20 Mar 2026

KALIYORUM

Hepsini anladım El-Vedûd…

Senin ne kadar büyük olduğunu, buna rağmen benim hassas kalbime ne kadar ince dokunduğunu…

Ne kadar şefkatle çağırıp koynuna aldığını…


Ama dile kolay…

Bir ömür…

Otuz sekiz yıl…


Ne için olduğunu bir kez bile anlayamadığım bir koşuşturma…

Bir telaş…

Bir yarış…


İçinde kaybolmuşum diyemiyorum.

Çünkü beni öyle bir tutmuşsun ki…

Hâlâ şaşırıyorum.

Hâlâ hayran oluyorum.


Bunu ancak Sen yapabilirdin zaten.


Oyun nedir bilmeyen,

yalan söyleyemeyen,

kendiliğinden Seni arayan,

Seni isteyen bir kulunu…

“Çiçeğim” deyip, doğduğu günden beri koruyup kollamak…


Ruhumla biliyorum.

Aklımla anlıyorum.

Ama bedenimle biraz zorlanıyorum.


Çünkü biliyorsun…

Beni tuttuğun yer tam da burasıymış.


“Artık kendine zulmetme, Çiçeğim” dediğin yer…


Koşmana gerek yok.

Telaşlanmana gerek yok.

Yalnız değilsin.

Sahipsiz değilsin.


Ben buradayım…


Ben de buradayım Allah’ım.

Sevdiğim…

Her şeyim…


Sen varsın diye ayaktayım.

Sen varsın diye umutluyum.


Bütün bu anlamsızlığın orta yerinde,

anlama yaslanmaya çalışıyorum.


Dağılmıyorum…

Ama zor.


Seni bu kadar hissedip,

bu kadar özlemenin nasıl olduğunu

elbet Sen biliyorsun.


“O biliyor” deyip avunuyorum.


Her şey zaten Senin avuçlarında diyorum…

Bana sonsuz ve devasa gelen bu evrenin,

Senin bir “Ol” deyişine baktığını…


Ve sonunun da yine bir “Ol” demene bağlı olduğunu hatırlayıp…


Kalıyorum…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *