27 May 2015

KOKUYORSUNUZ !


Her şey kokuyor. Üstünüz başınız içiniz dışınız yanınız yöreniz leş gibi kokuyor. Paçalarınızdan oluk oluk pislik akıyor. Olur olmaz yerlerde olur olmaz anlarda heybetle şahlanan uzvunuz, insanlığın utanç anıtı gibi yeni ve daha beter işlere imza atmak üzere dikiliyor tepemizde.
Kokuyorsunuz. En iyinizden en kötünüze dek hepiniz buram buram. Erkek kokusu böyle bir şey mi? İnsanı kahrettiren, ışığını söndüren, kendi kirine bulaştıran, yenilmez, devrilmez bir şey mi? Dünyanın kurulduğu günden bu yana üstelik, bıkmadan usanmadan tapındığınız, güç saydığınız, oradan oraya gururla savurduğunuz şu et parçası... Erkek mi?
Bir damacana ne kadar tahrik edebilir insanı? Bir rulman? İnsan denen şeyin ellerinde oyuncak misali hor kullanılan, zulüm gören, ağzı var dili yok hayvancıklar ya? Nesi coşturur acaba bütün hayatımıza bir lanet gibi çöken o zevk güdünüzü? Bir hayat başlatmaktan çok bütün dünyayı ebediyen kalkmayan bir karanlığa, zulme, ayıplar silsilesine teslim eden o şey, o zevk suyu, o iradesiz, iğrenç, olmaz olası azgınlığınızı sözüm ona "ne tetikler?"
8 yaşında çocuk? 8 yaşında? 8 ?
Ne yaparak ulan? Ne yaparak? Neresiyle?
Sen ama başkasın değil mi ayaklar altında çiğnenesi egonla öbürlerine nispeten az gelişmiş erkekçik? Sokakta dahi önüne gelen dişiyi tepeden tırnağa süzerek, şu ben başkayım havasını bile ilgi çekmek yaranmak için sömür sömür sömürerek, hele ki bir fırsatını bulduğunda, gizli kalacağına inandığında uzvunun zevki için yemeyeceğin halt bulaşmayacağın pislik olmadığında ha? 
Sen başka mısın? Kadın gördü mü evirip çevirip neler yapacağından başka bir şeye kafası basmayan... Başka şeye enerji harcamayan, iğrençliğini acınası nezaket kılıfları altında gizleyen sen başka mısın?
YETER!
Yeter... Çekin şu leş uzvunuzu dünyadan artık. Çekin. Üremeyin çoğalmayın çoğaltmayın! Müthiş bir iş başardığınızı sanıyorsunuz ama dünyayı, hayatı her an biraz daha katlanılmaz hale getirmekten, kirletmekten, kokutmaktan başka bir şey yapmıyorsunuz. "Kadını sahiplenmek" gibi aptal saplantılarınız var, bulduğunuz her deliğe girmeye çalışmak gibi acınası tiksinilesi alışkanlıklarınız... Kendinizi dünyanın hakimi sanmak gibi bir bilinç altınız, üstünüz, her tarafınız...
Bütün olayınız kadın, bütün olayınız önünüzdeki o et parçası! Aklınız, diliniz, eliniz, ayağınız başka hiçbir şey için değil yalnız bunun için işliyor.
Öyle leş bir ruhunuz var ki... Ettiğiniz küfürlerle, için için kadına taparken ilk fırsatta kadın bedenini aşağılamaya ve rezilliğini örtmeye çalışan tavrınzla, cehaletinizle, kurnazlığınızla, yobazlığınızla, pisliğe gelince her türlü iş bilirliğinizle, aczinizle, kokuşmuşluğunuzla, safi o pis varlığınızla bile... Yeter. Yeter! Hepinizin köküne kibrit suyu.
Birkaç namus, ahlak kelamı, birkaç höt höt, birkaç din kitap martavalı, birkaç hepimiz öyle değiliz bak mesela ben şahaneyim, muhteşemim, erişilmezim "zevke ben layığım" ezikliği... Dünyanın kanunu adı verilen öğrenilmiş çaresizlik... Sayıca üstün olanların zulmü... Kan... Nasılsa üstü kapanıyor öyle değil mi? Nasılsa her şey kaldığı yerden işlemeye devam ediyor.
8 yaşındaki bir çocuğa, yıllarca, bir köyün bütün uzuvlu aşağılık mahlukatınca ki içlerinde cami yaptırmış 70 yaşında bir ciğeri beş para etmez de var, tecavüz ediliyor... Yıllarca... İçlerinde hacı hoca takımı var. ÖZ ABİSİ VAR... İçlerinde sen de varsın, yine kadın bedenini sikip sokarak, amına koyarak filan sövmekle arınamazsın. İçlerinde sen de varsın. Beyninde am göt ve memeden başka şey dolaşmayan sefil şey seni. İstediğin kadar lügat parçala, istediğin kadar öyle olmadığına dair çene çal, istediğin kadar söv ya da tepki göster. İçlerinde sen de varsın.
İşte böyle bir dünyada, böyle insanın kanını çeken, beynini uyuşturan, kalbini dağlayan olayların sıradanlaştırıldığı, teşvik edildiği, erkekçiklerin yürü be goçum sen daha iyisini yapabilirsin dercesine yüreklendirildiği, salıverildiği bir memlekette, her gün daha kötüye daha kötüye giderken... Yaşamaya devam etmek. Edebilmek... Üstelik bir kadın olarak. Üstelik bir gün bir çocuk sahibi olma ihtimaliyle... Bir erkek çocuk! Ya bir kız çocuk!!! Fena...
Kokuyorsunuz ulan. Leş gibi, hepiniz, hepiniz, sen sen sen sen! Bütün gücünü sözüm ona "hayatın devamını sağlayan"; esasında alayınızı salyaları aka aka zevkten başka bir şeye boğmayan ve insanlıktan çıkaran uzvunuzdan alırken açık ve net söylüyorum ki...
Sizin devam ettirdiğiniz, günden güne daha daha dayanılmaz olan, akıl sağlığından ruh sağlığından yaşama sevincinden eden leş kokulu pis bir lağımdan farksız bu düzenin bu hayatın devam etmesindense, hayatın devam etmemesini bütün kalbimle dilerim.
Yok olun. Helak olun. Kahrolun. Hepiniz. Biriniz bile eksik olmadan. Biriniz bile unutulmadan. Bütün o sefil gücünüzü aldığınız ve hayvanların, çocukların, kadınların hayatlarını acımadan yok ettiğiniz, sayesinde kendinizi bir yeryüzü Tanrısı addettiğiniz uzvunuzla birlikte bitin artık bitin!
Bitin...

2 yorum:

  1. Tecavüz ve taciz olaylarıyla ilgili bütün öfkene sonuna kadar katılıyorum. Sadece erkeklik değil insanlık adına utanıyorum onlardan ben de. Ama kuzucum off öyle ağır yazmışsın ki, karşına çıkacak herhangi bir erkeğin vay haline. Yine de yeryüzünü paylaşan iki insan cinsinden birisi olan ve bu tip iğrençliklere biz kadınlar kadar öfke duyan, isyan eden, kendi cinsi adına utanç yaşayan erkeklere haksızlık etmesek mi acaba..? Ki; içinde babalarımız kardeşlerimiz eş ve dostlarımız var di mi...

    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında ben de onu izaha çalıştım. Artık öyle düşünemiyorum, bakamıyorum; çünkü gerçekten de bir fırsatını buldu mu erkekler hep aynı şekilde davranıyor. Bakın her gün dayanılmaz bir taciz, tecavüz olayı... Ve bunlar cezasız kalıyor. Koca köy 8 yaşında bir çocuğa 7 yıl boyunca tecavüz edilmesine seyirci kalıyor. Tecavüz edenlerin içinde abisi var, köye cami yaptırmış 70 yaşında bir adam var. Yani bunlar da abi, bunlar da baba, dede... Ama sonuç aynı. Tabii ki hepsi böyle diyemem; ama %90'ı böyle diyebilirim rahatlıkla. Daha doğrusu utançla, üzüntüyle, isyanla...

      Bir köşe yazısı okumuştum. O yazıda, yazar "Bu kulaklar kedinin patilerine eldiven geçir tecavüz ederken tırmalamasın." diye birbirine akıl verenleri duydu..." diyordu. Diyenler de sanıldığı gibi eğitimsiz, alt tabaka değil elit denen kesimdenmiş... Ben o satırları okurken bile kalbimin ikiye ayrıldığını duydum... Bebeklere, çocuklara, hayvanlara, kadınlara, hatta birbirlerine bile... Bu kadarından sonra müsamaha gösteremiyorum; gösterebileceğimi de zannetmiyorum. Hepsi iyi olduğunu öne sürüyor zaten. Ama, fırsatını buldular mı da yapmaktan geri durmuyorlar...

      Sil