7 May 2015

BİR KURBAN DAHA: "FARKHUNDA"


Farkhunda'yı duydunuz mu? Gördünüz mü demiyorum. Duymuş olmanız vicdanlarınızın toz duman olması için kafi.
27 yaşında, pırıl pırıl bir Afgan kadını. Din eğitimcisi olacaktı eğer vahşiler tarafından linçten beter bir linçle katledilmeseydi. Cami önünde insanlara "din" satan bir yobazın attığı iftira sonrası, kana susamış gözü dönmüş yaratıklarca taşlarla, sopalarla, tekmelerle öldürüldü. Yetmedi, ölü bedeni bir binanın tepesinden aşağı atıldı. Yetmemiş olacak ki üzerinden araçla geçildi cesedinin. Yetmedi o da. Yaktılar, attılar bir kenara...
"Muskaların hurafelerin İslam'da yeri yok!" dediği için bu feci sonu uygun gördüler ona. Kuran yaktı dediler, Kuran yakmış bile olsaydı bu acı içindeki, uzun soluklu, korkunç ölümü hiçbir insana hiçbir canlıya yaşatmaya hakları olmadığını düşünmeden...
Sadece birkaç fotoğrafına bakabildim. Ortaçağ artığı yobazlar tarafından katledilirken videoya da çekmişler. Dine saygısızlık etmenin cezası budur, ibret-i alem olsun diye... İçerik kaldırıldı mı yerinde mi bilmiyorum. Seyretmeye niyetlenmedim bile. Yanlışlıkla açarım da gördüklerim sonrası yüreğim çatlar endişesiyle kıvrandım durdum haberlerini okurken.
Gerçek İslam bu değil diyor hala bir sürü kişi. Gerçek İslam bu değilse, sizler de bu olmadığını o olmadığını şu da olmadığını biliyorsanız, neden gerçek olanını yaşamıyor ve telkin etmiyorsunuz da biz yalnızca "olmayanına" rast geliyoruz?
Dinin, toplumun, erkeğin, sistemin kurbanı hep "kadın". Ferhunde çok güzel... Kanlar içindeyken, vahşilere karşı koyamayacağını bile bile çaresizce ellerini uzatmışken, yüzünde haksızlığın, vahşetin, çıkış yolu olmadığını görmenin, KORKUNUN izleri gezinirken bile çok güzel. Saçları güzel. Gözleri güzel. Bedeni güzel. Düşünceleri güzel. O çıldırmış, tiksinilesi, sapkın kalabalığın orta yerinde kan ve acı içinde bile bir çiçek gibi.
Vuruyor, tekmeliyor, parçalıyorlar; çünkü ışığı, güzelliği, temizliği, algısı, sesi, sözleri, hatta tek başına "varlığı" bile rahatsız ediyor onları.
Öyle ya. Din onlara kendi bildiği ve anladığı, anlamak istediği haliyle kadınları ve dünyanın bütün sefahatini takdim ediyor... Aslında öyle olmadığını biliyorlar; ancak böylesi daha "zevkli..." Kadın, para, güç, hak, hukuk her şey bunların tekelinde. Buna inanıyor bunu dayatıyorlar. Hal böyleyken güzel, akıllı ve cesur bir kadın hiçbirinin hiçbir zaman ulaşamayacağı bir şeye dönüşüyor. Öfkeleri, nefretleri, sapkınlıkları bu yüzden.
Yoksa neden bir dolu mahluk gözü dönmüş bir şekilde, hayatında ilk kez gördüğü bir kadına kulaktan dolma yalan yanlış sözler nedeniyle insanlık dışı şekilde saldırabilir? Hayır dinini çok sevdiği saydığı için değil. İnancı onu bundan men ediyor zira. Hayır ortada çok ciddi çok büyük bir mesele olduğundan da değil.
Ortada akıllı, güzel ve cesur bir "kadın" olduğundan. Ona istediğim gibi ulaşamayacaksam, konuşamaz, düşünemez, böyle güzel olamaz, hatta var olamaz... iç seslerinden.
Ferhunde çok acılı çok uzun bir süreçle de olsa ölerek, bu vahşilerin hükmettiği bir dünyadan kurtuldu. Bizler ise, her gün her an böyle sayısız mazbut görünümlü sapkının arasında, ne zaman ne gibi bir sudan sebep ve bahaneyle tecavüze uğrayacağımızı, linç edileceğimizi filan düşünerek yaşamaya devam ediyoruz. Hiçbir şey değişmeyecek ve düzelmeyecek biliyoruz çünkü. Çünkü, ben bile bütün yüreğimle teslim olduğum inancıma karşı bastırmaya çalıştığım bir öfke içindeyim.
Gerçek İslam bu değilse ve siz de bunu bu kadar gür sesle haykıracak kadar bilinçli iseniz artık o gerçek İslam'ı yaşayın ve temsil edin. Çok uzun zamandır din adına sergilenenler insanlıktan fersah fersah uzak... İnandığıma inanmayı sürdürmekte zorlandığımı duyumsuyorum zaman zaman. Tüm kalbimle de diyorum ki ben bu noktaya geldiysem, başka hiç kimseyi hiçbir şey nedeniyle suçlayamam. Ya gerçek olanını temsil et ya da böylesi din kılıfı içindeki vahşetlerin peşi sıra yapılanın yanlışlığını söyle ve sus. Bir insanın böyle öldürülmesini aklayacak, saklayacak, onaylayacak, unutturacak hiçbir din hiçbir kitap yok.
Bu vahşetin Türkiye'de hala sayısız insan tarafından bilinmiyor oluşu, bilenlerin yapılanın korkunçluğunu vahşiliğini kınamaktan ziyade yine yeniden dini yüceltmeye, zirveye tırmandırmaya, bir noktada o da bu konulara ilişmeseymiş demeye dedirtmeye çalışması... Bunlar da ayrı birer isyan konusu ayrı birer utanç vesilesi...
Aslında yazılacak çok şey var. Ama, cehalet kitleleri o denli esir almış; nefs, hırs, güç öylesine kaplamış ki bu konuda söylenecek en küçük bir sözü bile çarpıtmaya hazır sayısız kişi olduğunu bildiğimden, burada kesiyorum. Hayır korkudan değil. Bunlara laf anlatmanın mümkün olmadığını kabul ettiğimden. Her şeyi işlerine geldiği gibi anlayan, dayatan, zorba, cahil, bencil, sefil varlıklara ne desem ne yazsam kar etmeyeceğinden.
Güzel bir kadın, güzel olması da şart değil esasında, bir kadın benim zevk aracım olacaksa var olabilir, olmayacak kadar akıllı ve cesursa onu linç edelim, ağır ağır parçalayalım, cesedini binadan aşağı atalım, çiğneyelim ve yakıp kül edelim zihniyetine sahip olduklarından hiç şüphem kalmadığından...
Ferhunde son değil biliyorum. Yine de son olmasını istiyorum.
Çok istiyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder