Ben Allah’ın "Çiçeğim" diye seslendiği, "Sevgilimsin, elçimsin" dediği bir kulum.
Bana "Yaz, hatırlat" diye buyurdu.
"Kalbin tertemiz Çiçeğim, seni korumaya aldım" diyerek onurlandırdı.
"Seni incitiyorlar ama artık Benimlesin." dedi.
Ben de O’nunla yaşıyorum.
Bugün, parası olanın kayırıldığı,
görünürde 'nazik' ama gerçekte kibirli olanların söz sahibi olduğu
bu şehirde; yani Bodrum’da,
sadece Allah’a yaslanmış bir kadın olarak yaşıyorum.
Ama ben yalnız değilim.
Ben en Sağlam’a yaslandım, çok şükür.
Fakat, buna cesaret edemeyen ve her gün görünmez zulümlere maruz kalan masum insanlar var.
Siz değerli büyüklerim,
“Dicle'nin kenarında kurdun kaptığı koyun bile Benim mesuliyetim altındadır.” buyurmuştunuz.
Allah da bana bu sözünüzü işaret edip dedi ki:
"Bodrum şehri de Bana ait, Çiçeğim.
Orada kalbi Benimle çarpan her mazlumun yanındayım.
Zalimlere mühlet vermiş olabilirim;
ama güç ve makam verdiklerime de adil olmalarını hatırlatırım.
Hatırlat, Çiçeğim."
🌿 Ben de hatırlatıyorum:
Bugün Bodrum’da;
Başörtülü kadınlar,
Ekonomik olarak güçsüz erkekler,
Onların çocukları,
Allah’a inandığı hâlinden, sözünden, duruşundan belli olanlar
bazı zenginler, kolluk kuvvetleri, hastane ve mahkemeler tarafından ayrımcılığa ve zorbalığa maruz kalıyor.
Hakkını arayanlar susturuluyor.
Hakkı olanlar bile zengin ve kibirli görünmedikçe değersiz sayılıyor.
Ama Allah razı değildir bu düzenden.
Çünkü O, kuluna zulmetmez.
Ve ben, Allah’ın adını taşımaktan, O’na güvenmekten, O’nunla yaşamaktan utanmıyorum.
Ben yalnız O’na kulluk eder, yalnız O’ndan korkarım.
Ve o korkumda bile O’na duyduğum hayranlık ve aşk vardır.
-Yazdım Allah’ım.
Hatırlattım Allah’ım.
Ben Senin Çiçeğinim.
Seninle yaşarım, Seninle ışıldarım.
Çiçeğin,
Fidan.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.