"Nasıl yaptınız bilmiyorum ama..."
"Belki de çocuğunuz evde çok şefkat görüyordur..."
"Ne kadar zarif bir bayansınız..."
Bir buçuk yıldır ilk defa, Allah'ın izniyle bana doğrudan insan gibi bir şey söylendiğini hissettim.
Çünkü bir buçuk yıldır bana değil; benim hakkımda oluşturulan fikirlere konuşuluyordu.
Yalnızdım.
Asosyaldim.
Tuhaf biriydim.
İlgisiz anneydim.
Ablasını, abisini kaybetmiş ve kendini kapatmış biriydim.
Hakkımda çok şey söylendi.
Ben sustum.
Ama yazdım.
Hayatım boyunca yazdığım gibi.
Ve ben yazdıkça insanlar da yavaş yavaş kendi söyledikleriyle yüzleşmek zorunda kaldı.
Siz sandınız ki ben şimdi ayağa kalktım.
Hayır.
Ben tam da acıyarak baktığınız zamanlarda ayağa kalktım.
Ablamın ardından da ayağa kalktım.
Abimin ardından da ayağa kalktım.
Korktuğum zamanlarda da ayağa kalktım.
Ne yapacağımı bilmediğim zamanlarda da ayağa kalktım.
Ve yine Allah'ın izniyle kalktım.
Bana hâlâ:
"Nasıl yaptınız bilmiyorum ama..."
diyorlar.
Defalarca söyledim.
Allah tuttu.
Başka cevabım yok.
Geceleri ayağa kalkmaya mecalimin olmadığı zamanlar oldu.
Ağladığım zamanlar oldu.
Korktuğum zamanlar oldu.
Ama ertesi gün Allah'ın izniyle kalkıp gitmem gereken yere gittim.
Yazmam gereken dilekçeyi yazdım.
Vermem gereken ifadeyi verdim.
Atmam gereken adımı attım.
Ben bunları nasıl yaptığımı anlatamıyorum.
Çünkü dönüp baktığımda gördüğüm şey kendi gücüm değil.
Allah'ın yardımı.
İnsanlar benim yalnız olduğumu sandılar.
Ama Allah dedi ki:
"Bir dakika.
O yalnız değil.
Ben buradayım."
İnsanlar "yalnız" dedi.
Allah:
"Ben buradayım."
dedi.
İnsanlar "güçsüz" dedi.
Allah:
"Ben buradayım."
dedi.
İnsanlar "dağılmış" dedi.
Allah:
"Ben buradayım."
dedi.
İnsanlar "bundan sonra toparlanamaz" dedi.
Allah:
"Ben buradayım."
dedi.
Benim bilmediğim yerlerde önüme kapılar açtı.
Benim göremediğim şeyleri gösterdi.
Benim fark edemeyeceğim ayrıntıları fark ettirdi.
Bazen bir cümlenin içindeki hakikati.
Bazen bir evraktaki tek bir ifadeyi.
Bazen de yalnız olmadığımı.
Şimdi dönüp bakıyorum.
Atılan iftiralara.
Kurulan cümlelere.
Yapılan yakıştırmalara.
Ve içimden sadece şu geçiyor:
El-Vedûd bildi.
Yetti.
Ben hayatım boyunca yalan söylemedim.
Tuzak kurmadım.
Hesap kitap insanı olmadım.
Ve bununla da hep gurur duydum.
Çünkü Allah kalpleri bilir.
Kalbinin en ücra köşesine kadar seni tanır.
Neye dayanabileceğini bilir.
Neyle sükûn bulacağını bilir.
Ve dilerse kulunu öyle bir tutar ki, dönüp baktığında sen de hayret edersin.
Hâlâ aynı şeyi söylüyorum:
Allah tuttu.
Ve hâlâ tutuyor.
Ben sadece O'na hayranım.
Şükürler olsun.
Elhamdülillahi Rabbil Âlemin.
🤍 El-Vedûd 🤍
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder