Düş başladı. Solgun leylak demetleri silkelendi usul usul.
Üzerlerinden saydam yağmur damlaları sıçradı etrafa. Zarafeti suya düşmüş pek
yalnız bir gül içini çekti. Kanımı çekti. Hep dikenini sevmişler onun,
kendisine paye veren olmamış. Öyle söyledi. Uzattı, uzandım aldım yasını.
Tuttum bir süre.
Milattan önce diri diri toprağa gömülmüş bir kız çocuğu başını çıkardı yerden. O böyle yapınca trafiği kitledi bir süre. Kan çanağı olmuş gözlerinden birkaç damla yaş süzüldü yanaklarına. Özlemli bir anne bekledi anladığım kadarıyla. Beklediği gelmedi. Yürüdü gitti en haksızlığa uğramış ayaklarıyla. Ölüme çırpınmasın diye kördüğüm attıkları bileklerini, yüzyıllık yağmurlarda çürüğe çıkan çocuk bedenini de aldı gitti.

