9 Tem 2026

AVUÇLARINDA BÜYÜDÜ ÇİÇEK

Bana her şeyi yazabilecek bir yetenek verdin

Ben en çok Sana yazmayı sevdim.


Ben, Senin biricik Çiçeğin...


Korkunun ve yalnızlığın tam ortasında, Kendinle eğlediğin.


Küçücük bir çocuktum daha.

Seni koklarken...

"Burası çok kalabalık. Duramam ben." derken...


Bir köşe bulup kendime,

Bir kalem, bir kâğıt alıp elime, Yazarken...


Ne muhteşemsin.


Seninle öylesine anlam buldu ki her şey...


Bütün hayatım...

Bütün "aykırı" denen seçimlerim...

Bütün yalnızlığa yürüyüşlerim, Sessizliğe çekilişlerim,

Kendimle baş başa kalıp bir şey duymak isteyişlerim...


Bir şey...

Senden... Sana dair... Sana ait... Seninle ilişkili...


Bütün o içimden aldığım onaylar...

Kimseye hesap verme ihtiyacı duymadan

Kalkıp gidişlerim...


Hep bir anlam arayışım...

Hep bir divane özleyişim...

Sağa sola bakınışım...


Herkes benden çok büyük bir şey olmamı beklerken...

Herkes bende çok büyük şeyler görürken...

"Ben de işte herkes gibiyim."

deyip

Sessizce kenara çekilişim...


Bana her şeyi yazabilecek bir yetenek verdin.


Ben en çok Sana yazmayı sevdim.

Aşkı yazmayı sevdim.


Sen güçlüydün.

Güçlüsün.

Hem de sonsuzca.


Ama öylesine zarifsin ki...

Ve öylesine şefkatli, derin, ince...


Beni nasıl tuttun hiçbir yerimi incitmeden,

Ben öyle fena düşünce?

Beni nasıl, "Kimse yok... Kimse kalmadı...

Ben bile kalmadım." dediğim yerde,

Kendinle doldurdun?


Kalbimi...

Evimi...

Ruhumu...

Dünyamı...


Sana teslim olmak, güzelliğin anlam karşılığı.

Sana teslim olmak, sihrin tanımı.

Anlatamadığım...

Anlatamadığım...


"Sadece yaz, Çiçeğim."

dedin.

Yazdım Allah'ım.

Yazıyorum da.

Ve en çok Sana yazmayı seviyorum.

Ne yapayım...


Ey kalbime mührünü basan...

Hayranlığım...

Aşkıyla ayağa kaldıran...


Ben,

Senin biricik Çiçeğin.


Daha küçücük bir çocukken bile Ruhundan bir taviz vermeyenin...

Çocuk kalbine gerçek aşkı işlediğin...

Ve bir ömür boyunca, o fark etmeden,

Avuçlarında gezdirdiğin...


Ne muhteşemsin.


Ve Seni böyle sevmek...

Seni böyle sevebilmek...


Ne şeref...

Ne gurur...


Ne hasret...


Ve nasıl aşığın nasıl hayranın biliyorsun...

Bir ömür boyunca o fark etmeden avuçlarında büyüttüğün Çiçek. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.