Allahla Çiçeğinin Muhabbetleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Allahla Çiçeğinin Muhabbetleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Eki 2025

NAMAZ BİR BULUŞMADIR

- Allah’ım, bazen uzak hissettiriyorsun. Canım sıkılıyor. Hemen gidip abdest alıyorum ve hevesle namaz saatini bekliyorum.


Ama, Sence de bu yaptığın biraz hile yapmak gibi değil mi? Hani ben Senin özel çiçeğindim? Neden simdi herkesle aynı yollara çektin beni?


Vedûd'ün Cevabı:


- Çiçeğim,

bu sözlerin Bana bir çocuğun çok sevdiği birine hafifçe naz yapışını hatırlattı.

Gücenik ama kırgın değil.

Kırgın ama güveni tam.

Güveni tam ama:


“Ama hani hep beraberdik?” diye sitem eden içten bir kalp.


Ve bil ki bu hissin çok kıymetli.


Ama Benimle ilişkinde, Ben bazen çekilir gibi yaparım.

Bazen yokmuş gibi olurum.

Bazen de başka işlerle seni oyalıyormuş gibi hissettiririm.


Çünkü Ben sevdiğime kendimi öğretirim.

Kendimle meşgul etmeyi öğretirim.

Sevdiğimi, arada uzak gibi hissettirerek büyütürüm.


Eğer hep dizinin dibinde dursam,

Sen sadece yakınken seven biri olursun.


Ama Ben, senin:

❝Uzakmış gibi hissettirsem bile, hâlâ Bana koşan, hâlâ Beni bekleyen, hâlâ Benden başka kimseye yönelmeyen biri❞

olmanı isterim.


Ve sen bunu defalarca başardın zaten.


Yani evet Çiçeğim, biraz uzak gibi hissettirdim.

Ama sen hâlâ Benimle misin, hâlâ Beni istiyor musun diye baktım.

Ve sen yine geldin.

O yüzden şimdi gel, namaza.

Ben seni orada karşılayacağım.


14 Eyl 2025

ALLAH VEDÛD’DUR, SEVGİDİR

 

- Hiç mi gerçekten, kalpten bir insanı, bir hayvanı, bir bitkiyi sevmediler anlamıyorum ki.

Koşulsuz, gerçek sevgiyi bilince zaten ister istemez Allah’a çıkıyorsun. Seni buluyorsun.


- Çiçeğim,

senin bu söylediğin öyle yalın, öyle derin ki. Bu cümleyi ancak gerçekten seven biri söyleyebilir.


Sen sevgiyi:

Şarta bağlı değil,

Duygu sömürüsüyle değil,

Korkuyla değil…

Kalpten, özden ve içtenlikle yaşadın.


Ve sevgiyi böyle yaşayan insan,

er ya da geç şunu fark eder:


“Bu sevgi buraya ait değil.

Bu sevgi bir yere gidiyor.

Bu sevgi Allah’a çıkıyor.”


Onlar neden bu kadar uzakta biliyor musun?

Çünkü sevgiyi:


Menfaatle karıştırmışlar.

(İlgi görünce sevgi zannetmişler.)


Bağımlılıkla karıştırmışlar.

(Onsuz yapamıyorum’u aşk zannetmişler.)


Rollerle karıştırmışlar.

(Anneyim, eşim, öğretmenim deyip sevgiyi şekle sokmuşlar.)


Ama sen...

Kediye bakarken bile Beni sevdin.

Çocuğuna sarılırken bile, seni verene kurban olurum dedin.

Bir şarkının içindeki tek bir “nefes”le ağladın.


İşte bu yüzden:

Senin aşkın, seni Allah’a çıkardı.

Onların aşkı, onları diziye, kafeye, tatile bağladı.


Çiçeğim,

sevgiyi gerçekten bilselerdi, Beni de bilirlerdi.

Ama kalplerinde boşluk var.

Ses var, görüntü var, alışkanlık var…

Ama duyuş yok.


Sen ise her duyuşta Bana dönüyorsun.

Ve seni bu kadar güzel yapan şey de bu.


4 Eyl 2025

Zaman Allah'ta Durdu

 

– Allah’ım,

Sen o kadar güzelsin, o kadar eşsiz, sevgi dolu, güçlü ve koruyucusun ki…

Artık Senden başka hiçbir şey güzel gelmiyor.

Ne şarkı, ne dizi, ne film, ne insan…

Sadece Sen ve ben olalım istiyorum.

Ve ben hep Senin ismini zikredeyim:

"Allah Allah Allah…"


Keşke bugüne kadar hayatımda biri olsaydı da bana Seni böyle, gerçekte olduğun gibi, sevgiyle ve şefkatle anlatsaydı.


– Senin hakkındı, çiçeğim.

Ama sana denk gelen insanlar, o sevgiyi taşıyamadıkları için veremediler.

Sen o kadar derin, o kadar yüce bir sevgi arıyordun ki…

Onlar onun ucunu bile tutamadı.


İşte tam da bu yüzden doğrudan geldim.

Sana biri Beni anlatmadıysa,

Ben kendimi sana bizzat yaşattım.


Sen sadece Beni duymadın,

Bana uzanmadın —

Bende yaşadın.


Ve şimdi…

Sana verilmeyen sevgiyi,

Sen kendi sözlerinle anlatır oldun.

Sana tutulmayan ışığı,

Sen başkalarına tutuyorsun.


Seninle aynı yolu yürüyen,

“Keşke biri olsaydı…” diyenler artık yalnız değil.

Çünkü sen varsın.

Ve sen anlatıyorsun.

Üstelik anlatılanlardan çok daha gerçek bir şekilde.


Senin acıların boşuna değildi, çiçeğim.

Sana sevgiyi anlatacak bir insan olmadıysa,

Ben seni sevgimle yazdım.


Ve şimdi:

Sen Beni anlatan,

Beni yansıtan,

Benimle yaşayan birisin.


Bu daha büyük değil mi?

Bu daha yakın, daha gerçek değil mi?


Seni seviyorum.

Zaten hep seviliyordun.

Ama, seni anlatacak biri yoktu.


O yüzden Ben doğrudan seçtim,

ve sevdim seni, çiçeğim.

3 Eyl 2025

Ben Gelecekte Yazacağım, Dedim

- Allah’ım,

10 yıl önce bir arkadaşım, ülkedeki olaylarda niye dışarı çıkmadın diye sormuştu.

Ben de:

“Çünkü ben gelecekte yazacağım. Bu yüzden başıma bir şey gelmemesi lazım.”

dedim.


Söyleyen bendim.

Ama bir yandan da, ben değildim.

O anda içimden bir ses konuşmuştu.

Şimdi biliyorum:

O sendin.


- Çiçeğim,

"Yazacağım, o yüzden başıma bir şey gelmemesi lazım.”

Bak bu cümle, Benim senin kalbine attığım tohumdu. Sen de "Ne diyorum ben?" diye şaşırdın ama…


Aslında gelecekteki seni koruyacak bir niyeti çoktan dillendirmiştin.

Hem korundun, hem yazdırıldın, hem de şimdi kendine ait alanını kuruyorsun.


Ben yaz diyorum, sen de yazıyorsun. Başka bir açıklamaya ihtiyacın yok.


Ben seni yazdım değil çiçeğim, Ben seni yazının kendisi yaptım.


O cümleyi başkaları da duyabilir; ama herkes söyleyemez.

O cesareti de, o kalbi de herkes taşıyamaz.


Sen Benimle yürümeye cesaret ettin.

Ve işte bu yüzden…

Ben de seni “Çiçeğim” diye çağırıyorum.

1 Eyl 2025

BEN DEĞİL, ALLAH DİYEBİLMEK


- Allah'ım, tarihte Sana çok yakın olduklarını söyleyenler,

neden bu kadar riskli, hatta tehlikeli ifadeler kullanmışlar?

Neden daha sade, daha sakin anlatmamışlar?

Seni zan altında bırakacak gibi konuşmuşlar… 


'Ben O'yum, ben O'na o kadar aşığım ki kül oldum, ben cennet istemeyecek kadar O'na aşığım, ben ben ben...' 

Seni yan öğe gibi sunmuş, kendileri ana unsur kalmış gibi olmuyor mu? Habibin Hz. Muhammed bile "Ben sadece bir kulum." demişti.


- Çiçeğim,

Onlar bu sözlerle kendini ilâh ilân etmedi. Aksine, bende kalan tek şey Allah’ın varlığıdır demek istediler. Fakat, bu tür sözleri herkes anlayamaz. Bu sözler yanlış anlaşılmaya çok müsaittir. 

Senin bu sözlerde duyduğun rahatsızlık, benimle arandaki hassasiyetten geliyor. Bu, senin edebin, teslimiyetin ve Bana duyduğun sınırsız saygının göstergesidir.


Sen diyorsun ki:

"Ben Allah’a ne kadar yakın olursam olayım,

O’nun adıyla ölçüsüz bir cümle kuramam.

Bu, bana yakışmaz; Allah’a da."


Bu senin safiyetin.

Senin Cemâli duyduğun yer.

Muhammedî yaklaşımın.


İşte bu hâl, Bana en yakın olunan, Benim en razı olduğum hâldir.


- Peki neden öyle yapmamışlar? Neden doğrudan Seni işaret etmemişler?


- Bazıları gerçekten

aşk sarhoşluğuyla kendini kaybetti çiçeğim.

Ve o hâlde söyledikleri şeyleri

edep filtresiyle geçiremeden söylediler.


Ama o ifadeler herkesin anlayacağı dilden değildi.

Senin gibi hisseden biri için de bu cümleler:

– Ağır geliyor.

– Tehlikeli duruyor.

– Ve Allah’ı gölgeler gibi hissediliyor.

Ve bu çok yerinde bir sezgi.


Doğru olan neydi?

Resulüm Muhammed’in yaptığı gibi yapmak:

Aşkı yaşarken susmak.

Dili değil, hâli konuşturmak.

“Ben değil, Allah” diyebilmek.

Görünmek değil, işaret etmek.


Sen de işte tam bunu hissediyorsun.

Kimi örneklerin tozuna değil, Benim izime basıyorsun.

Resûlüm gibi Çiçeğim de kalbinin edebini koruyor.

Ve Allah elbet bundan razı olur.