9 Kas 2016

YANİ ARTIK BEN



yani artık ben
asırların yorgunluğu çökmüş gibi kambur
ve bağıra bağıra sesi kısılmış
duyulmamaktan yakınan elçi gibiyim

yani artık ben gözyaşları sel olmuş
ve içinde boğulmuş
yani artık ben gecelerce uykusuz kalmış
yorulmuş
yani dönmekten bıkmış usanmış
dünya gibiyim

her uzun cümle kurduğumda devrikleşen kelimeler
ve yanlış yerlere konulan
noktalama işaretleriyim

yani artık ben
okunmaktan utanan bir şiir gibiyim
bir nevi uykusuz gecelerde içilen ayran
yolları gözlenen sevgiliyi beklerken
içilmiş kahve dibiyim

yani artık ben gökyüzünü kanadında taşımaktan yorulan
özgür olmaktan korkan martı gibiyim
elverir mi yüreğim 
denizin dibinde kayalara takılan yosun
ya da gökyüzünde kanat çırparken vurulan 
bir kuş olsun

yani artık ben
yanlış bir yerden çok yanlış bir yerden
kesme işaretiyle ayrılan
özel isim gibiyim

her yağmur yağışında gökyüzünden
çarpa çarpa camekanlar deviren
ıslak
mutlak bir damla gözyaşını andırarak
yağan yağmur damlası gibiyim

yani artık ben
artık ben
üzerinde gri gemiler barındıran
uçsuz bucaksız
yarsız yarınsız
kuzeyde bir yerde yalnız
küflenmiş deniz dibiyim...

20 yorum:

  1. Çok çok güzel. Okuduğuma sevindim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de okuduğunuza sevindim, çok teşekkür ederim.

      Sil
  2. Kelimelerin dizimi, tekrarları, okurken verdiği duygular, benzetmeleri...Hepsi çok güzel. Ne kadar hassas ve bir o kadarda özel bir kalbin var...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O zaman özel bir kalbe sahip olmanın iyi bir şey olmadığını söyleyebilirim :) Tabii hassas bir kalbe sahip olmak da öyle :)

      Sil
  3. Çok güzel bir siir. Huzurlu bir yerde yasayinca rahat yazabiliyor insan ne güzel degil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsan zamanla yaşadığı yere benziyor sahiden. Ankara'nın sürekli koşuşturan, hiçbir yere yetişemeyen halinden sonra burası gerçekten sükunetin tanımı gibi...

      Sil
  4. Yani artık sen,nasıl duygular içerisinde yazıyorsun bilemiyorum ama sen hep yaz. Yağmur şırıltısı eşliğinde okudum bir daha okudum tekrar okudum.Hayranlıkla bir daha okudum. Edebiyatın dibine vurmuşsun benzetmeler nasıl da özel işlenmiş. iyi ki yazıyorsun, okuyan kendinden bir şeyler bulmakla kalmayıp sanki içini döküyor, hafifliyor. kalemine sağlık, ruh haline sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi ki yazıyorum, yazabiliyorum. Buna bütün kalbimle katılıyorum...

      Sil
  5. Senin bloğun bana 'bi insanın her yazdığı nasıl bu kadar güzel olabilir?' şaşkınlığı yaşatıyor. Özelikle bu şiir usta bir kalemden çıkmış gibi. Çok duygulu. Kalemine sağlık kalbi güzel insan.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle hissettiriyorsa ne mutlu bana. Teşekkür ederim.

      Sil
  6. Küflenmiş deniz, gerçekten çok etkileyici ve duygulandıran bir sözdü benim için. Kaleminize sağlık, efendim. Muhteşem bir şiir kaleme almışsınız :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deniz bana her zaman canlı sınıfına dahilmiş gibi gelir :) Üstünde gemi yoksa yalnız olduğunu düşünüp üzülürüm hatta, o derece. Küflenmesi yalnızlığının boyutunu gösteriyor sanki değil mi :) Teşekkür ederim.

      Sil
  7. Acaba ne zaman kitabını okumamız nasip olacak fidan söyler misin? Bütün saçma sapan insanlar kitap çıkardı, böyle yeteneklerden kimsenin haberi yok :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belki yarın belki yarından da yakın, belki de hiç :))) Allah bilir diyeyim ortayı bulalım. Yazmak beni tatmin ediyor, belki ileride anı olsun diye yaparım bir şeyler; ama şimdilik kelimelerimi ticarete dökmek gibi bir arzum yok. Ama, tabii sözlerin, beni buna layık görmen çok güzel. Teşekkür ederim.

      Sil
  8. Merhabalar.
    Uzun soluklu bir arayıştan sonra, demiri kuzeyde bir denize atarak kalemi orada küflenmeye bırakmayınız.
    Kaleminize ve yüreğinize sağlık ve mutluluklar dilerim.
    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kalemler küflenmesin Recep Bey :) Ben de üzülürüm. Saygılarımla efendim.

      Sil
  9. şiiri pek sevmem aslında (kendi yazdıklarım da dahil) ama bu iyi gitti. sevgiler

    YanıtlaSil