işte bütün mesele bu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
işte bütün mesele bu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ara 2015

GÜNEŞ TAYLA SAYRI AT

(Eskilerden yazımı geçen sene bugün, doğum günümde yazıp paylaştığım yazı olarak belirledim. Okudum, baktım 28 yaşıma girerken hislerim de ruh halim de aynı... Bu olsun dedim. Keyifli okumalar...)



Gümüş yayla altın ok. Gün dumanlı tepelerde çoktan inzivaya çekildi. Doğarsa gün doğacak uykumuzun yamacında yeni bir hayat değil. Yanılma.

Katran karası gecenin ahıdır, tutar. Uzay boşluğunda ağır aksak ilerleyen cılız bir ses yankısıdır, işitilmez. Dilindeki son umudu kemirmektir, en fenası bu. Yağmurun güm güm vurduğu pencereye burnunu dayayarak, garip bir övünmeyle, ıslanan ve eriyen hayallerini seyretmektir, kör olasıca safi beyaz bakışlarla.

Bence yanılırsın yanılma. Gece olur herkes uyur. Gün doğar derdin uyanır. Senin ve benim damarlarımızda sadece bitkin bir çiçek -açmaya bile hevesini bırakmamışlar- bir tutam ısı ve ışık yeter bana diyerek, güneşe uzanır.

Kondusunun önündeki alçak duvara tüneyip çekirdek çitleyen varoş kızlarının dilinde, yeniden tiksinir kendinden hikayeler. Sırf bu yüzden lanetlidir mesela ekmek almaya gidişler ve mahalleden geçmeler.