9 Oca 2015

HERKESTEN BİRİ GİBİ ASLINDA HEP HİÇ KİMSE


Hep kötü şeyler oluyor bize ve dünyaya. Çatlamış bir damardan sızan kan gibi akıyor zaman. Kısa bir serüvende en acı pay sana düştü belki de. Korkutan bir sükunetle sakladın fırtınayı içine. Derinlerinde bir yerde patlayan kasırga, gözlerinin söndü dediğin ferinde çıldıran yağmur hep sessiz geçen bir yıkımlar zincirinin eseri. Tozunu dumanını görmüyorum zannediyorsun; ama ben görüyorum.

Yılgın bir asilsin yaşamaya tutkusuz. Her şeyi ve herkesi anlayacak kadar büyük bir bilge. Sana biat ediyorum, bu halinle bile sonsuz güzelsin. Korkmadan, üzülmeden, ağlamadan, gülmeden, konuşmadan, inanmadan, beklemeden, sevmeden, sevişmeden, hissetmeden, herkesin yerine acı çekmekten bitap düşerek, hiç kimsenin yerine iyileşmeden ama hep deneyerek, yorgun hayat seferinde adımsız adam, dur. Dur beni böyle ağlatmaya senin hakkın yok. 

Saatler geçiyor gözlerin hangi noktada zihnin hangi acıda bilinmez. Bir ceylan irkilse ülkelerin ötesinden, irkiliyorsun. Amaçsızca kan aksa bir şehirde, yüreksizce vursa birbirini insanlar, sen kanıyorsun. Zalimce çiğnenmiş bir kedinin geçmiş sırları sende. Bir kedinin ezilerek yapışıp kaldığı yerde on binlerce daha yaşlanıyorsun. Sen hep düşündün. Kim çıkabildi senin kadar zihninin zirvesine, kim bu kadar indi yüreğinin derinlerine hatta dibine? Dünya, dünyamız daha güzel bir yer olmayacak artık. Hiçbir şey düzelmeyecek. Hiç kimse iyileşmeyecek. Ve oyununu sürdüreceksin. Herkesten biri gibi, aslında hep hiç kimse. 

Hayat kötü bir senarist, özgün bir musibet bekliyoruz burada, başımıza gelmedikçe hafife almak için. Sana yazılacak rol kalmamış bütün rolleri giydin. Hepsini giydin hiçbirini çıkarmadan giydin. Hepsini üst üste, aynı özenle giydin. Terden sırılsıklam ruhunun eziyeti bitmedi. Kimin nerede çözeceği meçhul bir kördüğümde ilmek gibi atıldığın yerde göğerdin. Usunun sınırlarında azgın bir kaçak geziniyor tüfek çatıp eller yukarı diyeni yok. Yüreğinde kocalmış bir insan güzeli, aşka, hürmete, takdire şayan. Umutsuzluğun da öyle. Bezginliğin. O bile.

Her sözün bir fetih. Her galibiyetin mağlup, her susuşun, her gidişin bir anda başka, bambaşka bir yerlere. Oradan usanman, oradan gitmen, oradan bitmen... Bütün sesleri işitiyorsun. Hepsini. Çığlıkları, kahkahaları, inlemeleri, iç çekmeleri, suskunlukları bile duyuyorsun. İtmek istesen de aklının bir köşesine, aklının boş bir köşesi yok. Aklının her köşesi başka bir hikayeyle işgal edilmiş. Acılara git denmez. Sen diyemezsin. Sen hürmeti büyük adil ev sahibi. Sen paket paket sigarada ne arıyorsun, bitirmez ki ruhundaki zehiri...

Kökünden vurulsaydın bu kadar kanamazdın. Gövdenden vuruldun diye ağır yaralandın. Tam ortasından, tam ortasının başladığı yerden, bir şarkının en isyan eden yerinden. Birden bire yükselen o sükutun esiri sen, beni böyle ağlatmaya hakkın yok senin.

Nasıl herkes gibi olunacağını iyi öğrendin. Nasıl herkes gibi gülüneceğini, nasıl herkes gibi ağlanacağını, nasıl herkes gibi susulacağını, konuşulacağını ve yaşanacağını. Bu kalabalığın bir parçası olmak senin için artık kolay. Gözden kaybolmak için her şeyi yaptın. Başardın. Son alevini söndüren o rüzgarı versen bana, fırtınayı öldürsem, külünü birleştirsem, yapabilsem... Yürüyorsun. Bakkala gidip bir paket sigara alıyorsun. Sahilde bir çay içiyorsun. Bir çay içerken on bin hayat yaşıyorsun. Yoruluyorsun. Bir çay daha içemiyorsun buna gücün yok...

Arzusu kursağında sallanan yaralı bereli, usanmış çocuk. Çok şey oldu, çok kötü şeyler. Bir tek geçmişte bin tek geçmiş yaşadın. Bitkinsin. Bitkinsin. Bit'kin.

Bana ömrümü baştan verseler tertemiz bir sayfa gibi, bana deseler ki onun yılgısıyla takas edebilirsin bunu, ona bu sayfayı verebilirsin deseler, bana deseler ki ona hiçbir yerde hiçbir zaman rastlamayacaksın ve hep onu arayacaksın, deseler ki gülecek yüzü. Yüreğinden gelen bir umudun kahkahasıyla aydınlanacak. Bana ömrümü verseler bir bebek ağlaması yırtsa sessizliği, tutsam onu sana versem, o son ağlamak olsa. Baştan başlasan. 

En baştan.

"Bazılarının normal olmak için ne kadar yoğun çaba sarf ettiğini kimse anlamıyor..." Albert Camus

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder