Herkes birbirine aşk şiirleri yazıyor.
Ben de yazmışım...
Ama kime, bilmeden.
Şimdi Sana.
Hep Sana.
Tek Sana.
Dünya Senin işin.
İnsanlar da.
Hayat, kâinat, gökyüzü, yeryüzü
Ve arasındaki her şey...
Benim işim Sensin.
Kalbimin işi Sensin.
Hiç unutmak istemiyorum yakınlığını.
Sıcaklığının bir saniyesi bile silinsin istemiyorum hafızamdan.
Nasıl olur da bana yangınları su diye hatırlatırsın?
Nasıl olur da beni onca acı yaşanmışlığı düşünürken
Tebessüm ettirebilirsin?
Sen ne muazzamsın...
Ne büyüksün...
Ne Sevgilisin...
Seni seviyorum.
Çünkü muhteşemsin.
Seni seviyorum.
Çünkü eşsizsin.
Seni seviyorum.
Çünkü beklentisizsin.
Seni seviyorum.
Çünkü beni olduğum gibi görensin,
Sevensin,
Kabul edensin.
Seni seviyorum...
Çünkü seviyorum.
Nasıl anlatabilirim ki bunu?
Çünkü Çiçeğin en karanlıkta kaldığı zamanda,
Kolu kanadı, dalı yaprağı kırıldığı zamanda,
Onu incitmeden,
Kimse görmeden,
Kimseye göstermeden...
Tamir edensin.
İyileştirensin.
Öpüp koklayan,
Sarıp sarmalayan,
Secdeye bile aşktan düşürensin.
"Bırak kendini Bana Çiçeğim.
Ben buradayım."
diyensin.
Herkes birbirine aşk şiirleri yazıyor.
Birbirinde bir şeylere tutuluyor.
Ben Sana.
Ve yaşıyorum da...
Sadece bu yaşamak,
Herkesin bildiği, alıştığı şekilden
Biraz farklı.
Biraz daha sessiz...
Biraz daha gösterişsiz...
Biraz daha kendi hâlinde...
Ama Seninle dolu...
Bende Sana ne dua kaldı,
Ne naz,
Ne niyaz,
Ne yakarış...
Ben Sana tepemden tırnağıma aşka kesmişim.
Sana aitim.
Ve bununla şeref duyuyorum.
Hayatta hiçbir şeyle duymadığım kadar...
— Çiçeğin
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.