24 Haz 2019

ACIDAN AYAKLANMAK


Hiçbir zaman yazmanın kolay bir şey olduğunu düşünmemişimdir; ama şu an bu girişi yapabilmek için bile o kadar zorlandım ki 'Aman Allah'ım, ben ne yapıyormuşum böyle!' derken buldum kendimi.

Zoru başarıyormuşum. Hem kadın hem eş hem yazıp okumakla bu denli haşır neşir hem de konu ne olursa olsun orada öncelikle samimiyet arayan biri olarak, yaptığından zerrece bir maddiyat elde etme kaygısı gütmeden, özgürce yazıp çiziyormuşum ve bunu saydığım tüm vasıfların üzerine bir de anne olunca anladım. 

Ah şu hormonlar... Öyle en küçük meselede bile suçu hormonlara atanlardan değilimdir; ama bunu yapanlar haklılar benden söylemesi. Koskoca 2 sene... Şu an kendimin de bakıp 'Aferin sana be fidan...' dediğim zorluklardan geçip başarmak... Hayatımın eksik olduğunun bile farkında olmadığım koskocaman bir parçasının peşine düşüp onu alıp baş köşeye koymak... Bu sırada yaşadıklarıma dayanabilmek için benden tamamen başka bir bene dönüşmem...

O hormonlar olmasaydı sizi temin ederim hiçbir şeye dayanamazdım. Ne ameliyatlara ne hissettiklerime ne kaybettiklerime ne hastane sürecine ne o bitmek bilmeyen korku ve endişelere... Bu yüzden kadınlık ve annelik hormonlarıma, bana verdikleri deli kuvveti, tahammül ve en ilginci de sabır için teşekkürü borç biliyorum. Çünkü kucağıma her aldığımda, canıma sokasımın, kalbime alasımın, içime çekesimin geldiği bir yavrum oldu.

Fakat o hormonlar bedeni tamamen terk edip ortalık süt liman kesince insan bir afallamıyor değil. Eski duygu ve düşüncelerinle, başka şartlar altında ve kendi adıma söyleyeyim aslında hiç hoşlanmadığın bir şehirde gözünü açınca şöyle bir sendeliyorsun.

Kızma bana Ankara. Sana ihtiyacım vardı biliyorsun. Hastanelerine, doktorlarına, barındırdığın olanca zorluğun yanında önümüze serdiğin fırsatlara... Bebeğim için döndüm geldim, biliyorsun. Onun için ömrümün duraklama dönemini sükunetle karşıladım. Kendimi kenara çektim, tek bir şeye odaklandım ve yapabildiğimce yürüdüm... Onun için alaşağı oldum, onun için vazgeçtim birçok şeyden. Minnettarım, teşekkür ederim ve işler planladığımız gibi giderse sana bu kez öfke değil, minnet besleyerek ayrılacağım bağrından. Çünkü hayatımın en değerli parçasını verdin bana. Çünkü benden aldığın her şeyin yerine bir tek şey bıraktın ve o öyle bir şey ki artık ben kendimi sana karşı borçlu hissediyorum...

Ne diyordum? Hormonlar... Bir nevi uykusundan uyanan masal kahramanının 'Ben neredeyim, siz kimsiniz, burada neler oluyor?' şaşkınlığı içindeyim. İnsan nasıl olur da trafikten, kalabalıktan, gri günlerden, kirli havadan, koşuşturmacadan, yorgunluktan kurtulur da gerisin geri döner sonra? İnsan nasıl olur da hayatı boyunca hayalini kurduğu gibi maviye, beyaza, yeşile doyduğu dingin bir yaşamı bırakıp kaçtığı her şeye gerisin geri döner? Annelik delilik derlerdi de fazla romantik bulurdum bu ifadeyi. Ama, annelik delilikmiş. Ne eksik ne fazla...

Tabii işler yoluna girip çok şükür ayağımız hastanelerden kesilince, çekirdek ailemiz birbirine iyi kötü alışıp bir düzen oturtunca bana da yüreğimin inci tanesi, kötü gün dostum, sığınağım Söz Sanatı'na doğru depar atmak kaldı.

Açıkçası bunca zaman sonra bir şeyler değişmiştir, güzelleşmiştir, iyileşmiştir diye umuyordum; ama yanılmışım maalesef. Kankacılığın, ben sana sen banacılığın, ben üç kez geldim sen bir kez geldinciliğin, yakinen tanışmayan insanların sanal aleme dayanarak birbirini çekiştirmesinin vs sona ermiş olabileceğini düşünmüştüm. Yazık ki fazla iyimser düşünmüşüm...

Sonuç olarak ben geldim. Geçen zamanda her ne kadar Söz Sanatı'nı 'terk edilmişlik' görüntüsünden korumaya çalışsam da tüm dikkatim ve enerjim içimde yeşeren yaşama odaklanmış olduğundan fazla başarılı olamadım. Buna rağmen ayağını kesmeyenler var ki onlara gönül borcum var. Ne demişler? Kara gün kararıp kalmaz.

Bir de şey demişler...

Öldürmeyen acı, güçlendirir.

Ben geldim.

Görüldüğü üzere de...

Ölmedim.





37 yorum:

  1. Birisi benden bahsediyor galiba :) Önemli değil canım ne demek, sen sadece yaz ben hep okurum.

    YanıtlayınSil
  2. Hoş geldin. Hem geçmis hem hayirli olsun yeni yaşam. Blog dünyasinda da hayatin her alani gibi, insan olan yerde çekişmeler bitmez. Bana çok ters gelen insanlarla mesafemi koruyarak yoluma devam ediyorum. Hayatta en büyük özgürlük kendi kendinin patronu ve keyfinin kahyası olmak bloglarimiz da bize bunu sağlıyor. Uzak kaldin tabii yeni gelenler var filtreden geçirip yoluna devam edersin sen de 😊

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel özetledin öyle bir solukta :) Özlemişim ama yalan yok. Dediğin gibi 'bloglarımızda kendi kendimizin patronu, kendi keyfimizin kahyasıyız.' Ben de en çok bunu seviyorum zaten. Teşekkür ederim :)

      Sil
  3. İnsanın kendi canından daha kıymetli bir varlık evlat.. Olmaz dediğimiz oluyor, geçmez dediğimiz geçiyor.. Sağlık olsun, sağlıkla büyüsünler.. Yunus Emreciğimin de gözlerindeki ışık hep sürsün..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Geçiyor çok şükür. Sahi bir de hepsini yaşayıp geçmediğini düşün :) Allah korusun :) Amin, çok teşekkür ederim.

      Sil
  4. Yokluğunuz hissediliyordu. Hoş geldiniz.

    YanıtlayınSil
  5. Bir insan evladı yetiştirirken blog akla gelmez elbet.. Hayatında akıllılıkla delilik arasında bir çizgide yürümek gerek bazen. Sanki bir zamanlar anneme söylediğim o sözü (annelik deliliktir) duymuş gibi yazmışsın :)) kendini toparladıktan sonra ilk aşkın yazmaya dönmen kaçınılmazdı. <3

    Kendimle ilgili bir dip not: o gün blog listesini açtığımda gezinirken, ruh halim hangi yazıya kayıyorsa kesinlikle oraya gidiyorum. Kimseden bir beklentim yok :) Çünkü blog yazmak ve okumak bir keyif ve seçim işi. Eminim senin için de öyledir. Sevgiler gönderiyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben de öyleyim sevgili Momentos inan. Hangi yazı, hangi konu çekiyorsa oraya yöneliyorum. Annelik deliliktir sözünü sosyal medyada çok görüyordum, oradan aklımda kalmış sanırım :) Ve son olarak, ne güzel söyledin. İlk aşkım, yazmak... Yeniden yazmak istediğime ve yazabildiğime sevindim. Aranızda olduğuma da...

      Sil
  6. Hoş geldin :)
    Annelik aslında gönüllü kölelik.Bi de o hormonlar olmasaydı annelerin hali nice olurdu :))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hoş buldum :) Zaman geçtikçe daha keyifli olacak diyor tecrübeli anneler :) Ben de gönüllü köleliğimi daha keyifli olacağı zamanları bekleyerek sürdürüyorum :)

      Sil
  7. Bütün zorlukları birlikte yaşadık ama yazmaya dönmeni dört gözle bekleyenlerin başında ben varım kuzusu. Kötü günler geride kaldı, her zaman destekçin ve okuyucun olacağım. seni seviyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben de seni çok seviyorum. Kötü günler geride kaldı...

      Sil
  8. Yani diyorsun ki artık daha güçlüyüm. Yakışır...

    YanıtlayınSil
  9. Annelik, bir kadının en büyük motivasyonudur. Yazmak da ayrı bir motivasyon. Tabi biraz morale de ihtiyacımız var. E arkadaşlar ne günler için...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İyi ki anneyim ve iyi ki yazıyorum. Sizin de söylediğiniz gibi en büyük motivasyonum bunlar. Blogger arkadaşlar da iyi ki var tabii :) Teşekkür ederim.

      Sil
  10. Evet annelik çok kutsal ve mutluluk verici. Yazmaya gelince buna devam edin bence de Fidan Hanım. Yazmak tek başına mutluluk kaynağıdır. Yazmak deyince ben de size bir beyit yazayım o zaman:

    Ne yanar kimse bana âteş-i dîlden özge
    Ne açar kimse kapım bâd-ı sabâdan gayrı

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bizim gibi eli kalem tutanların terapi yöntemi de yazmak oluyor demek ki :) Bloğumu Fuzuli'nin güzel dizeleriyle süslediğiniz için de çok teşekkür ederim :)

      Sil
    2. RİCA EDERİM, SİZİN BLOG EN GÜZEL ŞEYLERLE SÜSLENMEYİ FAZLASI İLE HAK ETMEKTEDİR. ANCAK FUZULİ'NİN DİZELERİNİN BANA BAKAN BAZI YÖNLERİ DE VARDI.:) SEVGİLERLE.

      Sil
  11. Hoş geldin :) Yazılarını okumayı hep çok sevmişimdir.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Siz de kesinlikle blog dünyasında tanımaktan mutlu olduğum insanların başında geliyorsunuz. Teşekkür ederim, hoş buldum :)

      Sil
  12. Hoş geldin :)) Zorluklarla mücadele etmek için bir şekilde evriliyoruz galiba dediğin gibi... Bebişe de sevgiler :))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah yaşayacağımız bütün zorlukların ve bütün evrilmelerimizin sonucu bu kadar tatlı olur :) Bizden de sevgiler, hoş buldum :)

      Sil
  13. Facebook'ta tanıyor olabileceğin kişiler kısmında sürekli karşıma çıkıyordunuz. Eski bir arkadaşıma benzetip o zannederek profile girdim. Değilmiş diye geri çıktım. Bir süre önce de bir grup paylaşımının altındaki yorum dikkatimi çekti. (O da ana akıştaki bir paylaşımdı özellikle grup paylaşımlarını incelemiyordum yani.) Baktım ki sizsiniz. Bir de baktım birkaç gün önce bana yorum yazan da aynı kişi :) Hayatta tesadüf yok ya hani, işte ben hayatın bu buluşturmalarına bayılıyorum. Güzel bebeğiniz de, siz de hoş geldiniz Sevgili Fidan :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Umarım güzel bir dostluğun, güzel paylaşımların başlangıcı olur buluşmamız :) Daha çok görüşmek dileğiyle, teşekkür ederim sevgiler :)

      Sil
  14. Hoş geldin güzel anne :) Bebişi kocaman öp benim için :))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Uyansın, seve seve öperim :) Çok teşekkür ederim, hoş buldum :)

      Sil
  15. Yenilenerek ve dönüşerek çabada vakit geçiriyoruz. Köklü değişim için dönüşüm şart. Ailenizle mutluluklar dilerim.

    YanıtlayınSil
  16. Annelik öylesine kutsal bir meslek ki biz erkeklerin bunu anlaması çok zor. O hormonlar bizde yok, bu yüzden her anne çok özeldir. Anladığım kadarıyla zor günler geçirmişsiniz, bundan sonrası gönlünüzce olur inş

    YanıtlayınSil