8 Ara 2014

ZORUNLU OSMANLICA DERSİ HAKKINDA


 Osmanlıca diye bir dil olmadığını, bahsettiği şeyin Osmanlı Türkçesi olduğunu bile bilmeyen çizgi dizi karakterlerin liselere zorunlu ders olarak ilave etmekte ısrar ettiği muhtemelen de başaracağı ahvalimiz. Kime diyelim? Kime denir “İsteseler de istemeseler de öğrenecekler!” diye bas bas bağıran buyurgan bir sesle kuşatılmışken.

 Bak kardeşim, ben Hacettepe Üniversitesi’nde okudum. Öyle 4 yıl filan da değil tam 8 yıl süründüm o kampüste, o dersliklerde. Bu 8 yılın salt 2 tanesi Osmanlı Türkçesi nedeniyle heba oldu. Ha aptal mıyım? Hayır. Aksine kafam epey çalışır.

 Tarihe olan saygıdan ziyade eğitimin köküne kıran girmesini sağlamak amaç. Yoksa sen Osmanlı Türkçesi biliyor musun da gencecik çocuklara isteseniz de istemeseniz de öğreneceksiniz diye ferman buyuruyorsun? Türkçe çok. Azeri Türkçesi var Uygur Türkçesi var Eski Anadolu Türkçesi var Karahanlı Türkçesi var… Türkiye Türkçesi var hepsinden önemlisi. Arap alfabesiyle Türkçe okutacaksın neticede. Sen şöyle ferah ferah desene benim meselem tarihe saygıyla değil düpedüz Mustafa Kemal’in öncülük ettiği Latin alfabesi ile diye?

 Herkes kolayca okuyabiliyor, herkes okur yazar kesildi. Okudukça yazdıkça ne oluyor? Beyin işlemeye başlıyor, düşünce üretiyor. Düşünce? İşte ondan korkacaksın. Osmanlı Türkçesi mi? Bildiğin gereksiz. Saygı duyarım o ayrı ancak 21. yüzyılda insanların uzayda hayat aradığı ve bulduğu bir çağda sen tut bilmem ne tarihli, anlaşılması imkansız değilse de zor ve yıldırıcı bir Türkçeyi dayat.

Ben 8 yılda okuyamadım onu. Çünkü; içim almadı, zihnim reddetti. Dayatılan her şey gibi onu da benimseyemedim. “İstesen de istemesen de öğreneceksin!” dediler. Ne oldu? Mezun oldum; ama öğrenmedim.

Çünkü istemedim.

İler tutar yanı kalmadı artık. Eğitim yangın yeri. Gencecik çocuklar gencecik beyinler sefil oluyor. İsteseler de istemeseler de öğrenecekleri iddia edilen bir yığın tozlu küflü şeyle beyinleri dolup taşıyor. Sayısız faydasız hatta zarar ziyan şeyin hamallığını yapıyorlar. İsteseler de istemeseler de Osmanlı Türkçesi öğrenmeyecekler. Dersi alacaklar elbette; çünkü böyle buyurdu saltanat.

Öğrenecekler mi?

Hayır. Zihinleri biraz daha yorulacak biraz daha bıkacak ve nefret edecek okuldan, eğitimden. Her geçen gün bir yaprak daha düşecek bilginin ağacından. Gün gelecek “Aman okul ne işe yarıyor ki? Herkes evinde otursun.” diyecek nesilleri bizzat bu sıralardan geçiriyorlar işte.

Çözüm? Kavga, dövüş, isyan, kan değil emin olun. Sen çocuklarını ve elinin uzandığı herkesi ayakta tut, iyilikten dürüstlükten ve sabırdan caydırma yeter.

“Yıkılır bu düzmeceler yıkılır 
Köprüler kurulur aydınlıklara.” demiş şair. Bir bildiği olsa gerek… 

Dipnot: Okuldaki ders kitabımızdı. Bak şu fotoğrafa. Elini vicdanına koy da söyle, daha Türkçede -de bağlacını yazmayı öğrenememiş çocuklar mı öğrenecek bunu?

9 yorum:

  1. Merhaba blogunuzu bir blog keşif etkinliği sayesinde yeni keşfettim ve takibe aldım ben de bloguma beklerim sevgiler :)
    makyajtavsiyem.blogspot.com.tr

    YanıtlaSil
  2. Her zamanki gibi doğruyu yazmışsın zihnimdekileri söylemişsin.Kalemine sağlık cesaretine sağlık.

    YanıtlaSil
  3. 12 yıllık eğitim sürecinde yazım kurallarını öğrenemeyen bir nesil için fazlasıyla ütopik bulduğum bir öneri.
    Gerekçesi " Tarihimizle, kültürümüzle bağlarımızın kopmaması ". Güzel ama uygulanabilirliğini çok kaybetmiş bir durum olduğunu düşünüyorum.
    Hangi değerlerimize, ne kadar sahip çıkabiliyoruz ya da sahip çıkabileceğimiz kaç değer bıraktık, bırakıldı? Bunu görmek için de zahmet edip sokağa falan çıkmanıza da gerek yok, televizyon kumandanızın herhangi bir tuşuna basmanız yeterli.
    Diğer yandan dediğin gibi günümüz Türkçesi ile dahi ilgisi alakası olmayan bir nesile Osmanlı Türkçesi' ni dayatmak da neyin nesi? Kısa zamanda onlarca uygulanamayan, rafa kaldırılan eğitim politikasının arasında yerini alacağı şüphesiz.
    Kitap bloğu olarak yola çıkmış bloglarda bile "hayla, herkez" gibi ifadelere rastlıyorsam, üniversite mezunu olmama rağmen birçok kelimenin yazımında şüpheye düşüp, TDK'dan teyit etme ihtiyacı duyuyorsam biz daha neyi konuşuyoruz Allah aşkına...

    YanıtlaSil
  4. Yine kafamın içindekileri yazmışsın canım benim. Ama fazla da kurcalamamak lazım. Elbet bir bildikleri vardır büyüklerimizin. Dört dörtlük olan eğitim sistemimizde tek eksikliği gidermek istiyorlardır belki de. Şimdi engel olmayalım. Ha bir de; Laylalaylalay laylalalaylaaa! :)

    YanıtlaSil
  5. Tm alanlarına seçmeli ders olarak konsa çok mantıklı diyebilirdim tarih vb. Alanları seçmek isteyenler için.Ölü bir dili öğretmenin mantığını anlayamıyorum.Üstelik bunu 1.yabancı dil eğitimi yerlerde sürünürken yapmaları.......

    YanıtlaSil
  6. Osmanlıca eğitimi almadım. Ama osmanlıca da türkçeden daha çok arapça ve farsça kelimeler varmış. Bence gereksiz bir ders, Okuyamadıkları mezar taşlarında ne yazdığını öğreteceklerdir. Millet uzaya çıkıyor, biz geriye gidiyoruz.

    YanıtlaSil
  7. Seçmeli koysalar birşey demeyeceğim de niye zorunlu ama ya. Seni izlemeye aldım. Ben de bloğuma beklerim.

    www.bakbuharika.com

    YanıtlaSil
  8. Neyin ne olduğunu bilen, cahillikten uzak bir beyinden çıkanları okudum, üzerine ne söylenebilir ki daha fazla.. Millet ileri gider, burda Türkiye'de geri geri gidiyoruz..

    YanıtlaSil
  9. Canım ben Bircan eline sağlık akıcı güzel bir yazı yazmışsın.Doğru bir şeyi vurgulamışsın.Arap alfabesini geri getirmek için uğraşılıyor.Arap alfabesiyle yazılar okumayı öğretecekler.Kim Osmanlıca biliyor da öğretsin.Biz okulda o kadar dersini aldık ne işimize yaradı?Ben de senin kadar üzülüyorum öğrencilerin haline.

    YanıtlaSil