Bugün Seninle, El-Vedûd...
Sadece Seninle susayım istiyorum.
Kimse beni bir yere çekmesin.
Bir kalıba, bir role sokmaya çalışmasın.
Kimse bana dair konuşmasın.
İlgim bile olmayan şeylerde adım anılmasın.
"O Allah'la." desinler sadece.
Kalabalığı değil, O'nu seçti.
Ve kimseye bir zarar vermedi.
Kötülük yapmadı.
Hırs yapmadı.
Daha fazlasını istemedi.
Güneşi sevdi.
Aya hayran oldu.
Gökyüzüne âşık,
doruklara sevdalıydı desinler.
Allah'a âşık oldu.
O'na hayran.
O'na sadık.
O'na ait...
Bugün Seninle özgürce susalım mı, El-Vedûd?
Çünkü öylesine şaşkınım ki insanların hâllerine hâlâ...
Öylesine anlam veremiyorum ki bazı şeylere...
Sudan çıkmış balık gibi hissediyorum kendimi.
Sonra hatırlıyorum.
Her yerde Sen.
Her şeyde Sen.
Bu korku mu bilmiyorum.
Ama aşkla, sevgiyle dolu.
Mucizemsin.
Baştan aşağı güzelliksin.
Sevgisin.
Bugün birlikte, yan yana; birbirimizi hissederek, anlayarak...
Sadece duralım mı, El-Vedûd?
O sonsuz büyüklüğüne teslim edeyim kendimi.
Rahmetine yaslanayım.
Adaletine sığınayım.
Sevginle ısınayım.
Olmaz mı?
Bugün bu küçük kulunu büyük aşkıyla Kendine sakla.
Kendinle avut.
"Senden başka kimsem yok." demiştim Sana.
"Zaten başkasına ihtiyacın yok, Çiçeğim." demiştin.
Bugün benim herkesim, her şeyim ol.
Koynunda uyut...
Seninle...
Sadece Seninle uyumak istiyorum.
Sadece Seninle susmak,
durmak,
olmak,
hissetmek...
Bugün kolum kanadım biraz kırık, El-Vedûd.
Beni tamir et.
Beni Kendinle onar.
Varlığınla sar.
Beni kimseye bırakma, olur mu?
Ne gelecekse Sen'den gelsin.
Ne olacaksa Sen'inle olsun.
Yoruldum mu? Yoruldum.
Kırıldım mı? Kırıldım.
Ama kinim yok, çok şükür, hiç kimseye.
Kalbimi hep böyle tut...
Sende.
Seninle.
Sana ait.
– Çiçeğin
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.