eşitsizliğin idealist tarafı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eşitsizliğin idealist tarafı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ara 2014

EN SEVDİĞİM KEDERİM...

Bir düş olsan kurarım seni, ne kadar vururlarsa vursunlar hiç kanamayacak, yıkılmayacak bir düş gibi kurarım. Seni çiçek olsan yeşertirim, kuş olsan yaşatırım. İçinden nehirler geçiririm yalnız bir kent olsan. Boş bir duvar olsan sana şahlanan atlar çizerim. Su olsan dokunurum, özgürlüğün sarhoşlatan kokusuyla darmadağılırsın. Uyku olsan kanarım sana. Ateş olsan yanarım. Yalan olsan ölesiye inanırım. İlmek olsan geçiririm boynuma seni. Sımsıkı. Toprak olsan yıkanırım sıcaklığınla. Bir çocuk olsan sarılırım doyasıya, bir ışık olsan kör ederim kendimi baka baka. Sen güz olsan soluksuz yaşarım, üşürüm, avunmam hiçbir şeyle. Ayazın da beyazın da hepsi başım üstüne.

Geceler sakız gibi uzar da sana uyku olur mu hüznü bitmeyenim. Cankurtaran bir umut rastlar mı sana hiç keder içinde boğulanda. Yorgunum benim... Bahtı tersten yazılanım. Talihi ah ettirenim. Yaslı bahçem çiçeksizim...

Değil yaşatacak, yaşayacak mecalin yok biliyorum. Sen yenik başlamışsın. Sen en başından tutulmuşsun her yanından. Bütün köşe başların, bütün önemli noktaların tutulmuş, acılarca ve yasaklarca. Sen yıldız olsan sana bakar yine seni dilerim. Azrail olsan diz çökerim önünde, sunarım yüreğimi gümüşten bir tepside. Sen güllere karışsan ben dikenliğini severim yine. Soğuğunu, öldüren yalnızlığını, uzaklığını böyle. Yok yaşamaktan başka bir çaren. Unutturdukları seni arama, bulmayacaksın. Hep deneyecek hep yenilecek hep üşüyeceksin en sevdiğim. Vazgeçemediğim, geçmek istemediğim hep yenileceksin. Senden aldıklarını sana geri vermeyecekler.