21 Haz 2016

DÜŞKIRAN-16


                                                                            YARI YARALI



Ona, okulumda düzenlenen bir öykü yarışmasına katılacağımı söyledim. Öyküme konu olmak isteyip istemediğini sordum. Şaşırdı.
- Sen öykü mü yazıyorsun?
- Şiir, öykü, deneme... 
- On parmağında on marifet desene.
- Başka ne marifetim var ki?
- Güzelsin, akıllısın, dürüstsün, iyi kalplisin, üstüne bir de yazıyormuşsun be güzelim daha ne olsun? Niye hiç söylemedin?
- Bilmem. Yeri gelmedi.
- Tereciye tere satmaya çalışıyormuşuz da haberimiz yokmuş. Ben sana şairlik taslarken içinden eğleniyor muydun benle doğru söyle?
- Hayır tabii ki. Çok güzel şiirlerin var. Sen şairlik taslamayacaksın da kim taslayacak?
- Sen.
Kısa bir sessizlik.
- Öykünün konusu ne olacak?
- Sürpriz olsun. Dereceye girerse okursun, girmezse yazmamışım farz ederiz. 
- Sen beni meraktan öldürmek istiyorsun anlaşılan.
- Kabul mü?
- Benim de bir şartım var.
- Neymiş?
- O zamana kadar bana şiirler yazacaksın.
- Sana zaten şiirler yazıyorum.
Üzüm gözleri parladı. 
-Ve benim bundan haberim bile yok. Aşk olsun kara kız bu ne ketumluk? Sanki kalplerimiz birleşmemiş gibi...
- Senin satırlarının yanında benimkiler basit kalıyor. Cesaret edemedim.
- Orası hiç belli olmaz. Senden basit bir şey çıkacağını sanmıyorum. Dokunduğun her şey anlamlanıyor.
- Anlaştık yani? 
- Bir de bana yazılmış o şiirlerden birini okudun mu anlaştık.
- Ezberimde yok.
- Gider gitmez telefonda okursun.
- Okuyamam, utanırım.
- Bana yazılmış mısraları duymaya hakkım yok mu?
- Var ama...
- Ama'sı yok. Bunda anlaşırsak sabırla beklerim. Nasılsa birinci olursun, o zamana kadar okuyayım diye tutturmam. Yoksa başını yerim bilmiş ol.
- Yaparsın biliyorum.
- Yaparım güzelim. Tamam mı?
- Tamam. Gidince sana yazdığım bir şiiri telefonda okuyacağım.
- Hay ağzın bal yesin. Hadi şimdi eve, Nedamet bekler.
- Aa şuna bak. Kovuyor musun?
- Kovuyorum. Hadi hadi.
- Çocuk gibisin Medet.
Beni alelacele eve gönderdi. Tabii ki ona şiirler yazıyordum. Başka kimseyi, başka bir şeyi şiir yazacak kadar sevmiyordum. Onu severken yüzüne söyleyemediklerimi, gözlerine bakarken içime attıklarımı kağıda döküyordum. Bilmiyordu. Bilmesindi de. Dağlarca bilmediğimiz vardı birbirimize dair. Bildiklerimiz korkmaya yetiyordu, fazlasını istemiyorduk.
Odama gidip şiir defterimi açtım. Tanıştığımızdan beri yalnızca ona yazıyordum. Yazdığım ilk şiirlerden birini seçerek aradım Medet'i.
- Ya beğenmezsen? dedim.
- Öyle bir ihtimal yok, dedi.
Okumaya başladım titrerken sesim...

" Yarı yaralı bir adam sevdim
Kül rengi rüyalardan serzenip ahım
Atıp içimden bitmiş yanılgıları
Kokusuyla arınmaktı günahım
Ağlamış, avutulmuş, 
Kurumuş bir yalanı sever gibi
Matemi bende sefası eldeydi sevdanın.

Gölgesinde gizliydi çamurlu merhabası 
Delirmiş ayakların
Yarı yaralıydı kan revan içinde
İçerlemişti bir şeylere
Zar tutuşuna iflah olmaz bir kumarbazın
Aşkın eşgalinin emsalsiz oluşuna
Yaşlanmasına insanın
Gençliği henüz bulmuşken...

Yarı yaralı bir adam sevdim
Yarası kanamış, kapanmış
Vakarı sinmiş üstüne sonra
Bir de yalnızlık tavrı, içinden hep yaralı
Onu sevdim, bir harbi sever gibi
Bir yenilgiyi
Bir çöküşü, diz çöküşü
Bir pes edişi gibi sevdim
Tebessümü rütbem, onurum oldu
Kahkahası göğsümün madalyası
Vadettiği çiçek açmış bir siyah
Andı yarası, imzası kanı..."

Heyecanla sustum. Beğenmesini istiyordum. Beni daha çok sevmesini... Belki de onun şiirleri kadar iyi yazdığımı söylemesini...
- Sarmaşık?
- Efendim
- Seni çok seviyorum ve bunda çok haklıyım.
- Beğendin mi?
- Büyülendim. Aynı anda nasıl hem bu kadar çocuk hem bu kadar büyük olabiliyorsun söylesene? Şiir yazıyorum diye kime övünüyormuşum meğer... 
- Yapma lütfen. Sen bambaşka yazıyorsun.
- Hayır SEN bambaşka yazıyorsun. Hadi bir tane daha oku.
- Deli misin? Heyecandan bayılmak üzereyim, bugünlük yeter.
- Nolur sadece bir tane daha.
- Medet çok heyecanlıyım, dizlerim titriyor. Duyuyorsun, sesim titriyor. Lütfen beni mazur gör. Daha sonra...
- Peki güzelim. Seni tanıdıkça sana daha çok hayran oluyorum ama bunu unutma.
- Abartıyorsun. Alt tarafı bir şiir.
- Sade alt tarafı değil her tarafı şiir. Öyle böyle değil, acayip şiir...
- Beğendiğine sevindim; ama biraz daha översen şımaracağım.
- Bu şiiri duyduktan sonra yarışmanın birincisi olacağına dair şüphem kalmadı.
- Söz verdin, dereceye girmezse öyküyü okuyamayacaksın.
- Tamam güzelim. Ne demişler? Söz vermek göt vermeye benzemez.
- Medet!
- Sustum sustum. Seni daha fazla meşgul etmeyeyim de yazmana bak. Küçük güzel şairim benim.
- Seni seviyorum.
- Ben seni çok seviyorum, çok da haklıyım. Görüşürüz.
- Görüşürüz.
Şiirlerin kimi insanların kalpleri arasında köprü görevi gördüğünü öğrenmiştim o gün. Şiir yazmak ve okumak, bazı şeylerin söylenmesini kolaylaştırıyor; bazı hiç söylenmemiş şeylerin de ortaya çıkmasına imkan veriyordu. Medet'in beni sevdiğini biliyordum; ama 'çok' sevdiğini, bunda da 'çok' haklı olduğunu düşündüğünü ilk kez bu kadar net görmüştüm. 
Yarı yaralı bir adam sevmiştim çünkü. 
Yarası kurumuş olsa da kanı daha üstündeydi. 

(sürecek)








26 yorum:

  1. Ya sen gitgide daha güzel yazıyorsun ya da ben hikayeyi çok sevmeye başladım.Her bölümde daha çok etkileniyorum niyeyse.Edebiyata doyuran bir bölüm olmuş özellikle şiir muhteşem.Yüreğin dert görmesin...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her ikisi diyelim; çünkü hikayeyi gittikçe daha çok seviyorsan da ben yazıyorum :) Yani iki durumda da gurur duydum, çok teşekkür ederim.

      Sil
  2. İki şeyi bilmek istiyorum. Belki de aynı şeyi iki kere bilmek istiyorum ama yine de bir kez soracağımdır..

    Kadınlar gerçekten karşındakini böylesine nokta atışı anlayabilir mi ? Yoksa bu senin edebi gücünden mi geliyor ?

    Güç seninle olsun!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Genelleme yapmayayım da bence birbirini nokta atışı anlayan insanlar vardır. Düşkıran, Kavgakıran yazı dizisinin alt bölümü. Hikayenin içindeki bir hikaye. Yardımı olur diye söylüyorum her iki kısım da gerçek yaşamdan alınıp yazılıyor. Benim geçmişimden. Sen bir erkek olarak, okuduklarının sonucunda Sarmaşık'ın karşısındakini nokta atışı anladığını düşündüysen; bir yerlerde karşısındakini nokta atışı anlayan insanlar var demektir :) Çok teşekkür ederim.

      Sil
    2. Yeminlen alkışlık cevap . Peeehh! Reverans yapıp çıkayım ben odadan. Geri geri çıkarken düşersem gülme bak :D

      Sil
    3. Tamam gülmemeye çalışırım :) Allah düşürmesin.

      Sil
  3. en sevdiğim hikaye şekli böyle kafamda canlandırmam çok güzel oluyor karşılıklı replikler.. ve çok akıcı olmuş herzaman ki gibi.. sürmeli, devam etmeli :) sevgiyle kal kelime üstadı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok mutlu oldum sevgili birdefnemasali :) Teşekkür ederim, sevgiler.

      Sil
  4. Saliha Butakın21 Haziran 2016 12:38

    Gerçekllik duygusu insana geçiyor zaten söz sanatı.Her ne kadar Medet'e alışmaya başlasam da ona karşı olan olumsuz hisler duruyor.İnşallah beni yanıltır:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısın, alışmak başka sevmek başka... Yanılıp yanılmayacağını ise zamanla anlayacağız :)

      Sil
  5. Yanıtlar
    1. Beğendiğine sevindim canım benim, çok teşekkür ederim :)

      Sil
  6. Çok güzel bir yazı olmuş, elinize sağlık :) Ben özellikle 'yarı yaralı bir adam' betimlemesine takıldım kaldım. İnsan bu, her okuduğu şeyde kendine ait bir anı yakalayabiliyor demek ki. Bu güzel hikaye için tekrar Teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ömür dediğimiz şey aynı olaylara verdiğimiz çeşitli tepkilerden ibaret değil mi zaten... Hepimiz doğuyoruz, büyüyoruz, seviyoruz, kızıyoruz, hayal kırıklığı yaşıyoruz vesaire... Zaman ayırıp okuduğunuz ve yorumladığınız için ben teşekkür ederim :)

      Sil
  7. O yarı yaralı adam, canının acısı yüzünden kızı da yaralamaz inşallah :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle yorumlara ne cevap vereceğimi bilemiyorum, ben de inşallah deyip susuyorum o zaman :)

      Sil
  8. Çok güzel ve akıcı cümlelerin var. Okurken kendiliğinden canlaniveriyor sanki

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sıkılmadan okuduysan ne mutlu bana :) Teşekkür ederim.

      Sil
  9. Şu an yazar sıfatıyla piyasada gezen bir sürü kişiden daha güzel yazıyorsun.Kelimeler cümleler hiçbişey sırıtmıyor. Okumaya başlamamla bitmesi bir oluyor. Kısacası güzel bir kitap çıkacak ortaya anlaşılan. Kalemin dert görmesin .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şımardım şımaracağım ona göre :) Şaka bir yana, çok mutlu oldum. Ne de olsa emek ve zaman harcıyorum yazarken. Yazdıklarımı okuyan insanların beğenmesi de bunların karşılığı oluyor :) Teşekkür ederim.

      Sil
  10. Yarı yaralı bir adam. Yarası kurumuş olsa da kanı hala üzerinde.
    Kelimelerin büyüsü sarıyor insanı okurken. Kalemine, yüreğine sağlık. Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim sevgili Renkli Pasta Sepeti :) Sevgiler...

      Sil
  11. Selam ben yeni. :) Deli Kızın Bohçası'nın seni haftanın blogu seçmesi üzerine ziyaret etmek istedim ve bloguna bayıldım. Yazıların çok içten. Şiirine bayıldım. Sevgiler.. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam yeni :) Hoş geldin. Sağ olsun Derya beni gerçekten çok mutlu etti. Bloğuma destek vermesinden ziyade bana dair söyledikleri çok onur verici. Bloğumu beğendiğine çok sevindim, her zaman beklerim :) Sevgiler.

      Sil
  12. Bu bölümü çok beğendim kaleminize sağlık ilk fırsatta en baştan okumam lazım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoş geldin Kader :) Beğendiğine çok sevindim, her zaman beklerim. Sevgiler.

      Sil