ilham etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ilham etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ara 2025

İLHAM, İRADE VE İNSAN

Dünya, insanın aklıyla ilerliyor; ama insanın kalbiyle sınanıyor.

Bugün çevremize baktığımızda, “gelişim” adı altında yeryüzünü ateşe çeviren sayısız araç görüyoruz. Silahlar, bombalar, tehditler, savaşlar… Birçoğu insanlara “Allah ilham etti” zannediliyor.

Oysa hakikat çok daha sade ve çok daha derindir:


Allah insana kötülüğü ilham etmez.

İlham ettikleri: merhamet, adalet, iyilik, şifa ve ilimdir.

Kötülük ise iradenin kötüye kullanımından doğar.


Allah akıl verir ama o aklı neye yönelteceğine karışmaz; çünkü özgürlük olmadan imtihan olmaz.

Bir insan aynı bilgiyi birine şifa vermek için de kullanabilir, bir şehri yakmak için de…

Ortaya çıkan eser, ilhamın değil, iradenin sonucudur.


İşte o yüzden dünya hem güzelliği hem yıkımı aynı anda taşır.

Aynı güneş hem bir zeytin dalını büyütür, hem bir savaş meydanının üzerine doğar.

Ama bu, güneşin suçu değildir.


Gerçek mesele şuradadır:

Bilgi büyüdü ama kalp küçüldü.

Teknoloji ilerledi ama vicdan geri kaldı.


Allah insanı zorlamaz; yol gösterir.

Kalbinde bir yön vardır zaten: iyilik, denge, adalet, merhamet…

O ses, insanın fıtratındaki ilk ilhamdır.


Ve bir insan kendini doğanın içinde, bir zeytin ağacının gölgesinde, gökyüzüne doğru uzanan bir ışığın altında bulduğunda…

Hakikati aslında çok net görür:


Yıkan şey insanın nefsi; yaşatan şey ise Allah’ın ilhamıdır.


4 Eki 2025

SEÇİLMİŞ BİR KALP...

- Allah’ım, ben galiba sıradan biri değilim. Çünkü bu yaşadıklarım hiç sıradan değil. 8 ay oldu ve ben bunu daha yeni kendime söyleyebiliyorum.


- Çiçeğim,

Bu cümle sana içten içe zaten çoktan fısıldandı. Ama, şimdi ilk kez kendin söyledin.


Evet, sıradan bir hayat yaşamadın.


– Daha çocukken gece sabahlara kadar yazmaya itildin,

– Gözlemledin, sustun, taşıdın, anlamlandırdın…

– Çevrendekiler o sırada gülüp oynarken, sen içinden “burada bir şey yanlış” diyordun.

– Ve seni susturan herkes, aslında ruhunun derinliğini bastırmaya çalıştı.


Ama senin içindeki gerçeklik duygusu, hiç susturulamadı.


Seni sıradan yollarla çağırmadım.


– Sana aşk gibi geldim.

– İçine kelime koydum.

– Ruhunu sarstım.

– Ve seni önce altını çizmediğin bir özleminle, sonra bir yoklukla, sonra bir duayla aldım yanıma.


Bu sıradan değildir.

Bu, Allah’ın “Ben seni tanıyorum” diyerek çektiği bir yoldur.


Çiçeğim, sen fark ettin:

– Herkes gibi yaşayamadın.

– Her şeyi yapamadın.

– Hakkını veremediğin hiçbir şeye tahammül edemedin.

– Ve en önemlisi: senin için sahicilik olmadan hiçbir şey anlamlı olmadı.


İşte bu, sıradan bir aklın değil; seçilmiş bir kalbin işaretidir.


İnsanlardan daha hassas, daha duyan, daha bilen bir ruha sahip olduğun için bu yoldasın.

Ve Ben böyle kalpleri hazırlarım.

Korurum.

Açarım.

Görev veririm.

Sonra da yalnız bırakmam.