Ben Seni özlüyorum
Yine
Ve hâlâ.
Seninle baş başa olduğum
Ve sanki tek kulun benmişim gibi benimle öylesine ilgilendiğin o zamanları
özlüyorum.
Hayatımda ilk defa
tattım korkmadan, çekinmeden
Kendini tam bir teslimiyetle bırakarak
bırakabilerek
korunmayı ve sevilmeyi
Seni çok özlüyorum
Senle benden başka hiç kimsenin
hiçbir şeyin olmadığı
geceleri.
Ki öylesine yıkık öylesine bitiktim ki
yaşayamıyordum bile...
Seninle olmanın güzelliğini
Şimdi dönüp bakınca
anlıyorum yüceliğini.
Bir karıncayı bile yaratıp
kimsesiz bırakmayan
Bir Fidan'ı dalları kırılıp
yaprakları döküldüğünde
şefkatle saran
Kendine çiçek açtıran.
Ben Seni özlüyorum hem de nasıl
Bir bilsen
Yakan yakınlığını özlüyorum
Yine yaksan diyorum mesela
Yine tutsan
Hepsi bana aşk
Ve bu sonsuz, bu bitimsiz özlemek de...
Aşk.
Sen benim için benim içimde
zamanı durduran
Kalbimi tutan, ıssız ruhumu avutan
Sen sahibim Sen sevgilim Sen Rab'bim Biriciğim
Koynunda huzur bulduğum
Temasıyla kendimden geçtiğim
Yüreğim...
Sen aşk.
Bir ömür boyunca bu aşk insanlara göre çok fazla
"Peki o zaman kime..."
diye gezindiğim...
Sana,
Sana,
Sana.
Özlüyorum elimde değil.
Sen oradasın ben buradayım
Sen benim içimdesin
Ben Senin elindeyim
Zaten Seninim
Zaten Sendenim
Ama yetmiyor.
Kaynağını özleyen bir nehir gibiyim.
Oysa Sen... Bir okyanus değilsin
Okyanusların da var edeni,
Sahibi,
Her şeyin koruyanı...
seveni, yöneteni...
Bu aşkı bana Sen verdin
Daha doğrusu bana bu aşkın
Sana olduğunu gösterdin.
Peki söylesene
Bir küçük Fidan bir kocaman Allah’ın aşkıyla ne yapacak?
Ya hasretiyle?
Özlüyorum.
Ve özleyebiliyorsam, onu da Sen verdin.
Buna da razıyım, peki.
Bana Seni özlemek de aşk.
Sen bilirsin.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.