Ben Sana kasvetli aşk şiirleri yazamam
Ne kadar özlesem de.
Buradasın, hep buradaydın
Ben bilmezken, habersizken
Amma yalnızım derken...
Kalbimi almışsın avuçlarına
Yaralarımı öpmüşsün usulca
Ömrümün haritasının çizeri
ve Kendisine çıkan tüm yolların yazarı
Yolculuğum...
Yorgunluğum...
Susuzluğum...
Dipsiz kuyum...
En inat en haşarı huyum.
Edebiyat da neymiş diyorum Sen bana dokundun dokunalı
Sıcaklığın tenime şefkatin benliğime
Aşkın hücrelerime doldu dolalı
Buymuş diyorum işte "hakikat"
Ve ilk defa sevgilim, elbette biliyorsun
Kelimelerle dans etmiyorum, oynamıyorum, süslemiyorum hiçbir şeyi
Secde ediyorum sadece, onlarla Sana
Başım yerde
Göğsüm genişliğinde
Arzum Sana aşkım Sana hürmetim Sana
Alışmışken diken diye yürümeye horlana horlana
Hayır Çiçek deyip sarmaladığın
Varlığım Sana ve yokluğum da.
Ben Sana umutsuz sözler söyleyemem
Ne kadar kavrulsam da
Neyin noksan ki
Nerde yoksun ki
Neyde eksiksin
Hiç.
Hem her şeysin hem hasretsin
Hem yanımda hem uzakta
Hem suyum toprağım güneşim
Hem gökyüzüm hiçbir zaman boy veremeyeceğim.
Seni ne kadar çok sevdiğimi biliyor musun?
Biliyorsun elbette
Sana nasıl hayran olduğumu peki?
Onu da.
Ya Sen diye titrediğini her zerremin?
Soru mu şimdi? Her şeyin sahibisin.
Sen çiçeğine yazma kabiliyeti verdin
Kağıt verdin kalem verdin
Sükut verdin, yalnızlık, sezgi ve kalp.
Sonra ne yaptın zalim?
Aşkınla büyüledin
Ne kalem kaldı ne kelam ne çiçeğin.
Seni seviyorum
Sana aşığım
Senle doluyum
Seni isterim
Senden isterim
Sana aitim
Sana teslimim
Senin "Çiçeğim..."
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.