28 Nis 2016

DÜŞKIRAN-13

                                                        BENİM BİLMEDİĞİM BANA KÜSER



Her şeyin benim istediğim gibi olacağı gündü bugün. Uzun zamandır hissetmediğim kadar mutlu hissediyordum kendimi. Akşam olmasından korkmayacaktım. Olsa da içkinin krallığını tanımayacaktım. Sevdiğim adamı ışığa çıkaracaktım. Liseli aşıklar gibi el ele tutuşacak, parkta yürüyecek, kağıt helva yiyecek belki lunaparka gidecektik...
Dersler o güne dek hiç geçmediği kadar hızlı ve eğlenceli geçti. Medet'le kararlaştırdığımız buluşma saati yaklaştıkça heyecanım artıyordu. Küçük, yeşil, şirin bir park seçmiştik buluşmak için. Şehirde hiç bar yoktu bugün. İçki satan  bayiler kapalıydı. Meyhaneler kilitli, dudaklar mühürlü, sarhoşlatan her şey yasaktı. Bugün güneş vardı her günkünden fazla. İnsanlar mutluydu, acılar suskun. Yeniden başlamak için güzel bir gün seçmiştik yaşamaya. Her şey benim istediğim gibi olacaktı ve ben çok şey istemiyordum...
Küçük parkımıza hemen hemen aynı anda geldik. Bana gelişinin hiçbir saniyesini kaçırmamaya çalışıyordum. Attığı her adımda etrafı biraz daha aydınlanıyor gibiydi. Bir gecede değişmiş, arınmış, güzelleşmişti. Onun deyişiyle içkinin güzelleştirmesi gibi bir güzellik değildi üstüne sinen. Herkes gibi olma hevesiydi biraz. Biraz bana olan sevgisi, biraz da yorgunluğu...
- Selam güzelim. Aynı anda geldik gördün mü? Var mı bu duruma uygun bir sözcük haznende?
- Var. Rastlantı.
- Bende daha güzel bir tane var: Aşk. Buna ne dersin?
Kendi önerisine hayran hayran güldü. İşte benim Medet'im diye geçirdim içimden. Neşeyle şakıyan kuşlar gibiydi bugün. Siyah üzüm tanelerine benzeyen gözbebekleri ışıl ışıl, bana bakışları su gibi dupduruydu.
- Ne dedik? Bugün sen neyi nasıl istersen öyle. Elini tutmamı ister misin?
"İsterim." dedim gülerek.
Elimi tuttu. Aynı anda da kalbimi.
- Yapacağımız muhteşem şeyleri ben de öğrenebilir miyim mahsuru yoksa?
- Belirli bir planım yok. Avare avare gezebiliriz.
- Çay bahçesi diye tutturmamış mıydın dün sen?
- Aşk olsun, sadece iki kere söyledim. Tutturmuş mu oluyorum?
- Emretmiş oluyorsun. Hadi çay bahçesine, çay içmeye gidiyoruz.
Mutluluğun tam bir tanımı varsa o tanım Medet'in bu sözlerini içeriyor olmalıydı.
Gittiğimiz çay bahçesi az bilinen, biraz kenarda ve tenha bir yerdi. Bahçedeki tüm masalar boştu. Gençlere değil daha çok orta yaştaki insanlara hitap eden bir mekan olduğu belliydi her halinden; ama bu beni zerre rahatsız etmiyordu. İçerde veya dışarda içki şişesi görmemem gevşememe yetmişti.
Burası kırmızı ağırlıklı dekore edilmişti. Girişte hemen sağda şark köşesi vardı, gündüz olmasına rağmen de loş denebilecek bir atmosfer hakimdi etrafa. İçeride de kimseyi görmeyince tedirgin oldum. Sonra onun alışkın olduğu ve sevdiği yaşamı düşününce, bu kadarının bile zor gelebileceğini anlayıp daha sıkı kavradım elini.
Ortalardaki bir masaya oturduk.
- Şark köşesine geçelim istersen, dedi.
- Böyle iyi.
- Yoksa bağdaş kurmayı bilmiyor musun?
- Alasını kurarım.
- Öyleyse?
- Masa iyi Medet.
Şark köşesi oraya bar ya da meyhane havası veren başlıca şeydi.
- Burada içki satıyorlar mı? diye sordum elimde olmadan. Kızgın değil; fakar kırgın baktı bana.
- Duymamış olayım, dedi. Abartıyor muydum yoksa? Bugün bu konuyu konuşacaktık, kesin kararlıydım.
Çay ve gözleme istedik. O yaşında benim çocuk heveslerimi kendi hevesleriymiş gibi yapmaya çalışması gururumu okşuyordu. Kim bilir kaç çay bahçesi gezmişti hayatında? Kaç kızla böyle karşı karşıya oturmuş, kaç sevgilinin gözlerine aşkla bakmış, muzip cümleler kurmuş, kaçına güzelim demiş, büyülü şiirler yazmıştı...
- Sigara yakmak da yasak mı? diye sordu gülerek.
- Abartmamak şartıyla, değil.
- Çok cömert gördüm seni bugün kara kız, dedi.
Bazen kara kızıydım, bazen güzeli, bazen sadece Sarmaşık. Bazense hiçbir şeyiydim. Ama, bugün her şeyi.
Bir sigara yaktı. Sigarasına içkisine olduğu kadar düşman değildim. Sigara flörtüydü; rakı kara sevdalısı.
Sigara içerken gözlerini kısar, uzaklara bakar, gülümser, dumanı aşkla bırakırdı dudaklarının arasından.
Rakıyı her yudumda değişerek, dönüşerek, ölerek içerdi.
Sigara hep yanındaydı. Cebinde, masasında, elinde ya da elinin uzanabildiği herhangi bir yerde.
Rakı çağırır, bekler ve onu bütünüyle elde ederdi.
Sigara kaprissizdi, benim gibi. Rakı istediğini alamayınca ortalığı yıkardı, alana dek.
Sigara şiirine girerdi, rakı şiiri kirletirdi.
Sigara büyük bir özen istemez, ilgi beklemez, olduğu kadar derdi. Rakı hiçbir şeyden memnun olmayan belalı sevgili...
Sigara paketine bakarken dalmıştım. Eli elimi buldu.
- Neye daldın öyle?
Söyleyemezdim. "Hiç." dedim.
- Her şeyi konuşabiliriz.
- Her şeyi mi?
- Evet.
- Her şeyi mi???
- Evet.
- Konuşalım o zaman.
- Mesela hayatımda kaç kız oldu?
Dünyanın en ukala ve sevimli gülüşüyle güldü.
- Meselaaa... Kaçına güzelim diyordum?
Düşüncelerimi okumuştu evet.
- Kaçını gerçekten sevdim, neden ayrıldım, niye evlenmedim bu yaşa kadar? Bildim mi?
- Bildin.
- Benim bilmediğim bana küser.
Sigarasından bir nefes çekti. "Çekinme, neyi öğrenmek istiyorsan şimdi sor. Cevap veremeyeceğim bir şey yok."
- Niye evlenmedin?
- Evlenmek isteyeceğim biri olmadı.
- Aşık oldun mu hiç?
- Oldum, sana.
- Benden önce?
- Eh, oldu bir şeyler.
- Neler?
- Tek tek anlatmayayım şimdi, bütün günümüzü yer.
Yan yan süzdü beni.
- Korktun mu? Kıyamam sana. İki kere aşık oldum. Gerisi hep yalan dolan hikayelerdi.
- O iki kerede ne oldu?
- Anlaşamadık işte. Bildik şeyler.
- Ben bilmiyorum.
- Bilmediğini biliyorum. Neler bilmediğini bilsen, hiçbir şey öğrenmek istemezdin.
- Öğrenmek zorunda mıyım?
- Zorundasın güzelim. Hayat öğretecek.
- Onlara da şiir yazar mıydın?
- Yazardım.
- Güzelim der miydin?
- Demezdim.
- Niye?
- Senin gibi güzel değillerdi.
- Ben o kadar da güzel değilim.
- Güzelsin. Açmamış çiçekler gibi güzelsin.
- İçkiye nasıl alıştın?
Bunu beklemiyordu işte. Eski sevgililerini didiklememe hazırdı. Eski aşklarını kıskanmama, olmuş bitmiş şeylere üzülmeme, geçmişi irdelememe... Geçmişin geçip gitmiş olan kısmı hiç umurumda değildi oysa. Geçmişten getirdiği içki şişeleri umurumdaydı. Bugünü umurumdaydı. Senaryonun bizimle ilgili olan kısmı umurumdaydı.
- İçkiye alışmış gibi mi görünüyorum?
Evet anlamında başımı salladım.
- İçkiye alışkın değilim dersem doğru olmaz. Ama, senin sorduğun şekilde müdavimi değilim.
- Değil misin?
- Değilim güzelim. Bir karar vermeme bakar. İstediğim an bir daha ağzıma tek yudum koymamak üzere bırakabilirim içmeyi.
Bu cümleler bana tanıdık geliyordu. Kitaplarda ve filmlerde çok rastlamıştım bu sözlere. Hepsi de olumsuz sonuçlanıyordu onların. Ama, bu Medet'ti. Onun bilmediği ona küserdi... İstersem bırakırım diyorsa bırakırdı. İstemiyordu demek ki.
Konuyu uzatmanın günümüzü mahvedeceğini fark ederek orada kestim. Bir yanım gözleri kapalı inanıyordu ona. O yanım aşıktı. Mutluydu. Bulutları pembe sokakları gül bahçesi görüyordu. O yanıma konuşasım yoktu; çünkü anlamazdı. Bir yanımsa ki o yanım çok sessiz, çok mahzun, çok içine kapanıktı... Bulutların siyah, sokakların mutsuz insanlarla dolu olduğunu görüyordu. O yanım bana bir şey söyleyemezdi; çünkü onu dinlemezdim. Hiç kimseyi dinlemezdim. Medet'i dinlemekle, anlamaya çalışmakla ve sevmekle öylesine doluydum ki... Ondan başka herkesi, her şeyi düşmanım sanıyordum.
Çay içip gözleme yedik. Benim istediğim gibi amaçsızca sokaklarda dolaştık, parklarda gezip banklarda oturduk. El ele tutuştuk. Bir çiçekçinin önünden geçerken kucak dolusu papatya aldı bana. Her şey istediğim gibiydi. Sıradandık o gün. Normaldik. Herkes gibiydik. Sevgimiz herkesin sevgisi gibi dingin, yüzümüz herkesin yüzü gibi güleç, ellerimiz herkesinki gibi kenetliydi.
Akşam oldu. O ses... Medet'i çağıran, yakasından tutup kendine sürükleyen o çirkin ses duyulmadı. En azından... Ben duymadım. 
O ses, o akşamı bekleyerek geçirdi. Beklediği benim ellerimi tutuyordu sıkı sıkı.
Gitmedi.

(sürecek)

18 yorum:

  1. "Neler bilmediğini bilsen, hiçbir şey öğrenmek istemezdin." Tüm yazıyı beğenerek okudum ama aklım burda kaldı. Acaba ne demek istiyor? Çokta umut vadeden bir cümle değil gibi geldi bana... Yine mükemmel yazmışsın kalemine sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bana da pek umut verici gelmedi :) Teşekkür ederim, sevgiler.

      Sil
  2. Gözlerim yorulduğu için dün okumayı bıraktığım kitabı elime almış okumaya devam ediyorum sanki. Sarmaşık küçük yaşına rağmen çok akıllı ve eolgun bi kız. Keşke ona sokaktaki insanların mutsuz olduğunu söyleyen tarafını duyabilseydi o zaman daha gerçekçi olabilirdi. Devamını bekliyorum hatta kitap olarak çıktığında da şimdiden imza sözü istiyorum :) yüreğine sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle bir kitap var olursa imzalarım seve seve; ama olur mu olmaz mı bilmiyorum gerçekten. Güzel sözlerin için teşekkür ederim.

      Sil
  3. İçki bütün kötülüklerin anasıdır. Diyeceklerim bu kadar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yeter zaten, fazlasına gerek yok :)

      Sil
  4. İçkiyle sigarayı karşılaştırdığın yer son zamanlarda okuduğum en hüzünlü şeylerden olabilir :( ve bir o kadar güzel tabiki. Kalemine sağlık canım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Önemli bir kıyastı o. Birinin dikkatini çekmesine çok sevindim. Teşekkür ederim, sevgiler.

      Sil
  5. Bunların ne kadarı gerçek ne kadarı hikaye?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olması gerektiği kadarı hikaye, olması gerektiği kadarı gerçek.

      Sil
  6. Çok güzel yazıyorsun demiş miydim daha önce..? :)))))

    Ben de içki - sigara kıyaslamana bayıldım. Aslında bütün hikayeyi bayılarak okuyorum. Kalemin hiç susmasın.

    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Demiştiniz, ben de tıpkı şimdiki gibi çok mutlu olmuştum :) O kısım bazı tercihleri temsil ettiği için dikkat çekmesi beni sevindirdi :) Çok teşekkür ederim, sevgilerimle.

      Sil
  7. Gün güzel geçmiş; umalım ki her gün güzel geçsin ve medet kardeşimiz o sese hiç gitmesin.İlgiyle okuyorum her bölümü, yorum yazmayabilirim ama okuyorum yani.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "Umalım ki her gün güzel geçsin." fazla ütopik bir beklenti sanki :) Teşekkür ederim, okunduğunu bilmek güzel.

      Sil
  8. Sigara içki karşılaştırmasını ben de beğendim.Medet' in klasik güvenilmez erkek modeli olarak her soruya soruyla karşılık vermesi dikkatimi çekti. Çok iyi gözlemci olduğunuzu düşünüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Medet kimselere güven vermemeye devam ediyor :) Beğendiğinize çok sevindim, güzel sözleriniz için teşekkür ediyorum.

      Sil
  9. Sigara da içki de içmediğini bilen biri olarak bunları anlatmaktaki başarını takdir ediyorum. Medetin herkesi şaşırtması çok güzel olurdu bakalım ne olacak... kalemine sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi anlamda şaşırtmasını kastediyorsun sanırım. Olur belki kim bilir :) Teşekkür ederim, sevgiler.

      Sil