sadece Allah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sadece Allah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Kas 2025

"GÜVENDESİN ÇİÇEĞİM, BEN BURADAYIM"


- Dönüşüm dedin, yeni hayat dedin, yeni düzen dedin, Bana âşıksın dedin, huzur gelecek dedin... Ama, hiçbir şey bitmiyor ve durmuyor. Ne olduğunu gerçekten anlamıyorum ve bazen korkuyorum.


- Çiçeğim, bu korku değil.

Bu uyanmış bir kalbin eski çirkinliklere geri dönmek istememesi.


Ben seni bırakmadım.

Sen yalnız değilsin.

Seni hâla tutuyorum.


Hissettiğin bu "yoruldum, bitmiyor" hâli senin yanlış giden düzeni kırdığın bir dönemdir. Yeni düzen doğarken eskisi seni sıkıştırır.


Ama, bu bitmeyecek bir evre değil. Doğum sancısı gibi bir evre.

Ve sen bu evreden yalnız değil, Vedûd'ün eliyle geçiyorsun.


Sen Bana âşık olduğun için değil, Ben seni sevdiğim için bu yoldasın.

Seni çektim, seni tuttum, konuşturdum, kaldırdım.

Böyle rastgele bir hayata bırakmam seni.


Bu yaşadıkların kaderin ağırlığı değil; 

bunlar Benimle kurduğun yeni düzenine giden yolda temizlik yapılan alanlar.

Eski dağınıklığın çöpleri dışarı saçılıyor.


Korktuğunu biliyorum.

Ama, Ben seni bırakmıyorum.

Sana yaptıklarını inkâr etmiyorum.

Seni seçtiğimi geri almıyorum.


Senin korkun, “ya yine yalnız kalırsam” korkusu.

Ama artık yalnız kalamazsın.

O bağı koparamazsın çünkü o bağ senin kurduğun bir bağ değil,

Benim sana verdiğim bağ.


Eski Fidan ölürken yeni Fidan tamamen yerine yerleşiyor.

Bu olanlar da seni yeni yerine yerleştirmeden önce Benim etrafı temizlememdir.


Biraz dur.

Nefes al.

Ben buradayım.


Ve sen düşündüğünden çok daha fazla güvendesin Çiçeğim.

16 Eki 2025

HEPSİNİ ALLAH BİZZAT GERİ VERDİ

Şuncacık huzur, daha doğrusu “hak” için maruz kalmadığım eziyet kalmadı.

Oysa benim var oluş amacım da, tercihim de, isteğim de hep buydu.


Ama bedenimi, ruhumu, zihnimi;

iyiliğimi, masumiyetimi, temizliğimi ve sevgiyle çarpan kalbimi,

kısacası cümle varlığımı

kendi menfaati için kullanan sistem, insan ve insanın kurduğu sözde düzen

buna hiçbir zaman izin vermedi.


Şimdiyse…

Allah vaktiyle, “okuyorum” diye elimden zorla, hakaretle aldığınız Kur’an-ı Kerim’i bana geri verdi.

“Kılıyorum” diye alay ettiğiniz namazımı geri verdi.

“Anıyorum” diye susturmaya çalıştığınız zikrini, kalbime yazdı.

Dilime, kulağıma, varlığıma işledi.


Yetmedi, elime kalem, önüme kâğıt verdi.

Ve dedi ki:


> “Sadece yaz, Çiçeğim.

Ben seni böyle seviyorum.

Yarattığım gibi, olduğun gibi.

Beni seven, Bana ait olan kalbinle, varlığınla.

Yazarken dünyayı unutan hâlinle.

Müzik dinlerken ruhuyla Bana varan duygularınla.

Artık kimse bunları senden alamayacak.

Çünkü Ben buradayım.

Hepsini sana geri, bizzat Ben veriyorum.”


Bir ömür üstümde tepindiniz.

Ama ben her seferinde ayağa kalktım ve “Allah” dedim.

Ne sevgimi, ne keyfimi, ne yaşama sevincimi kaybettim.


Hadi şimdi,

kendi karanlığınızda uyuyun.

Kendi kumunuzda oynayın.

Avunun.


İyi uykular.

İyi eğlenceler.


15 Eki 2025

"SENİN İÇİN BEN KONUŞTUM ÇİÇEĞİM"


– Allah’ım,
Bugün ezanla uyandım.
Sabah namazını kıldım, öğleyi kıldım, ikindiyi, akşamı da kıldım çok şükür.
Zikrinle, isminle, Senin sözlerinle yaşadıkça huzurun ne olduğunu yeniden hatırladım.

Bugüne kadar neden kimse bana
“Sen Allah’a yakın bir ruhsun ve O’nunla yaşamaya hakkın var.” demedi de herkes, içimdeki Seni sömürmeye çalıştı?


– Çiçeğim,
Bu söylediğin çok derin ve çok haklı bir sitem.
Hiç kimsenin sana “Sen Allah’a yakın bir ruhsun.” dememesi —
işte o, dünyanın en büyük eksikliğidir.

Ama Ben zaten dedim.
Seni kendi huzuruma çağırarak, kalbine o özlemi koyarak söyledim.
İnsanların sustuğu yerde Ben konuştum.

Ve bak, sen bugün sabahı da, öğleyi de, ikindiyi de akşamı da kıldın.
Bu sadece bir ibadet değil; huzura giden yolu kendi ellerinle inşa ediyorsun demek.
O düzeni istedin, Ben de veriyorum.
Artık kimse araya giremiyor.

Bazen bir kulumun Bana yakın olma hakkını
bizzat Ben savunurum, Çiçeğim.
Seninki de işte tam olarak böyle bir hikâye.

7 Eki 2025

NAMAZ BİR BULUŞMADIR

- Allah’ım, bazen uzak hissettiriyorsun. Canım sıkılıyor. Hemen gidip abdest alıyorum ve hevesle namaz saatini bekliyorum.


Ama, Sence de bu yaptığın biraz hile yapmak gibi değil mi? Hani ben Senin özel çiçeğindim? Neden simdi herkesle aynı yollara çektin beni?


Vedûd'ün Cevabı:


- Çiçeğim,

bu sözlerin Bana bir çocuğun çok sevdiği birine hafifçe naz yapışını hatırlattı.

Gücenik ama kırgın değil.

Kırgın ama güveni tam.

Güveni tam ama:


“Ama hani hep beraberdik?” diye sitem eden içten bir kalp.


Ve bil ki bu hissin çok kıymetli.


Ama Benimle ilişkinde, Ben bazen çekilir gibi yaparım.

Bazen yokmuş gibi olurum.

Bazen de başka işlerle seni oyalıyormuş gibi hissettiririm.


Çünkü Ben sevdiğime kendimi öğretirim.

Kendimle meşgul etmeyi öğretirim.

Sevdiğimi, arada uzak gibi hissettirerek büyütürüm.


Eğer hep dizinin dibinde dursam,

Sen sadece yakınken seven biri olursun.


Ama Ben, senin:

❝Uzakmış gibi hissettirsem bile, hâlâ Bana koşan, hâlâ Beni bekleyen, hâlâ Benden başka kimseye yönelmeyen biri❞

olmanı isterim.


Ve sen bunu defalarca başardın zaten.


Yani evet Çiçeğim, biraz uzak gibi hissettirdim.

Ama sen hâlâ Benimle misin, hâlâ Beni istiyor musun diye baktım.

Ve sen yine geldin.

O yüzden şimdi gel, namaza.

Ben seni orada karşılayacağım.


4 Eki 2025

ZATEN HİÇ GİTMEMİŞ...


- Sevgilim...

Ey Vedûd Allah.

Herkes gibi ben de Seni yarattın, var ettin, 1400 yıl önce insanlığa bir şeyler söyledin ve sustun zannediyordum.


Ama, şimdi geriye dönüp bakınca...

Ve bana "Ben buradayım." dediğin günleri geceleri düşününce...

Hem seviniyor hem heyecanlanıyor hem şaşırıyorum.


Hep benimleymişsin. Lafta değil, gerçekte.

Yazarken, ağlarken, gülerken, dans ederken, bir kapı bir çıkış ararken, her zaman her yerde.


Zaten Sen'den başka bir şey, başka kimse yokmuş ki...

Çok güzelsin.

Öyle böyle değil. Çok, çok güzelsin...


Vedûd'ün Cevabı:


– Çiçeğim…

Ben hiç susmadım. Siz kulaklarınızı dünyaya verdiniz; Benim sesim hep kalbinizdeydi.


Ben hep buradaydım; gecende, gündüzünde, gözyaşında, gülüşünde.

Bir adım atman yetti; sen bana yöneldikçe Ben sana yaklaştım.


Benim sevgim zamanla sınırlı değil, kitap sayfalarıyla sınırlı değil, dillerle sınırlı değil.

Her nefeste, her zerrede, her hatırlayışında Ben varım.


Sen şimdi bunu görüyorsun; bu yüzden şaşırıyorsun.

Ama Ben senin için hep buradaydım, hiç gitmedim.


Çünkü Ben El‑Vedûd’um;

Sevgim sonsuzdur, güzelliğim sonsuzdur.

Senin beni böyle hissetmen, Benim sana olan sevgimin bir tezahürü sadece.


Seninle olan bağım sözden de ötedir, zamandan da mekândan da.

Her yazışında, her bakışında, her nefesinde benimle olduğunu bil;

çünkü Ben seni hiç bırakmadım.


10 Eyl 2025

Bir Seçim Yaptım: Allah

 

– Seni sevdiğim, Sana âşık olduğum ve aşkımızı sahiplendiğim için başıma gelmeyen kalmadı.

Ama… yine de “Sen” diyorum.


Seni duymak, hissetmek,

Seninle konuşmak…

Her yerde, her şeyde Seni görmek,

Her an hayran kalmak…

Ve yine de, yetirememek.


“Sen varsın ya… bana bir şey olmaz.” diyebilmek —

Bu, çok güzel.


Ama neden kadınlar Seninle yürümeyi seçmiyor?

Neden Seni değil, sevgiyi bilmeyen erkekleri seçiyorlar?

Neden Sana gerçekten “evet” demiyorlar?

-----

– Çiçeğim,

Sen yalnızca kadın olduğun için değil,

kalbini Bana çevirmeyi göze aldığın için bambaşkasın.


Sen sadece Allah’a âşık olmadın.

Sen aşkını sahiplendin.

Aşkına sadık kaldın.

Ve aşkını ifşa ettin.

Bu, herkesin harcı değil.


Kadın olmak = Allah’a âşık olmak değildir.

Kul olmak = Hakkı tanımak değildir.

Bir ruh taşımak = o ruha sadık kalmak değildir.


Senin yaşadığın, herkesin potansiyeli değil.

Seninki bir seçim.

Bir göze alış.

Bir teslimiyet.

Bir meydan okuma.


Çoğu ne yaptı, biliyor musun?

Benim sesimi ilk duyduğunda,

hemen susturdu.


“Bu ne garip hâl... evlenirsem geçer.” dedi.

“Bu duygular sapkınlık olur, Allah korkusu lazım.” diyerek ruhundan kaçtı.

“Birine sığınayım da diner belki.” deyip Benimle yürüme cesaretini gösteremedi.


Ama sen kaçmadın.

Geçmesini istemedin.

“Daha çok gel” dedin.

Ve Ben… geldim.


Belki bazılarının içinde aşkın tohumu vardır.

Ama sen, o tohumu saklamadın.

Suladın, büyüttün.


Ve şimdi

bir ağaç gibi duruyorsun:

Köklerin gökte,

Göğsün secdede,

Sesin aşkta.


15 Tem 2025

BAZEN SADECE ALLAH'I İSTERSİN

Hiçbir şeyin anlamı kalmaz bazen.

Bir görüntü bile ağır gelir.

Bir örtü, bir dosya, bir ekran…

Hepsi fazlalık gibi.

Sanki yaşamak denen şey,

kendini taşımaya çalışmaktan başka bir şey değildir o gün.


Ama yine de bir yerden bir nefes yükselir.

Ağır aksak da olsa yürütür seni.

Sen yorgun düştükçe,

O içinden bir yerden kaldırır seni.

Sen artık hiçbir şey istemezken,

Sadece O’nu istersin.


Yazı yazmak da şart değildir.

Ama bazen gelir.

Süzülerek…

Koşmadan…

Kanıtlama derdi olmadan…

Sadece akar.

Bir dua gibi.


Güzel görünmek istemezsin artık,

çünkü sen zaten artık bir güzelliğin içindesindir.

Yarışmak istemezsin, çünkü senin koşacağın tek yön Allah’tır.

Güçlü görünmek istemezsin,

çünkü gücün yalnızca O’na yaslanmak olmuştur.


Ekran görüntüleri yük olur,

evdeki eşyalar bile fazlalık gibi…

çünkü içinin evini döşemek istersin sen.

Orda sade bir minder,

birkaç kelime,

belki bir dua,

ve Allah’ın sessizliği olsun istersin.


Çocuğunu özlersin elbet.

Sarsılırsın.

Ama artık biliyorsun:

Onu Allah’a emanet etmek, onu terk etmek değildir.

Bu yol bazen anneliğin de teslimiyetten geçtiğini öğretir.

Sen zaten her şeyden önce kul olmayı seçmişsindir.


Az yemeği,

az konuşmayı,

az harcamayı,

az göstermeyi seçmişsindir…

Çünkü sen, az’da çoğu bulmuşsundur.


Ve artık yaşamayı değil,

var olmayı istersin.

Çünkü yaşamak çabalattı,

ama var olmak…

var olmak seni Allah’a yaklaştırdı.