18 May 2017

BUHAR

-Eskici Şiir-
eteklerini koştura koştura bir yağmur akşamında
nemli kirpiklerinle pencereme tüneyen hayalini al
git başımdan sevda benim neyime gerek
boğulur gibi öksürdüğüm bu olmaz olası aşk
dikili kaldı ciğerlerime yarım kalmış bir anıt gibi
ben bu camlara seni buhar olup uçasın diye çizdim
bu şiirleri de zaten yazdım ki
sevdaya mecalim olmadığını anlayasın güzelim

istemem mi sanıyorsun bulutlardan buketler yapmak
bilirim hiçbir şey yakışmaz avuçlarına bu kadar
düşlerimiz ne güzel, bir bulutun üstünde uyanmak
şimdi bu mısralar benim isyancı halim
bu hasret yangınım, sen yastığımda gözyaşlarım
ama ne olur al kendini, git nereden geldiysen oraya
dumanlara karış, dağıl herkesin hayatına
herkese öyle çok düş öyle çok düş ki
bana hiç kalma

önemi yok, yıkarım parmaklarımı saatlerce
dökülsün diye tozu adını yazan kalemlerin
önemi yok kapatırım gözlerimi
silinene dek gölgesi birer birer gidenlerin
önemi yok alışırım, alışmakta hünerliyim
avuturum yaşamaktan bıkkın yüreğimi
sen bana acıma
ben yeterince acıyorum kendime
yorulma

ama yanılma
bu camlara seni buhar olup uçasın diye çizdim
bu şiirleri de zaten yazdım ki
sevdaya mecalim kalmadığını
anlayasın güzelim...

04.05.2007

4 yorum:

  1. Sanki bir erkek bir kadına yazmış gibi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle sayılır :) Ben zamanında şiire dökmüşüm sadece.

      Sil
  2. Çok güzel bu, ince ince nakış gibi işlenmiş. Gerçekten çok etkilendim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğendiğinize sevindim, teşekkür ederim :)

      Sil