Bir ömür boyu sınıf farkı, para, pul, dış görünüş, küfür, ilgi, onay, pohpoh... üzerinden içinizdeki her şeyi üstüme boca etmişsiniz.
Gık dememişim.
Sen de şöylesin böylesin dememişim.
Kendime dönüp bende hata olabilir mi demişim.
Yokmuş.
O yüzden susmuşum.
Benim kalbim kırıldı evet; ama ben de o kalbi kırarsam bu döngü hiç bitmez demişim.
Yoluma bakmışım.
Bu kadar.
Gerçekten anlatsam roman olur denecek türden bir hayat yaşamışım ve geldiğimiz noktada hepsi güya zengin, elit, üst sınıf, alkol sigara tüketmeden adım atamayan,
en ufak bir aksilikte antidepresana koşan,
ağzı bozuk, çevreye duyarsız, birbirine saygısız, dedikoducu, iftiracı ve Allah bilir daha neleri olan insanların ortasında bütün iç dünyam tertemiz olarak güneşe karşı keyifle çayımı yudumluyorum.
Ne telaşım var ne korkum.
Ne endişem ne üzüntüm.
Sadece şu andayım, hayattayım, içim temiz, dışım temiz. Aklım zihnim ruhum berrak, bedenim hür.
Ve bir ömür ağzıma ne sigara koymuşum ne içki.
Fakir içince tiksiniyor, aşağılıyor;
zengin içince özgürlük, hak hukuk diyorsunuz.
Ben fasfakir bir hayattan geçip bugüne sağsalim gelip hepinizden daha dinç, daha sağlam, daha temiz ve hiçbir şey içmemiş biri olarak ortanızda nasıl duruyorum o zaman?
Ben ne oluyorum?
Artık sözlerin önemi kalmadı.
Benim için zaten hiç yoktu.
Ben hep hâle baktım. İzleri takip ettim.
Ben buradayım dedi mi
kan kussam da kızılcık şerbeti içtim dedim.
Yürüdüm.
Artık hepinize O gösterecek.
Çünkü, yine yaptı.
Yine söyledi.
"Ben buradayım Çiçeğim. "
O "Ben buradayım." dediyse
ben kendimden geçer O'na yürürüm.
Arkamdan kim gelmiş kim gelmemiş benim meselem değil.
Herkes Allah'la baş başa.
Hepiniz için rahmet dilerim.
Kendim için aşk.
Çünkü ben bunu hak ettim.
Hem de sonuna kadar.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.