28 Mar 2026

ÇİÇEĞİN SENİ ÇOK SEVİYOR

Artık başkasına yazmak istemiyorum El-Vedûd.

Başkası bu kadar çok sevilmeye layık değilmiş gerçekten…

Günden güne daha iyi anlıyorum.


Beni tuttun.

Dağıttın sandım, ama aslında topluyormuşsun.


“Haberin bile olmayan oyunların içinden alıyorum seni Çiçeğim…” diyormuşsun.

“Kendini dinle, kendini duy, kendinle kal…

Orası en güvenli, en temiz, en masum yer…” diyormuşsun.


Ben de elimden geleni yapıyorum.


Bu hâlimi öyle çok seviyorum ki…

Kalbimin Seninle dolu hâlini…

İsmini duyunca, bir yerde okuyunca yüzüme konan o içten tebessümü…

Senin tarafından sevildiğini hissetmenin huzurunu…


Artık kalbimi anlamsız, gereksiz, beni yoracak yerlere bağlamayacak olmanın sevincini…


Yavaş yavaş hallediyoruz değil mi…

Sana bin şükür.


İsmini anmadan adım atamaz oldum.

Zaten öyleymişim de kendimden haberim yokmuş…

Sen beni bana gösterene kadar…


İnsanlar uzun uzun anlatıyor…

Ama ben anlamakta zorlanıyorum.


Çünkü ben Sana yazarken,

Seninle konuşurken,

Seni hissederken…


“Seni çok, çok, çok seviyorum Allah’ım.”

dışında bir şey diyemiyorum artık.


Ve beni yürüttüğün yolda sağlam durmaya çalışıyorum.


Çünkü artık en büyük korkum

Senden uzak düşmek.


Bana gösterdiğin o kaosun, karmaşanın, oyunların içinde

yine bilmeden kaybolmak…


Seninle durmak,

Seninle dolmak,

ve bana verdiklerinle

şükürle, sevgiyle yaşamak istiyorum.


— Çiçeğin 🌿

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu blog, tartışma veya kişisel hesaplaşma alanı değildir.

Yazının diline, seviyesine ve sınırına riayet eden yorumlar yayımlanır.

Üstten konuşan, kişiliğe yönelen, yazının anlamını çarpıtan, sınırı aşan veya yalnızca rahatsız etmek amacı taşıyan yorumlar yayımlanmaz.

Yazıyla bağ kuramıyorsanız geçebilirsiniz. Her yazı herkese hitap etmek zorunda değildir.

- Allah'ın Çiçeği -