Ablam…
İlk acı kaybım. Okunmuş okunacak tüm kitapların en kadın kahramanı. Bir savaş
prensesi.
Macerası yarıda başlayıp yarıda biten rüzgar
sevdalısı kısraklar gibi bir şey. Aklımın saklı kutularında kilidi okyanusa
fırlatılmış hatıralardan taşan inatçı harfler gibi bir şey. Harikalar diyarına
gidip gidip eli boş dönen talihsiz çocuklar gibi daha ne diyeyim.
Soğuğun başlattığı kıvılcımdan hep yangın halinde olan bir kuş yuvasının dişisi. Perdeleri anlamsızca hep kapalı. Çağrışımlarından kaçmak ne mümkün, yazgımız gibi. Ufkumuz gibi, hep başkalarının kurşunlayıp parçaladığı hep bizim birleştirdiğimiz göğümüz gibi. Kapalı. Karanlık yıkılmaz bir duvar gibi uzuyor önümüzde. Değiştirmek ne mümkün, yaklaşmak bile yasak çoğu kez. Bütün hüzünlere çıkış kapısına kadar eşlik edildiği halde hep onları içeride kendimizi dışarıda buluyor oluşumuz… Bir deli zaman tortusunda bir garip beyaz merakı işte.
Soğuğun başlattığı kıvılcımdan hep yangın halinde olan bir kuş yuvasının dişisi. Perdeleri anlamsızca hep kapalı. Çağrışımlarından kaçmak ne mümkün, yazgımız gibi. Ufkumuz gibi, hep başkalarının kurşunlayıp parçaladığı hep bizim birleştirdiğimiz göğümüz gibi. Kapalı. Karanlık yıkılmaz bir duvar gibi uzuyor önümüzde. Değiştirmek ne mümkün, yaklaşmak bile yasak çoğu kez. Bütün hüzünlere çıkış kapısına kadar eşlik edildiği halde hep onları içeride kendimizi dışarıda buluyor oluşumuz… Bir deli zaman tortusunda bir garip beyaz merakı işte.
