"Ben O'nu aradığımı sanıyordum.
Meğer O beni bırakmıyormuş."
Nasıl sevmez insan Seni...
Nasıl hayran olmaz Sana...
Nasıl yaptın diyorlar, şaşkın.
Nasıl bunca şeyin üstesinden gelebildin hem de bir çiçek gibi sakin
Dağılmadan
Ve bir aşk neferi gibi dimdik
Ve sapasağlam.
Ben yapmadım O yaptı diyorum,
Yüzleri düşüyor
Allah diyorum, korkuyorlar.
Vedûd diyorum...
Anlamıyorlar.
Zaten kimseye bir şey ispat etme derdim de kalmadı
Ama ne yalan söyleyeyim çok eğleniyorum El-Vedûd...
Bana kendi içimde kalmayı
Ve aynı zamanda dışımda dokunulmaz olmayı
Sen öğrettin.
Hem de beni güldüre güldüre
Eğlendire eğlendire
Dışarıda bir kaos, bir koşuşturma, bir yarış varken
Beni aşkla, hevesle, mutlulukla kendine çeke çeke.
Evet ben ömür boyu Sana yöneldim
Sana yürüdüm
Senden bir işaret, bir iz görünce
Kimse durduramadı Sana adım atmamı
Ve kimse de yürütemedi Sen'den başka tarafa.
Sen.
Hep Sen hepsi Senden.
Ve sevgili
Ey aşk
Herkes inatçı bu derken
"Bende inat ediyor" diyen...
Herkes "sinirli" derken
"Bana gelmek istiyor" diyen...
Herkes bir dikiş tutturamıyor derken
"Kalbi hasretimle yanıyor" diyen...
Herkes "yalnız, yapayalnız " derken
"Yalnız değil, Benimle" diyen...
Nasıl hayran olmam Sana ben
Ve nasıl âşık olmam...
Nasıl yaptın Fidan? Nasıl yaptın?
Ve cevabım hiç değişmiyor,
"Ben de anlamadım.
Çünkü aslında ben yapmadım, yapamazdım.
O tuttu.
O sevdi.
O korudu.
Ve O kendine çekti..."
El-Vedûd...
El-Aşk...
El-Muhteşem'im.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder