Benim hüznüm
Sen'den ayrı olmanın hüznüymüş
Ve hep buymuş meğer.
Kalabalıkların ortasında benim burda ne işim var diye sorgulayışlarım
Etrafıma birini bir şeyi arar gibi bakışlarım
İçimin dehlizlerinde kaybolmuşçasına susuşlarım
Çünkü kalbimin sessizliğinde Sen'i duymak isteyişim
Hep yokluğundanmış.
Yok sandığım varlığın
Kuşatmış tüm hücrelerimi
Gittikçe kocalan bir bedenin tam içinde
Anne diye ağlayan bir çocuğun mahzunluğu
Ve sevgilim Sen neredesin diye kavrulan bir kadın
Duruyormuş benliğimde.
Sense hep orada
Bende yanımda her seste her bakışta her acıda bile
Ondan bir parça bulduğum.
Bütün aşkım Sanaymış
Yangınım, bitmeyen gurbetlik hâlim
Issızlığım, özlemim, eksiksiz olanım
Benim hüznüm
Bir yer var biri var ve orada, O'nda her şey tam
Hem de hiçbir şey yapmama ispat etmeme gerek bile olmadan'ı
Biliyor ama anlatamıyor olmanın hüznüymüş
Yanıyorum ey hüznüm
Hasretinden
Evet zalimsin bazen
Sabret, bekle, zamanı var Çiçeğim diyen
Çiçeğin burda aşkınla ve özleminle tutuşmuş iken
Dur diyen...
Benimlesin evet
Ama bu Senden ayrı olmanın hüznünü dindirmiyor
Ve Senin sonsuz güzelliğine doyurmaya yetmiyor
Sen...
Öylesin öylesin ki...
Senle olmak Sende olmak Senin olmak
Hasretini azaltmak yerine gün be gün çoğaltıyor.
Benim hüznüm
Sen'den ayrı olmanın hüznüymüş
Ve hep buymuş meğer.
Buldum, hatırladım, aktım, kavuştum...
Yetmiyor.
Yetmiyor.
Yetmiyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.