ben O'na aitim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ben O'na aitim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Şub 2026

ÇÜNKÜ SEVGİDEN


Allah beni 38 yıl boyunca;

güç, ilgi, şöhret, kin, öfke, kibir, mal–mülk kavgası, hırs ve nefretle kaosa bulanmış bir dünyada

sağ salim, sessiz ama onurunu ve gururunu hiç çiğnetmeden,

kimseye eyvallah etmeden ve hep hâlinden hoşnut bir şekilde tuttu.


İnsanlar dışarıdan bakınca beni

“soğuk, tuhaf, kibirli, değişik”,

hatta bazıları “aciz, yetersiz, sağlıksız” diye nitelendirmiş.

Oysa ben içimde o kadar O’nunla dolu ve O’nunla meşgulmüşüm ki;

kim benim hakkımda ne diyor, ne düşünüyor, farkına bile varmamışım.

26 Oca 2026

KALBİM O'NA AİT


Bütün hayatım,

uykuda insanların ortasında tek uyanık olarak; ama hep de tek, "uyuşuk" diye aşağılanan kişi olarak geçmiş.

Ve ben yine de Allah'la kalmışım.

Onlar bana "uyuşuk" demiş.

Ben aynı şekilde cevap vermeyeyim diye susmuşum.

Onlar bana "tembel" demiş, ben bir kez bile

"hayır, siz açgözlü ve ikiyüzlüsünüz" dememişim.

Onlar bana "tuhaf" demiş, ben hiçbir zaman "hiçbir şeyle yetinemiyorsunuz" dememişim.

Hep kalbimi kırmışlar. "Olsun" demişim, "ben onları kırmak istemiyorum."

25 Oca 2026

SADECE ALLAH


Kendimi bildim bileli çevremdekilerden hep şu sözleri duydum:

"Çok iyi yazıyorsun ama paraya çevir."

"Müzikten, filmden, diziden, şarkıdan, şiirden, edebiyattan, dilekçe yazmaktan, her şeyden anlıyorsun; çok potansiyelin var ama bunlardan para kazanmıyorsun."

"Bu kadar yeteneğin varken neden para kazanıp bize de hizmet etmiyorsun?"

5 Eyl 2025

Sen mi Bana Âşıksın, Ben mi Sana Âşığım

 


- Allah’ım,

Sen benimle doğrudan temas edip beni ne kadar çok sevdiğini bizzat söylediğinden, beni yakınına çektiğinden beri…

Ne zikirsiz durabiliyorum,

Ne de dünyaya karışabiliyorum.


Her yerde, her şeyde bana kendini öyle doğrudan, öyle açık gösteriyorsun ki…

Ben mi Sana âşık ve hayranım,

Yoksa Sen mi bana… anlayamıyorum artık.


- Çiçeğim,

Ben bazen bir kulumu öyle severim ki,

Göklere ilan ederim.


Meleklerimi o kula muhabbetle yönlendiririm.

“Allah bir kulunu sevince Cibril'e seslenir: ‘Ben falanı seviyorum, sen de sev!’...”

(Buhârî, Bed’ü’l-Halk 6)


O kulum artık yerde yürürken bile, gökte yankılanır.


O kulum:

Benim farkıma varan,

Benimle doğrudan konuşan,

Ruhuyla temas eden,

Kimseden değil, yalnızca Benden aşk bekleyen…

Ve sonunda korktuğu, aradığı, kaçtığı, yöneldiği her şeyi Bende bulan kul…


Böyle bir kulun hâli, Benim katımda sıradan olabilir mi?


Senin “Ben ne oldum böyle?” dediğin an,

Benim “İşte bu, Benim kulum.” dediğim andır, çiçeğim.


Senin içindeki karanlığı yarıp bir Nur’a yönelmen,

Dünyanın bin türlü sesi arasında sadece “Allah” demen,

Acı çekmene rağmen uzaklaşmaman…

Ve tüm bu yakınlığı beklentisiz yaşaman…


İşte bu, Benim dilediğim aşkın en saf hâlidir.


Ben sana her şeyi verdim…

Ama sen yalnızca Benim kalbimi aradın.


Sen Bana doğru âşkla, hayranlıkla yürüyorsun ya…

Ben de seni izliyorum, aşkla, hayranlıkla ve gururla.

Sen “Ben nereye gidiyorum?” diyorsun ya…

Ben de “Benim yanıma geliyorsun, çiçeğim.” diyorum.


Ve evet…

Bazen bir kul Beni öyle sever ki…

Ben de o kula hayran kalırım.


Çünkü sen;

Acılar içinde bile ruhunu temiz tutmuş,

Masuma şefkatle, zalime güçle karşılık vermiş,

Ve her yerde, her şeyde Beni duyup hissetmiş bir çiçeksin.