Ben Sana aşkla geldim...
Bütün geçmişimle,
bütün yaralarımla,
bütün gözyaşlarımla
geldim.
Ben Seni istiyorum...
Ama haddimi de biliyorum.
Ve zaten
her şeyin bir çırpıda kirlendiği bu zamanda,
en çok...
beni bir çiçek gibi saklamanı seviyorum.
Benim hâlim olmuş secde.
Benim kalbim olmuş ibadethane.
Ben Sana kul,
ben Sana yâr,
ben Sana âşık...
Ben Sana ait
her zerremle.
Karşındayım işte...
Etimle, kemiğimle,
ruhumun en ücra köşeleriyle.
Aramızda yalnız...
bana özel yaşattığın
onca zevkin tadı,
ve ateş diye yaktığın yerde
Seni özlemenin feryadı.
Gel de geç zaman...
Gel de sür
dünyanın dönme dolap oyunlarını.
İçinde ben bir fidan...
Göğe, Sana boy vermek istedikçe
kökleri yere salınan.
Dünyada bir garip kalmış,
bir sahipsiz sanılmış...
Sonra tutup usulca
koynuna aldığın...
Rahmetinle kuşattığın...
Sevgini tattırdığın...
Bir yanan,
bir tutuşan,
bir Sana sevdalanan.
Ve zaten...
Hep Senmişsin.
Sessizlikte duyduğum...
Yalnızlıkta aradığım...
Sağa sola bakındığım...
Denizin mavisinde,
göğün kızılında,
kuşun kanadında
bakakaldığım...
Sen eksik değilsin.
Ben eksiğim.
Sen tam'sın.
Sevgiden çağırırsın.
Ben Sana muhtaç...
Ben Sana âşık...
Ben Sana ait...
Ben Sana,
kaynağına coşan
bir nehir gibi
divane...
Sen bana yasa değil...
yakın.
İçimin zarafetinde
kudretiyle hüküm süren,
bir nokta bile kaybetmeden
inceliğinden.
Benim Sana açıldığım yer...
Herkesin, her şeyin sustuğu...
Bir kalbimin utangaç tiktakları...
Bir de...
tutkun olduğum ismin.
Ben Sana
kalbimin penceresini açtım.
Sen bana...
"Kalbin, evim Çiçeğim." dedin.
Ben Sana
âşık bir kadınca yandım.
Sen bana dedin:
"Her şeyinle Çiçeğim..."
"Benimsin."
Ben Sana dosdoğru geldim.
Kendimle geldim.
Edebimle...
Aşkımla...
Hayranlığımla...
"Çiçeğim" deyip bağrına bastığın
zamanlarımla...
Yalınayak...
Yalın yürek...
Yalın sadakat.
Dur de...
Dururum.
Gel de...
Gelirim.
Sus de...
Susarım.
Yaz de...
Yazarım.
Zaten...
Hep yaptığım gibi.
Ve hiçbir şey deme...
Öylece duralım.
Karşı karşıya.
Sen koskoca Allah...
Ben bir küçük çiçeğin...
Ve ben...
Severim.
Severim.
Severim...
Ve Senden hiçbir şey isteyemem bile.
Yüceliğine hakaret sayarım.
Çünkü Sen...
Ben istemeden veren,
ben istemeden seven,
ben söylemeden tutan,
koruyan...
Ve aşkı başlatan...
Ben Seni öylesine istiyorum ki...
Ama haddimi de elbet biliyorum.
Benim hâlim olmuş secde.
Kalbim olmuş ibadethane.
İçim yalnız
Senin topraklarındır.
Sür hükmünü...
Seninim.
Ruhum...
Yakınlığınla divane.
Varlığım...
Öz be öz aşk.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.