iyilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
iyilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ara 2025

KALBİN RABBİYLE BULUŞMAK

Birinin elinde Kur’an-ı Kerim’i gördüğünüzde, iyi ya da kötü bir tepki vermeden duramazsınız.

Çünkü ruhunuz, o an O’nu görür; hatırlar ve O’na temas etmek ister.


Başlangıçta sizi tetikleyen duygunun ne olduğu önemli değildir.

Korku olabilir.

Şaşkınlık olabilir.

Özlem olabilir.

Tiksinti bile olabilir.


Kur’an-ı Kerim, ruhunuzda bir hatırlayış başlatır.

Çünkü o anda O, sizinle konuşuyordur.

“Ben buradayım.” der; ruhunuza, kendi nefesine.

Ruhun bu çağrıyı duymaması, kayıtsız kalması imkânsızdır.


Sonra ya o Kur’an’a bir şekilde dokunur, tiksinti sandığınız bir hisle kenara itersiniz

ya da elinde Kur’an olan kişiye üstünlük kurma hevesiyle

“Senin abdestin var mı?”,

“Bence başın açıkken okuma.”

gibi cümleler kurarsınız.


Diliniz bunları söyler; ama kalbiniz…


“Seni hatırlıyorum.

Ben Sen’den geldim.

Ve Seni çok özledim.” der.


Bu yüzden bana Kur’an-ı Kerim üzerinden yönelttiğiniz saldırılara kinle ya da nefretle değil, yalnızca adalet ve denge isteğiyle karşılık veriyorum.


Çünkü ben yalnızca sevgiyle hatırladım ve sevgiyle hatırlatıldım.

Sevgi yoksa, tepki vermedim.

Allah da beni “Çiçeğim” diye sevdi.


Allah sizi korkutmuyor.

Size bağırmıyor.

Üstten bakmıyor.

Sizi kendine çekiyor.

Sizde bir hatırlayış başlatıyor.


“Lebbeyk Allah’ım.

Ben de buradayım.” demek sizin elinizde.


İyiyi, güzeli, doğruyu, hakkı, nezaketi ve saygıyı tercih ettiğiniz

her an, her saniye

O’nunla buluşuyorsunuz.

Kalbin Rabbiyle.


20 Ara 2025

ÇÜNKÜ, HER ŞEY ALLAH'TAN


Allah kuluna acı çektirmez.

Acı vermez.

Kul zaten acının içindedir; fakat Allah’la bağını kestiği için bunun farkında değildir. Allah, kulun bu hâli fark etmesini ister. Ruhunu ayağa kaldırmak ister.

Bu yüzden bazı şeyler “bela, musibet, sıkıntı, acı, kayıp” gibi görünür. Oysa maksat başka bir şeydir.

Allah, sevdiği ve kendine geri çağırdığı kuluna der ki:

“Ruhun sustu. Küstü. Bana cevap veremiyor.

Merhameti, iyiliği, vicdanı; karşındakinin ruhuna bakmayı, temas etmeyi unuttun.

Otomatik pilotta yaşıyorsun.

Her günün bir öncekini tekrar ediyor.

Ve bu yüzden mutsuzsun.

Beni hatırla.

Duy.

Benimle tekrar konuş.

Ki Ben de seni gerçek hayata döndürebileyim.”

Bu hatırlayış, kimi için korkuyla başlar.

Kimi için acıyla.

Kimi için tiksintiyle.

Kimi içinse baştan sona sevgiyle.

Ben hep sevgiye karşılık verdim.

O da beni hep ve sadece sevgiyle çağırdı.

Sevgiden sustum.

Sevgiden konuştum.

Sevgiden durdum.

Sevgiden yürüdüm.

Sevgiden düştüm.

“Kalk” dediğinde de sevgiden kalktım.

Allah sana sıkıntı vermiyor.

Acı vermiyor.

Dönüş yolunu gösteriyor.

Kendisiyle yeniden temasa geçmen için fırsatlar sunuyor.

Çünkü seni seviyor.

Çünkü her şey, sevgiden.

25 Oca 2019

DUA

Bir gün bunları okumak isteyebileceğini ve buna sonuna kadar hakkın olduğunu düşünerek yazmaya karar verdim. Tabii ki kendi yazma ihtiyacımın da payı var bu kararı vermemde; ama inan hiç kolay olmadı.

Çünkü, korkuyorum ve bu korku başka hiçbir şeye benzemiyor. Seni 'de' kaybetmekten korkuyorum. Varlığını öğrendiğimde duyduğum korku gibi değil bu. Ya da şimdi ne yapacağım ne yapmalıyım korkusu gibi. Yaşadığım onca kötü şeyden, aldığım onca sert darbeden sonra, henüz hiçbirini tam anlamıyla geride bırakamamışken hatta daha net yazayım üzerinden sadece iki ay geçmişken geldin.