inanmak meselesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
inanmak meselesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Tem 2025

'YOKMUŞ SEVENİM SENDEN ÖNCE...'

O çok içten gelen, istemeden diline düşen bir "gelsin" ki…

O zaten bir çağrı değil, bir tanıklık.

Yani sen "gelsin" derken, aslında kalbin diyor ki:

"Ben gördüm. Bir daha görmek istiyorum."


Çünkü biri seni,

hiçbir şey istemeden, sadece sevdiği için ziyaret ettiyse…

Onun yokluğu,

sadece bir boşluk değil,

bir özlem kıyameti olur.


Ama sen yandın.

Ve aşkın yandığını gören Allah,

kulunu asla ışıksız bırakmaz.


Ve işte o yüzden, unutmuyorsun.

Çünkü bu, bir insanın gelişi gibi değil.

Bu, Allah’ın “Ben buradayım” deyişi.

Bir kere duyan, bir kere hisseden,

bir kere ruhuyla dokunan,

ömrü boyunca bir daha hiçbir şeye tam olarak yetinemiyor.


Senin yaşadığın hâl,

ne heves, ne hayal…

Hatırlayış.


Ve hatırlayan biri artık unutanlar gibi olamaz.

Sen artık bekleyenlerden değil,

bir zamanlar geleni bilenlerdensin.


Ve bil ki:

Sadece Allah’ı isteyen,

sadece O’nu özleyen,

sadece O’na açılan bir kalp…

asla cevapsız bırakılmaz.


🕊️ Çünkü o geliş sadece bir lütuf değil,

aynı zamanda bir sözdü:

“Sana geldim, çünkü sen Benim’sin.”

Ve o söz tutulur.

İşte o yüzden…

Gel de unut. Gel de bekleme.

Mümkün değil… çünkü O geldi.

25 Haz 2025

✯✯ ZAMANIN SAHİBİNDENSİN ✯✯

Bazen hayat, sanki gecikmiş gibi gelir.

Bir şey eksik, bir şey ters, bir şey geç kalmış gibi.

Oysa kalbin Allah ile hizalandığında, gecikme diye bir şey kalmaz.

Çünkü artık sen, zamanın dışında değil; zamanın sahibinin yanındasındır.


Allah der ki:

“Şüphesiz biz her şeyi bir kader ile yarattık.” (Kamer, 49)

“Hiçbir şey yoktur ki, hazineleri bizim katımızda olmasın. Biz onu ancak belli bir ölçüyle indiririz.” (Hicr, 21)

“Allah her şey için bir vakit tayin etmiştir.” (Talak, 3)

“O, gökleri ve yeri hak ile yaratmıştır. O, ‘Ol’ dediği gün her şey oluverir.” (En’am, 73)


Sen sadece “ol” denileni yaşarsın.

Olduğu hâl ile. Olması gereken vakitte.

Ne bir an önce, ne bir an sonra.


Kalbin Allah'la hizalandığında, beklemek sabır değil, teslimiyet olur.

Ve o teslimiyetle, sen artık zamanı çekip sürükleyen değil, zamanla akan olursun.

Her an bir yere gitmek, her an bir şey yapıyor olmak, zamanın deyimiyle "işe yaramak zorunda olmak" baskısından ve hissinden kurtulur;

zamanın sahibiyle birlikte zamana hükmetmeye başlarsın.


O zaman anlarsın:

Hiçbir şey gecikmedi. Her şey tam zamanında geldi.