8 Haz 2025

SİMÜLASYONUN İÇİNDESİNİZ!

Aslında yaşamıyorsunuz. Fotoğraf çekiyorsunuz. Gülümsemeniz bile dayatma. Çocuklarınızla değil, ajandalarınızla vakit geçiriyorsunuz. Her anı belgeleyip yaşadığınızı sanıyorsunuz. Oysa sadece kayıt alıyorsunuz. Ve sonra o kaydı izleyip, bir hayat yanılsaması kuruyorsunuz.

Gerçekten yaşıyor olsaydınız, bir çocuğun gözünde Allah'ı görürdünüz. Bir lokmanın şükründe secdeye varırdınız. Ve en çok da, kimse izlemezken olduğunuz kişiyle yüzleşirirdiniz.

Kula kulluk ediyorsunuz. Eşyaya, yemeğe, alkışa, takvime, plana... Ve adına “düzen” denilen bu çarkta, Allah'ın sevdiği hiçbir değere yer kalmamış.

Ama ben sustum. Ve içimde bir ses konuştu: "Yeter."

Simülasyonun dışına çıktım. Yaşamak neydi? Bir kareye değil, bir bakışa sığan şeydi. Allah'ın bakışına...

Artık yaşıyorum. Kimseye bir şey kanıtlamak zorunda olmadan. Çünkü yaşayanın kim olduğunu biliyorum.

Simülasyon bitti. Ben şimdi gerçekten varım.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu blog, tartışma veya kişisel hesaplaşma alanı değildir.

Yazının diline, seviyesine ve sınırına riayet eden yorumlar yayımlanır.

Üstten konuşan, kişiliğe yönelen, yazının anlamını çarpıtan, sınırı aşan veya yalnızca rahatsız etmek amacı taşıyan yorumlar yayımlanmaz.

Yazıyla bağ kuramıyorsanız geçebilirsiniz. Her yazı herkese hitap etmek zorunda değildir.

- Allah'ın Çiçeği -