tanıdım. Çok da memnun oldum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoş geldiniz :) İlk intibalar önemlidir, sözlerinizden onur duydum. Çünkü; gerçekten de yaptığım şeyi ciddiye alıyorum, önemsiyorum. Ben de çok memnun oldum, görüşmek üzere :)

      Sil
  9. Burda niye kopyala yapıştır yapamıyorum?İstemem yan cebime koy dediğin kısım beni güldürdü.Cool görünmek için önem vermiyormuş gibi yazmadan açık açık olursa güzel olur demişsin o çok hoşuma gitti:)Açıksözlülüğün için seni tebrik ederim kaleminin gücüyle dürüstlüğün birleşiyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olası intihallerin önüne geçebilmek için geçen sene kopyalamayı engelleyen kod ekledim siteye:) Ama, o zaman buraya yorum yazanların da yazının kimi yerlerini alıntılamak isteyebileceğini düşünmemiştim. Yok canım ne cool görünmesi. Kim istemez yaptığı işin geniş çevrelerce duyulmasını, beğenilmesini? Olursa güzel olur ne olacak başka :)) Teşekkür ederim.

      Sil
  10. " Seni diğerlerinden farksız kılmaya;
    bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada
    kendin olarak kalabilmek;
    dünyanın en zor savaşını vermek demektir.
    Bu savaş başladı mı artık hiç bitmez.''
    Canım benim sen hep kendin olma mücadelesi veriyorsun ve bunu çok da güzel başarıyorsun..Yazdıklarınla ,söylediklerinle o kadar sensin ki,sahicisin,sahisin...Şiir seven edebiyat seven insan zaten başkadır,bambaşkadır...Sen o güzel canını sıkma ve kendini yorma :)) Bak Ahmet Telli ne diyor:

    Ama sen sahip çıkarak
    yaşama ve sevince
    bekle beni küçüğüm
    acılar bitecek bir gün
    sevgiler çiçek açacak

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocam Cummings'in o sözünü çerçeveletip duvara asasım var öyle seviyorum :) Şu canım dizelerdeki günleri bekliyorum ben de hepimiz gibi. İnşallah göreceğizdir. Teşekkür ederim değerli yorumunuz için.

      Sil
  11. Arada bir kantarın topuzunu kaçırmak iyi gelir sana. Olmadı elma soy rahatla. Hiç değilse üstündeki kabukları soyarken derin düşüncelere dalar sonra kendine gelirsin.

    Kalemi deriden olan birine başka ne yazılır ki .....
    Neyse bakkala gideyim ben.
    Dıgıdık ciuvvv!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rahatım böyle :) Yazmak beni rahatlatır başka şeye gerek yok; ama öneri için teşekkürler.

      Sil
  12. Tam edebiyatçı işte. Başkalarını bilmem de böyle olmazsan ben zaten okumam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevindim bak :) Teşekkür ederim.

      Sil
  13. Yazını tek kelime bile atlamadan okudum. Marifet diye söylemiyorum tabii "...tuz biber ekecek" dediğin için yazıda sert bir şeyler var sandım ama gayet hoş bir biçimde kendini ifade etmişsin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazen yorum yazıyorlar, gayet saygıyla olduğum gibi cevaplıyorum; artık küfür mü sanıyorlar ne anlıyorlarsa hoşlanmıyorlar pek. Üslubumdan kaynaklı o işte. Ciddi biriyim ne yapabilirim ki. Ben de öyle düşünüyorum bakma sen, gayet hoş yazmışım :)) Canım benim şaka bir yana, önemli bir noktaya parmak bastın. Teşekkür ederim.

      Sil
  14. Samuimi ve iyi niyetli, gönül yapıcı paylaşımlar olarak görüyorum. Takipteyim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Profösör. Ben de sitenizi izlemeye aldım, görüşmek üzere.

      Sil
  15. Ne sevimsizsin ne de kendini bir şey sanıyorsun. Sen içinden geçenleri bütün duygunla, kalbinle bize aktarıyorsun. Tüm yazılarında kendimden bir şeyler buluyorum. Seni okumaktan büyük keyif alıyorum. Belki her yazına yorum bırakmıyorum, bırakmam gerektiğini de düşünmüyorum ama seni severek okuyorum. Sevgiler Kalemderi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Bunu en iyi bildiğim isimlerden birisin, sevgiler.

      Sil
  16. Bazı yazılar vardır; İnsanı düşündürür, kafasını kurcalar, farklı yorumlar getirir akla... Cesaret, dürüstlük güzel özellikler elbette. İnsanın kendini eleştirebilmesi çok güzel.
    Yorum hakaret, aşağılama içermedikçe kabul edilebilir.Art niyetli olmak, yalan söylemek,davranışların nedenini bilmeden suçlamak insanı rahatsız eden şeyler.Ve nazik olmak. Yapay bir nezaket değil. içten gelen, karşısındaki insana değer veren bir incelik. Tabii hak ediyorsa.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bakın misal şu an yeniden kendimi ifadeye çalışmak zorundayım ve çok yoruluyorum bu durumdan. Hakaret, küfür vs olmasa da özensizce, yazılmış olmak için yazılan, okuduğu şeyi üstünkörü okumuş birilerinin dimağından çıkan yoruma ihtiyacım yok diyorum kısacası. Bu yazıda belirttiğim yani kendi yaptığım gibi okunmak istiyorum gerisi olmasa da olur hatta daha iyi olur sınıfıdır benim için. Burada zaten baştan sona bunu anlattım; fakat bakın ne oluyor: Başa dönüyoruz ve hala derdimi anlatmaya çalışıyorum. Yoruyor bu beni, istemiyorum. Yazılarıma, şiirlerime adapte olmak istiyorum yalnızca. Yine de seçim kişiye kalmıştır, istiyorsa buyursun yazsın. Fakat, sonrasında "olduğum kişi" nedeniyle aldığı veya alacağı yanıttan gocunmasın mümkünse. Baştan milyon kere yazmış bulunuyorum çünkü aynı şeyleri.

      Sil
  17. Merhaba. Siz en doğrusunu yapıyorsunuz. Yazdıklarınızın hepsi edebi eser niteliğinde. Özenle okunmayı hak ediyorsunuz. Okuyucu kaybetmeyi göze alarak bu yazıyı yazmanız da samimiyetinizi gösteriyor. Kaleminiz hiç susmaz umarım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Seda. Genel itibariyle yazının anlaşıldığını görmek çok güzel. Gerisi için de bu saatten sonra hakikaten ne enerjim var ne izah etme arzum. Sevgiler.

      Sil
  18. Ben yeni basladim blog yzzmaya,. Ugradigim bloglarin mutlaka yazzisini okuyup yorum birakabiliyorum, bende bloga zamanimi cok ayırabilenlerdenimm.. Bu guzel yaziniz icin tesekkur ederi. Blogunuzu da takibe aldimm blogumada beklerimmm

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba. Sizinle daha önce takipleşmiştik diye hatırlıyorum. Yazıyı okuduğunuzu söylüyorsunuz, yorum yazacak olan arkadaşların imla-yazım kurallarına dikkat etmesini rica etmiştim bu yazıda. Öyle uzun uzun şeyler yazmıyoruz, 3-5 cümle. Onları da doğru düzgün yazamıyorsak nasıl blog yazacağız diye düşünüyorum.

      Sil
  19. Blog yazarlığı öok güzel insanlara yorum bırakmak karşındaki insandan hiçbir şey beklemek güzel bir şey. :) Benim blogumda yaptığınız yorumlarda da bu hassasiyetinizi fark ettim teşekkürler. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kendimi yansıtabildiğime sevindim, ben teşekkür ederim :)

      Sil
  20. Blogunuzu Renkli Pasta Sepeti vesilesi ile ziyaret edip takibe aldım. İlk okuduğum yazınız bu oldu. Kendinizi ifade ediş tarzınızı ve yazım dilinizi sevdim. Yazılarınızı biraz da öğrenmek isteyen bir öğrenci gözüyle okuyacağımı belirtmek istedim. Şu an yazdıklarımı konuya yorum olarak değil de yeni tanışan birinin merhabası olarak kabul edin lütfen. Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoş geldiniz :) İlk olarak bu yazıyı okudum ve sevdim denmesi ne kadar güzel. Bu, hiç de sanıldığı gibi sert bir tavır takınmadığımı, yalnızca açık olmaya çalıştığımı doğrular nitelikte. Umarım okudukça seversiniz yazılarımı. Tanıştığımıza çok memnun oldum. Görüşmek üzere.

      Sil
  21. Sürekli takip ettiğim ve blog ziyaretçilerime önerdiğim bloglardan birisin. İsyan edişiniz bile seviyeli. Sizi neden soğuk ve kibirli bulsunlar ki. Üstelik her yoruma verdiğiniz cevapla bile ziyaretçilerinize ne kadar sıcak davrandığınız ortada... Çizginizi bozmayın bence

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Soğuk ve kibirli bulanlar olduğu kadar içten ve gerçek bulanlar olduğunu da gördüm bu sayede, teşekkür ederim :)

      Sil
  22. Binlerce çeşit insan var. Hiçbiri diğerine benzemiyor.
    Blog yazma tarzları ve yorum olayına bakış açıları da :)
    Sadece alıntı yapma yoluyla blog açan ve yorum bekleyen de var, ülkenin sayılı yazarlarından olup blogunda sıfır yorum bulunan da...
    Yorumu çok olan yazılar, bloglar çok mu süper, o da tartışılır.
    Velhasıl, içinden nasıl geliyorsa öyle davranmanı öneririm, naçizane ki sen de öyle yapıyorsun. Ürettiğin yazı ve kalitesi ''Ben buradayım'' diyor zaten. Gerisi boş...
    Kolaylıklar, esenlikler dilerim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. EY AKIL.
      Bir Nida,
      Cılızda Olsa, Haykırmakta.
      Binlerceye varan koşuşturmalar arasında,

      Yolun Başındakilere de, Ortasında ve Sonundakilerede,

      Önününe Bak ve Gör.

      Yürüdüğün Zemin Seni Alıp Götürmekte
      İstesende, İstemesende.

      Nasıl Yaşarsan Öyle Öleceksin.
      Nasıl ölürsen öyle olacaksın.

      Neredesin, Ey Akıl
      Yol Göster Bana.

      Sevilmek Sevmekte İster Gönül
      Güç İster Güçlü Olmak İster.
      Belli Etmek İster Varlığını,
      Yıkıp Dökmek İster,
      Ağlatmakta İster Ağlamakta.

      Yol Göster Bana,

      Bir Yolda Yürüsen;
      Diğer Yoldakiler,
      Aklın Yokmuydu ? Aklın.
      Neredeydi? Demektedirler,

      Habire Yolunu Değiştir Durursun

      Lakin,

      Yine Yaranamamaktasın.
      Ne Kendine, Nede Diğer Yoldakilere

      Kendileri Sanki Yol Almamakta
      Zemin Üstünde.

      Yine Baş Başa Kaldık Ey Akıl
      Yol Göster Bana.

      Fena Yakalandın.
      Geldiğin Zamanda,

      Zamana ve Mekana Bakarken,
      Demekteydin Kendi Kendine,

      Hem Dindar Olmak İstersin
      Hemde Günahkar.

      Sil
    2. Çok güzel, size mi ait Bülent Bey?

      Sil
    3. Haklısın Zeugma, ben de yorum sayısını blog kalitesiyle doğru orantılı bulmuyorum. Blog sahibi insanların da kendi alanlarında kendi istekleri ve beklentileri olabileceğini düşünüyorum ki bence bu çok normal. Kendimce istek ve beklentilerimi yazdım işte. Güzel sözlerin için çok teşekkür ederim, her zamanki gibi motive edici ve hoşgörülüsün :) Sevgiler.

      Sil
  23. Ya ne kadar da sonuna kadar haklısın Kalemderi :) Açıkçası dün aklımdan geçiyordun. Blogda benimle ilk iletişime geçen kişi olarak yerin bende apayrı. Yazılarını okumadan önce diyorum ki acaba burda ne anlatmış ve benim bu konudaki fikrim ne? Ama okuduktan sonra bambaşka dünyalara gidip kayboluyorum. Yorum bölümüne tıklayıp boş boş duruyorum. Yazılarının zihnimde oluşturduğu dilemmaları çözmeye çalışırken bir anlığına kopuyorum hayattan. Abarttığımı düşünebilirsin ama tam anlamıyla bu böyle. Sen her yazının altında benim yorumum varmış gibi davran olur mu? Ve yazmak işini asla bırakma. Tekrar söyleyeyim Sen ve Söz Sanatı'n benim için çok ayrı bir yere sahip. ( O zamanlar blogda tam adım yazıyordu [Mustafa Talha Yalçinkaya])
    Bu uzun yorumumla yaptığım işgal için Kusura Bakmayasın, Rahatladım biraz.
    Gülücüklü Kal...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne işgali, çok güzel ve özel bir yorum bu. Ayrıca yaptığın şeyden dolayı minnettarım. Sırf yorum yazmış olmak için yazmayarak bence buraya ne kadar saygı gösterdiğini ortaya koyuyorsun. Anlatmak istediğim de buydu zaten. Herkese ya da birinin her yazısına yorum yazmak zorunda değiliz, özenli olamayacaksak yazmasak da olur. Rica ederim ne demek, ilk ben yazmasam başkası yazacaktı :) Teşekkür ederim ziyaretin ve özenin için.

      Sil
  24. Canıım nereden çıkardın sevimsiz, soğuk kibirli falan göründüğünü, öyle bir şey yok. Son derece içten, samimi ve doğalsın, yazılarında yansıttığın duygu ve düşüncelere dayanarak bıraktığın izlenim olarak. :)

    Sevgili Zeugma gibi düşünüyorum; her tür insan ve her tür blog var. İzleyici ve yorum sayısı çok az hatta bazen hiç olmayan ünlü yazar blogları var. Ayrıca benim çok çok beğenerek, hayran olarak okuduğum hiç yorum almayan bloglar oldu bunca blog geçmişimde. Bunun biraz da bloga zaman ayırmakla/ayıramamakla, herkese yorum yazmayı ihmal etmek veya etmemekle ilgili olduğunu sanıyorum. Her blogu okuyup yorum yazmayı ihmal etmeyen arkadaşlara gıpta ediyorum, bu her şeyden önce nazik ve sorumlu bir davranış. Ama ben yapamıyorum. Çok zaman bulamıyorum, aslında birçok zaman okuyor ama yorum yapamıyorum her seferinde.

    Bir de; herkesin kendi blogunda hangi konu, tarz ya da üslupta yazdığı konusunda eleştiri yapmayı doğru bulmuyorum. Bana hitap etmiyorsa veya beğenmiyorsam izlemem olur biter.

    Haa! Haddim olmayarak söylemek isterim ki; son paragrafta yazdığın gibi senin hayata karşı bu kadar umutsuz duruşun üzüyor beni. (Yanlış anlama lütfen! İki genç annesiyim ya dayanamıyorum gençlere :))

    Sevgiler

    (Not: yine tesadüfen girdim bloguna . Okuma panelinde yazın görünmüyordu. )

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel görüşleriniz beni çok sevindirdi sağ olun :) Yazdıklarınız anlattığım şeyler işte. Yorum sayısı önemli değil, onu zaten blogları ziyaret ederek elde edebiliyoruz. Önemli olan yazılan yorumların özenli olması, yorumu yazan kişinin gerçek bir takipçi olması, burayı sevmesi, burayla ilgilenmesi vs. O yüzden böyle bir yazıya gerek duydum. Umut konusunda maalesef benim elimden gelen bir şey yok. Hayat herkese eşit mesafede değil bu da doğal olarak bazılarını daha umutlu ve neşeli, bazılarını da genel olarak hüzünlü ve karamsar yapıyor :) Bu yazıyı 1 gün önce yayımladım benim kumanda panelime düştü; ama sizin gibi bir blogger arkadaş daha yazılarımın onun paneline düşmediğini söylemişti. Bu sorunla ilgili maalesef bilgim haliyle de çözüm önerim yok. Mantık yürütüyorum, takibi bırakıp yeniden takibe alırsanız belki düzelir; ama dediğim gibi bilemiyorum sebebini... Ziyaretiniz ve özenli yorumunuz için teşekkür ederim, hayırlı geceler :)

      Sil
  25. Merhabalar.
    Yazınızı baştan sona kadar okudum. Haklısınız. Önemli olan yazmayı ve paylaşmayı seviyor olmanız, gerisi teferruattır.
    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Recep Bey, hoş geldiniz :) Aynen öyle. Yazmayı, okumayı, paylaşmayı sevmekle ilgili bir durum blog yazarlığı. Gerisi teferruat :)

      Sil
  26. Yazini okuyunca iste tam da bu yüzden degerlisin benim icin dedim. Dürüst, samimi, seviyeli ve yetenekli bir insansin. Bazi konularda farkli düsünüyor olabilirim insanlarla örnegin, ama karsimdaki samimiyse, dürüstse, düzeyli ve iyi niyetliyse benim icin degerlidir. Saygiyi ve ilgiyi hakeder.

    Bakis acisi önemlidir. Bir insani her insan begenmeyebilir, sevmeyebilir. Bu, insanlarin bakis acisiyla ilgilidir. Birine kibirli gelen, ötekine sadece seviyeli, agir basli gelebilir. O yüzden sende degildir aslinda "sorun" illaki, seni oldugun gibi göremeyen gözlerdedir (gönül gözü desek daha Dogru olur sanirim) . Bu yüzden elbette dikkate almali gerekirse, ama cok fazla da takilmamali insanlar baskalarinin dediklerine, elestirlerine. Tipki cok fazla övgülere de kendilerini kaptirmamalari gerektigi gibi.
    Kendini bilmek en güzeli sanirim...bu özellik herkese mahsus olmasa da maalesef:)

    Benim icin esas olan empatidir hayatta. Bunu hep derim.
    Bir insani hemen yargilamadan önce biraz olsun tanimaya ve anlamaya calisabilsek, cok daha güzel sonuclarla karsilasabiliriz mutlaka.

    Seni bu cesur, icten ve samimi yazin icin kutluyorum Fidan ve en gec bu yazindan sonra yanlis anlasilmalarin ortadan kalkmasini umuyorum senin adina. Hala anlamayan varsa da, bosver... ümitsiz vakalar icin yapacak birsey yoktur maalesef:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Duygularımız karşılıklı :) Baksana üşenmeden tüm kaçırdığın yazılarımı okudun, birer birer değerlendirdin... Çok teşekkür ederim, gerçekten onur verdin. Bu yoruma da baştan sona katılıyorum. Konu tam da karşındakini olduğu gibi görmek, sevmekse sevmek sevmemekse sevmemek. Sürekli aynı şeyleri okumak, anlatmaya çalışmak hoşuma gitmiyor haliyle. Ben kimsenin yapısına, tarzına, bloğundaki beklentilerine veya tercihlerine müdahale etmiyorum bana da edilsin istemiyorum, çok basit aslında... İnşallah aynı yanlış anlamalar yaşanmaz artık, aynı özensizlikler ya da karşısındakinin ne derece donanımlı olduğunu bilmeden, edebiyatın zaten onun meşgalesi olduğunu göz önüne almadan akıl vermeye, öğretmeye kalkmalar... Gerçekten çok mutlu oldum; her yazıyı gezdin hepsini okudun, yorumladın. Ne söylesem az, sevgiler, hayırlı geceler...

      Sil
  27. Nedense dışarıdan ciddi, sevimsiz görünen insanları yakından tanıdığında duygusal, ince ruhlu olduklarını fark ediyorsun çoğu zaman. Bizim yakın temasımız olmasa da, senin de öyle olduğunu hissediyorum ve hakkında pek az şey bilsem de yazdıklarında yaşadığımdan seni tanıdığımı ve sevdiğimi hissediyorum aynı zamanda. Bu yüzden her şeye ve herkese rağmen yazmayı hiç bırakma - ki bu ihtimali düşünemiyorum bile çünkü bu yaşamayı bırakmakla eş değer olur senin için muhtemelen - ve hep mutlu ol dilerim. Kendine iyi bak, uğramadan geçemediğim blogun sahibi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tespitinde son derece haklısın. O kadar ince duyumsadıkları için ciddi ve sevimsiz hale geliyorlar zaten... Ben aramızdaki elektriğin farkındayım bebeğim :) Yazmayı keyfiyetten bırakmam elbette, inşallah da bir engel oluşmaz bu duruma... Çok teşekkür ederim, sevgiler.

      Sil
  28. Sizin ne kadar özenle yazdığınızí biliyorum.İnanın çoğu yazınızı birkaç kez okuyorum.Vakit buldukča uğramaya çalışıyorum.Benin de en uyuz olduğum şey üye kasab insan tipleri.Ben bloğunuza geldim,bana da beklerim diyenlere ayar oluyorum ve hemen siliyorum yorumu.Biliyorum ki birdaha uğramayacaklar.Yazdığınız yazılardan bir tahsil sahibi olduğunuz belli oluyordu zaten.Ben de bu bölümü kazanmıştım ama kader değişik ördü ağlarını.Sevgiyle kalın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten özenle, ciddiyetle yazıyorum ve bunu anlayan, buna göre hareket eden her izleyicime de teşekkür ederim bu vesile ile. O bloğunuza geldim bana da gelin diyenlerin bazıları düzenli ziyaret edebiliyor aslında. Bence değerlendirebilirsin onları. Tabii senin bileceğin şey :) Ben de başka bir bölüm isterken yolum edebiyata çıktı, her şey nasip. Nasipten fazlası olmuyor ne yapalım... Çok teşekkür ederim, görüşmek üzere.

      Sil
  29. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizin sayfanızda bir erkek "Kadınların %70'i aptaldır." yazdı ve siz buna tepki göstermek, onu ikaz etmek yerine "Biraz iddialı olmuş :)" yazmayı seçtiniz. Bense bir kadın olarak hakarete uğramaktan haliyle rahatsız oldum. Tüm bu yazdığım maddelerin başında kimseye hakaret etmem demişim dikkat edin. Hakarete uğrayıp sessiz kalmak mı sizin keyifli gün geçirme anlayışınız??? Kusura bakmayın; ama konuları çarpıtıyorsunuz. Siz sırf o okuyucunuzu kaybetmemek için kadın cinsine hakareti doğal buluyor olabilirsiniz, ben bulamam. Bir yerde hakaret varsa da o hakareti edenden rahatsız olmalısınız ona isyan edenlerden değil.

      Sil
  30. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yo linç, mahkeme filan bunlar sizin fikirleriniz bana mal etmeye çalışmayın. Asla bu ya da buna benzer şeyler söylemedim, Aziz Nesin örneğini konuyu ajite etmek için alakasızca siz verdiniz. Madem o kişi arkadaşınız o zaman arkadaşınızdan kibarca, hakaret içermeyen sözler yazmasını rica etseydiniz. Kızalım, bağıralım, linç edelim diyen yok bunları ortaya siz atıyorsunuz maalesef. Ben bir kadınım, bu ülkenin yarısı kadınlardan oluşuyor. Erkeklere kadınlara rahatça aptal deme hakkı veren kadınlara her zaman karşı çıkacağım gerisi sizin çarpıtmalarınız. Sizin bloğunuz olması o kişiye bana ve diğer kadınlara hakaret etme hakkı vermiyor. Blog sahibi olarak buna engel olmalıydınız; ama siz "şaka bu şaka" diye geçiştirmişsiniz. Neyin espri neyin gerçek olduğunu anlayacak yaştayım. Deneyimlerim ise kadınların bu ülkede erkek egosu tarafından nasıl ayaklar altına alındığını idrak edip bundan sıkıntı duyacak kadar mevcut. Kadın olmanıza rağmen kadınlara aptal denmesine karşı bu kadar hoşgörülü olabilmenizi de garipsiyorum.

      Kadınlara aptal diyen bir erkekten değil, bundan rahatsız olan benden şikayet ediyorsanız nefret duygusuyla dolu olan sizsinizdir. Kadınlardan nefret eden bir kadın... Yazık.

      Sil
  31. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "Kadınların %70'i aptaldır." cümlesi düşünce özgürlüğü değildir hakarettir, aşağılamadır, cinsiyetçiliktir, problemdir. Ben de bir kadın olarak bu hakaretten sıkıntı duydum. Sizse kadın olarak bu hakaretten değil benim bundan sıkıntı duymamdan sıkıntı duydunuz. Buraya istediğiniz kadar yazabilirsiniz; hiç canım sıkılmıyor merak etmeyin. Aksine kadınlara hakaret edilmesine izin verdiğiniz ben de buna gayet seviyeli biçimde karşı çıktığım için tüm bu yukarıdaki çelişkili şeyleri yazdığınızı takipçilerim görmüş olur. Ayrıca sadece size aptal deseymiş bunun şaka olduğunu söylerdiniz belki biz de inanırdık; ama kadınların %70'i gayet ortada olan bir ifade. Sizin adınıza üzülüyorum artık, gerçekten üzülüyorum. Kadınsınız, kadın nefreti taşıyorsunuz ve farkında bile değilsiniz... Buyurun yazın istediğiniz kadar. Ben sırf "günüm mahvolmasın" diye hemcinslerime aptal denmesine göz yumacak ve buna sessiz kalacak biri değilim çok şükür.

      Sil
  32. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili kalemderi, hemcinslerini koruyup kollamayan, ne olursa olsun erkeklerden taraf olarak kendisine hakaret edilmesine bile şaka diyebilen kadınlar var olduğu sürece malesef ülkemizde kadın hep ezilecek...Nacizane tavsiyem ne yazdıklarını yayınlayın artık bu kişinin ne de muhattap olun... Kadınlar aptal değildir, kadınlar medeniyetin kalkınmanın en değerli temel taşlarıdır...bize aptal diyenler ve onları savunanlar utansın.

      Sil
    2. Sedacım ben sadece kimin neyi savunduğu kimin neye karşı çıktığı netleşsin diye bu yorumları yayımladım ve cevapladım. Mesele anlaşıldığına göre daha fazlasına gerek yok, haklısın. Sevgiler :)

      Sil
  33. Sizin gibi kadınları görünce umutlanıyorum.Malesef erkeklere bize hakaret etme cesaretini yine kadınlar vermekte.Kendisine ve hemcinslerine aptal denilmesini sorun olarak görmeyip üstüne üstlük düşünce özgürlüğü diye parlatmaya çalışan kadınların bir an önce azalarak bitmesini diliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Erkeklerden yeterince çekmiyormuşuz gibi bir de erkek fanatiği kadınlar çıkıyor her yerde karşımıza. Evet umarım bir an önce azalarak biterler...

      Sil
  34. İlk yazınız olarak okudum bu yazınızı. Ve kendinize çemkirmenizin dışında tamamına katıldım. Ve bana çok samimi içten ve insanca geldi düşünceleriniz. Çok da anlaşılır şekilde yazmışsınız. Ve sonra bloğumdaki notunuzu hatırlayıp Mutlu oldum ☺️. Sizi vaktim oldukça okumaktan zevk alacağım. Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoş geldiniz, sizi görmek ne kadar güzel :) Evet, keşif etkinliklerinde ilgimi çeken bloglara bakıyorum tabii ki. Sizin bloğunuz ve yazdıklarınız da çok güzel, haliyle izlemeden olmaz :) Kendime sık çemkiriyorum maalesef :( Belki hak ediyorum belki etmiyorum; ama sanırım beni rahatlatan bir şey bu. Ben de sizi okumaktan mutlu olacağım. Çok teşekkür ederim, görüşmek üzere.

      Sil
    2. Ne hoş iltifatlar, teşekkür ederim. Bir kısmını da kendinize edin içinizden bu iltifatları. İyi gelir. Şu hayatta herkes zaten birbirine çemkirmek için yarış halinde biz bari insaflı olalım kendimize dimi ;)

      Sil
  35. Merhabalar,
    Kendini beğenmişliğin aksine, kendini güzel tanımlayan, amaçlarını belirlemiş, çizgisi belli ne istediğini bilen bir kişilik gördüm. İlk bu yazınız gözüme çarptı ve bunu okumak istedim. Sırf birşeyler karalamak için değil de gerçekten yazmayı sevdiğiniz cümlelerdeki samimiyetinizle çok net anlaşılıyor. Kısacası memnun oldum sizi keşfettiğime...
    Keyifli paylaşımlarda görüşmek üzere hoşçakalın...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, hoş geldiniz :) Açık sözlülüğü, düşüncelerini ifade etmeyi, samimiyet istemeyi kabalık olarak nitelendiren çok kişiye rastladım. Bu yüzden de sanırım kendimi onların bakış açısıyla bir yerlere koymaya başladım istemeden de olsa:) Sizin gibi yeni tanıştığım bloggerlardan aksini duymak, ilk izlenimin hiç de bu yönde olmadığını görmek çok güzel. Ben de sitenizi izlemeye aldım, görüşmek üzere :)

      Sil
  36. Yazılarını okuma listemde göremediğimdem gidip bakayim kalemderi ne yazmış diyerek geldim. Bu senin gerçek takipçin olduğumu gösterir. Yazılarını beğenerek okuyorum. Sevimsiz biri degilsin. Bunları kim söylüyor bilmiyorum ama herkesin dediğine kulak asma.Motivasyonunu düşürme. Biraz dobrasın diyelim.Bazi insanlar vardır yüzü güler dalgayla karışık söyler söyleyeceğini kimse alınmaz. Aynı şeyi ağır,ciddi biri söyleyince karşıdaki kırılabilir. Bunları yazarken çok dikkat ediyorum mesela, kalemderi kızar şimdi laf eder diye:) Herkesin söylediğini, düşüncelerini sevmek zorunda değiliz ama saygı duymak zorundayız. İstemeyen takip etmez olur biter. Benim eş, iş, çocuk, ev derken pek zamanım olmuyor. Blogları takip edip emeğe saygı niyetiyle yorum bırakmaya çalışıyorum. Uzun yorumlar yazamam ben bu en uzun yorumumdur. Bunu da yarısında oğlumla ilgilenip sonra devam ederek yazdım. Sen ilgiyle okuyup yorum yazıyorsun katılıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de öyle düşünüyorum, beğenmeyenler sürekli bir kalıba sokmaya çalışmak yerine burayı izlemesinler mesela. Daha kolay değil mi? Kimileri de yazıyı hiç okumadan, ezbere yorum yazıyor. O kadar belli oluyor ki bu durum. Bu tür şeyler benim yazma hevesimi köreltiyor, heyecanımı azaltıyor. Okumayın daha iyi diyorum ben de ne yapayım. Okuma listesi konusunda sorunun ne olduğunu gerçekten bilmiyorum. Bugün bloğumda bir hayli zaman geçirmişsin, teşekkür ederim. Sevgiler, görüşmek üzere.

      Sil