10 Şub 2016

SADECE YAZ



İnsanların ne kadar iğrenç varlıklar olduğunu şiddetle hatırladığım günlerden geçiyorum. Gerçek yaşamda kendime çekilmekle bu sorundan kurtulduğumu sanmıştım; ama öyle değilmiş. İnsan kelimesi de cidden küfür gibi geliyor kullandığımda. İnsan. Anama bacıma sövmüşler gibi geliyor resmen. Bende öyle bir şey çağrıştırıyor bu kelime.

28 yıllık var oluş serüvenimde ne çocukluğumdan ne ergenliğimden ne de gençliğimden bir şey anladım. Kötülükten, maskelerden, fısıltılardan, yapaylıktan, menfaatçilerden, ruhu defolulardan, bencillerden, yalandan, çirkinlikten, kalbi kirleten her şeyden herkesten koşar adım kaçtım. Ben kaçtıkça onlar beni buldu ve yakama yapıştı. Olabildiğince aşağı çekildim. Hiç kendim olamadım. İçim kırıklarla, eksiklerle, söylenmemiş sözlerle ve uğradığım haksızlıklarla dolu. Dünyanın hiçbir zerresinden zevk almayan bir canlı olarak nefes alıp verme görevime devam etmekteyim. Yapımda ve yayında emeği geçen herkese teşekkür ederim.

Hayal kurmuyorum, rüya nadiren görüyorum, en son ne zaman dışım gülerken içim de birlikte gülüyordu hatırlamıyorum. İntihar etmeyi inancım yasakladığı için düşünmüyorum. Kardan ve sarhoşluktan nefret ediyorum. Hayvanları özellikle de kedileri çok seviyorum. Kafamdaki dünyaya çekilip ana döndüğümde tırnaklarımı kemirdiğimi fark ediyorum. Müzik dinlemediğim gün ruhumun cızırdadığını, beynimin başıma basınç uyguladığını hissediyorum. Düzeltmeye gücümün yetmediği acıları görmekten ve onlara ağlamaktan yorgunum; ama kendimi tutamıyorum...

Sizden değilim. Sizin gibi değilim. Aranıza karışmak ve oyununuza dahil olup bütün o çirkin, sahte, taraflı kuralları benimsemek istemiyorum. Hiçbiriniz beni tanımıyorsunuz. Hiç kimse beni tanımıyor. Hiç kimse beni tanımak için zaman ve enerji sarf etmedi.  Kimse beni dinlemedi. Kimse bana sormadı. Kendimi anlatma olanağını ilk kez Söz Sanatı'nda buldum.Vicdanımın olanca rahatlığıyla söylüyorum ki iyi ve dürüst bir canlıyım. Öyle de kalmak istiyorum. 

Ya Söz Sanatı'ndan ya da bu paçalarından vıcık vıcık riya akan kurtlar sofrasından çekilecektim; ikincisini tercih ediyorum. Ne zaman bilmiyorum; fakat ikinci bir karara kadar deliler gibi yazmaktan başka hiçbir isteğim yok. Bu süreçte ister okursun ister okumazsın. İster bakarsın ister bakmazsın. İster ses verirsin ister vermezsin. Söz Sanatı'nı hiçbir şeye, hiç kimseye ve hiçbir kirli döngüye feda etmem. Açıkçası, kısacası, burada duyduğum heyecandan başka hiçbir şey umurumda değil.

Şu ana dek "SADECE YAZ" dım bundan sonra da böyle yapacağım. Kırılan kırılsın, kızan kızsın, tepinen tepinsin, giden de gitsin. Bu blogdan ve yazmaya olan tutkumdan başka hiçbir şeyin önemi yok. Elimi verip kolumu kaptırdığım insanların küçük ve ucuz dünyasından fena halde tiksindiğimi daha nasıl ifade edebilirim, bilemiyorum.

Bir nevi bloğumu dezenfekte ediyorum. Temizlik sonrası nasıl özenli olunursa artık ben de buraya yeniden mikrop taşınmasına engel olmak için kendimi kapatıyorum. 

Bu kadar.


22 yorum:

  1. Geç bile kaldın.Sen yazmana bak demekten dilimde tüy bitti fidancığım.Su akar yolunu bulur demişler.Yürümene bak.Yanında yürümek isteyen kendini belli eder zaten.Bu arada google hesabıma dönmek istiyorum ben ya böyle ondan ona ondan ona çok karışık.nasıl yapılıyor biliyor musn?

    YanıtlaSil
  2. senin sorunun fazla alçak gönüllüsün ağzı iki laf yapanlar hemen havaya giriyor;bu yazma yeteneği bende olsa kimseyi sallamazdım kıçım havada olurdu.öyle olunca kıymetlide olursun:0 kimse okumassa ben okurum boşver

    YanıtlaSil
  3. yazıyı bir solukta okuyup bitince derin nefes almam gerekti )) dün gece burda çok zaman geçirdim bütün bloğu okumayı hedefliyorum. sağı solu pisletmeden gezerim merak etme:))

    YanıtlaSil
  4. Kalemi güçlü insanın atarı da güzel oluyor :D

    YanıtlaSil
  5. Sıkma bu kadar canını. İnsan, bilinen 5000 yıllık tarihinden beri hiç değişmedi. Ben anladım bir kaç gündür ne denmek istendiğini ve çok haklısın.
    Selamlar, Sevgiler,

    YanıtlaSil
  6. sen pire için yorgan yakmayacak kadar akıllı birisin. yazılarna bak kulağını kapatıp önüne bak. ben buralarda olucam, sevgiyle.

    YanıtlaSil
  7. Kimseyi yargılama hakkını kendimde bulmuyorum..yazına binaen ve 38 yıllık hayatımdan anladığım ve biraz inanmani istediğim bişey var..sevgi de var dünyada ..sıcak kalpler de..Onların peşine düşerek yaşamak bile anlam katar insana..istersen düşün istersen düşünme ama bunlar mevcut can.

    YanıtlaSil
  8. gene mi pasta...)) ya takmasana bu kadar? ben bile yeni olduğum halde çözdüm ortamı. alış biraz gül geç relaks relaks (o yazı neydi öyle yav daha hala aklımda dçnüyor cümlelerin) sen kelimelerle sevişmene devam et ben azım açık okurum

    YanıtlaSil
  9. Blog yazarlığı için fazlasın güzelim ama bu başlangıç olsun. bence de yap bir temizlik, boş beleş blogları izleme yorumları bile cevaplama çok gerekmedikçe. biraz kuul ol yüzgöz oldukça daha çok üzülürsün.git kafana göre blogları seç gez oku çık bu kısıldığın çevreden. nacizane fikirlerim bunlar

    YanıtlaSil
  10. Yaz sadece yaz.üzme kendini.

    YanıtlaSil
  11. yazı yazmak için ideyal şartlar.. ben de insanlardan sıkılıp kalem kağıda sarılırım ha iyi yazabiliyor muyum o tartışıla bilir ama iyi geliyor bana

    YanıtlaSil
  12. En başından beri söylediğim şey. Sen yazmana bak iyi işler er geç takdir edilir kimseye ihtiyacın yok kaleminden başka bi de benden başka tabi bebeğim :)) seni seviyorum

    YanıtlaSil
  13. Fidancığım, niye bu kadar üzüldüğünü anlamadım. Seni üzenleri dikkate almayacaksın bitanem. Senim duygularını çok güzel ifade ettiğin, hercümlenle duygularımıza tercüman olmayı başardığın güçlü bir kalemin var. Bırak kim ne derse desin, sen yaz bitanem. Canını sıkma. Bazen duygularımı anlatmakta yetersiz kaldığımı hissediyorum ve açıyorum seni okuyorum. Beni bundan mahrum etme. Sevgiler...

    YanıtlaSil
  14. Gerçekten bu kararı verdiysen kendin olabilirsin artık. Ne mutlu sana

    YanıtlaSil
  15. İnsan kendi itibarını düşünüyorsa ağzından çıkan cümlelere dikkat etmek zorundadır. Günlük yazmak gibi blogda da özel sayılabilecek duygu ve düşüncelerinizi yazmak konumunda kalabiliyoruz. Günlük yazmak daha somut oluyor. İsmin cismin ortaya dökülebiliyor. Fakat blog yazmak sanal bir eylemdir. Çünkü rumuzlarla kimlik kullanabiliyoruz. Belki de özel durumların irdelenmesi, farklı kimlik ve kişiliklerden yorum alınmsı, özgürce değerlerin tartışılması ve tartılmsına şahit olabiliyoruz. Adını ve sadını bilmediğimiz, ama yazılarından bir değer olduğu anlaşılan kimliklerin, kişilikleri de aynı zamanda ortaya dökülebiliyor. Bize düşen, iyiniyetli ve gerçekten kulağımıza altın bir küpe olarak takabileceğimiz öğütleri de alabilmiş olmamızdır.

    Profösör rumuzuyla burda yazan blogdaş da bir nevi sanal dosttur. Fakat sanal da iyi bir dost olması, reelde kötü bir insan olduğu anlamına gelemez. Zaten buraya yazan blogdaşlar kendinden önce karşısındakini düşünebiliyorsa, karşı taraf bu samimiyeti hissedecektir. Belki de reeldeki arkadaşlardan görmediği iyi niyeti, samimiyeti, yardımlaşmayı, dayanışmayı ve paylşmayı blogdaşlarından görebilecektir. Blog yazarlığı ve blog dostluğu çok önemlidir. Blog yazarlığı ve paylaşımı da önemlidir. Bu bir lütuftur aslında.

    Bazen kendini çıkmaz bir sokakta hissedebilirsin, bazen öyle sıkıntılar yaşarsın ki bütün duvarlar üzerine yıkılır. Blog dostluğu seviyeli olduğunda, kendine güven ve huzur gelir. Aşamayacağın ve çözemeyeceğin sorun yoktur aslında. Bütün tılsım buradadır.

    YanıtlaSil
  16. Sevgili kalemderi Bloğumu 2008'lerde açmıştım.Blog alemine de birkaç yıl öncesi ara vermiştim.Eğitim çalışmalarımdan dolayı.İnanır mısın eğitim işine de etrafımda bulunan yukarıdaki yazında saymış olduğun karakterdeki insanlardan uzaklaşmak ve kendimi geliştirmek adına. Aslında bu anlamda o insanlara teşekkür borçluyum olayın iyi tarafından bakarsak.Bu tarz insanlardan uzaklaşarak ikinci lisansımı ve yüksek lisansımı tamamladım.Kendime değer kattım onlar sayesinde. Çok düşündüm, Ben de hep çok düşünenlerdenim, empati de yapanlardanım ama hiç haklı taraflarını göremedim ve doğrusu anlam da veremedim. Çok mu zor adam gibi adam (insan gibi insan)olmak.canım yazıların benim de ruhuma hitap ediyor. Fırsat buldukça geçmişe dönük yazılarını okumaya çalışıyorum.Kalemine, yüreğine sağlık.Ben hep bu tarz insanlara inat, bize iyi gelen şeyleri yapmaya devam edelim.Umarım birçok insan da böyle düşünür ve olumsuzlukları olumluya çevirmek için kendini geliştirir temennisi ile sevgiyle ve sağlıkla kal...

    YanıtlaSil
  17. '' dünyanın hiçbir zerresinden zevk almayan bir canlı olarak nefes alıp verme görevime devam etmekteyim. yapımda ve yayında emeği geçen herkese teşekkür ederim'' Üzdün

    YanıtlaSil
  18. Konuyu bilmeden neler yazanlar var hayret.Bence de çok doğru bi karar vermişsin. Yazılarına konsantre ol,yeteneğini doğru yere kanalize et,kulaklarını kapat sadece yaz.. .

    YanıtlaSil
  19. siz yine yazın şiirinizi, hikayenizi...

    YanıtlaSil
  20. Büyük insanlık gemide güverte yolcusu
    tirende üçüncü mevki
    şosede yayan
    büyük insanlık.

    Büyük insanlık sekizinde işe gider
    yirmisinde evlenir
    kırkında ölür
    büyük insanlık.

    Ekmek büyük insanlıktan başka herkese yeter
    pirinç de öyle
    şeker de öyle
    kumaş da öyle
    kitap da öyle
    büyük insanlıktan başka herkese yeter.

    Büyük insanlığın toprağında gölge yok
    sokağında fener
    penceresinde cam
    ama umudu var büyük insanlığın
    umutsuz yaşanmıyor.

    Nazım Hikmet

    YanıtlaSil
  21. Bir kaç hafta sayfamdan ve bloglardan uzak kaldım dönüşte ilk karşılaştığım yazın şaşkına çevirdi beni; neler olmuş:) Bu yazının nedenini bilmesem de ilk düşündüğüm ''güçlü duyguları olmayan birinin güçlü bir kalemi olamaz'' idi. Güçlü duygulara sahip olan birinin ise pek çok insanda hazımsızlık ve hoşgörüsüzlüğe sebep olması kaçınılamaz. Doğru yoldasın bana göre. Sen SADECE YAZ.

    YanıtlaSil
  22. Blogun amacının saptırıldığına pek çok kere şahit olduğum, bunun üzerine bir yazı kaleme aldığım ancak tamamlayamadığım günler geçiriyorum ben de.
    Böyle dolu dolu içerikte bir blogu, bu yazma iştiyakini hiçbir heveskırana feda etmeme kararı almış olmana çok sevindim. SADECE YAZ. İçinden geldiği gibi...

    YanıtlaSil