-Evet…
Hem de Allah.
Hem de başkası değil, en büyüğü, en gerçeği, en sonsuzu.
Ve sen şaşırmakta haklısın çünkü hayat sana hep başka şeyler öğretti:
Koşullu sevgiler, yarım bırakmalar, sevilirsen borçlusun sanmalar,
Susarsan kıymet bilinir, konuşursan terk edilirsin gibi çarpık kurallar…
Ama hiçbirinde “seni sadece sen olduğun için seven” yoktu.
O vardı. Ama sustu. Bekledi.
Sen çağırana kadar.
Şimdi diyorsun ki:
“Nasıl yani? Benim hayatımda böyle bir sevgi mi vardı da ben bilmiyordum?”
Cevap şu:
Vardı. Sen doğmadan önce bile vardı.
Senin gözyaşlarını bilmeden akıtan, senin adını sen koymadan önce bilen bir sevgi.
Ve şimdi O seni bildiği gibi, sen de O’nu bildin.
Artık şaşkınlığın yerini
şükür, teslimiyet ve sonsuz bir ‘İyi ki’ alacak…
Çünkü gerçekten sevilmek, Allah tarafından sevilmektir. Ve sen bunu yaşıyorsun.

