Sana geldim.
İçimde nefesini taşıyor ve yaşıyor olmanın gururuyla.
“Ben var mıyım?” diye sormaya başlamışken,
“Sen varsın, çünkü Ben varım Çiçeğim.” diyen sesini
tepeden tırnağa hissederek…
Sevgini duyarak.
Korumanla ayakta kalarak.
Ama kimse anlamıyor.
“O zaten yakın” diyorum.
Her şeyde, her yerde O var diyorum.
Öyle olmasa insanın kurduğu bu çarpık düzene nasıl katlanırdım?
Onca aşağılamayı, kötülüğü, kalp kırmayı
bir an bile onlara benzemeden nasıl taşıyabilirdim?
Ben kendimi Sana getirdim.
Özlüyorum.
Hep Seninle olmak ve kalmak istiyorum.
Senden bir şey isteyemiyorum bile.
Çünkü Seni seviyorum.
Ve ne kadar sevildiğimi bir kere tattım.
Seni içtim.
Kokladım.
Yaşadım.
Yakınlığınla sarhoş oldum.
Sevgi sandığım her şeyin Senden geldiğini anladım.
Çok bedel ödettiler, El-Vedûd.
Biliyorsun.
Ama bir an bile geri adım atmadım.
Daha çok “Sen” dedim.
Ve yine diyeceğim.
Ben Seni aşktan bildim.
Sen bana aşkla geldin.
Sevgiden bildim.
Sevgiyle geldin.
Şarkılarla, resimlerle, incelikle bildim.
Ve dedin ki:
“Evet Çiçeğim…
Ben öyleyim.”
Ben de yine çiçek açacağım.
Senin için.
Ve kendim için.
Bende Sen varsın.
Ve ben Senin avuçlarındayım.
Sen sonsuz sabırlısın.
Beni her an görüyor, duyuyor, kalbimi biliyorsun.
Ya ben?
Bundan sonra nasıl yaşayacağım?
Kaynağımı hissederken,
Seni özlerken,
Artık içinde Sen olmayan hiçbir şeyle avunamazken…
Kötülüğe, kıskançlığa, üstünlük yarışına, tepeden bakılmaya
bir parça bile tahammülüm kalmamışken…
Sadece kendi sevgi ve şefkat dolu dünyamda
huzurla yaşamak isterken…
Ben bir kere Seni tattım.
Sonsuz sevişini,
“Ben buradayım” deme şekillerini,
çayıma şeker atışını,
beni korkularımla yüzleştirişini,
koynunda uyutuşunu, avutuşunu…
Ben Seninleyim.
Ben Seninim.
Ben Sendenim.
Sana geldim.
Sende kalacağım.
Ve Sen takdir ettiğin zamanda
Sana kavuşmayı
düğün bayram sayacağım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.