13 Oca 2017

BATIK



kuytu köşelere gizlenen gençliğimi aradım
dipsiz suların büyüyen halkasında
aşkı sundum dudaklarına huysuz denizin
bir yudumda içiverdi bütün zamanlarımı
aslında çok yorgunum, bıkkınım, umutsuzum
dalgalarım
acınmaklı bir kaptanın sarı sayfalı günlüğü
olmaz olsun
andımı verdiğim dağlara çarpıp kıyılan
gemilerim hepten çürüdü...
 
aşkı duydum keşfedilmemiş kara parçalarında
bulunmaz zannedilen üstelik
üstelik yarı çıplak, korkmuş, aldanmış, üşümüş
nice esaretten kurtardım aşkın bileklerini
yürüdüm, inandım adımlarıma gözümü karartıp
adımlarım büyük yeminlerim
sözlerim, ölümüne tuttuğum hani
ve öfkeli bir girdabın orta yerinde
öylece kalmışlığım.

anlasana aşk
bütün bu denizleri senin uğruna aştım
uzaktın, bir maceraya kaçmıştın
su gibi şeffaf, buz mavisiydi yüreğim
yalnızlığımla kamarama kapanıp
dümeni soysuz rüzgarlara bıraktım
her gecenin başında dibine karanlığın
bir daha, bir daha, bir daha battım

ahdım olsun
cesedimi bulmadan gözü yaşlı yunuslar
kendimi ölmüşten saymayacağım...


6 yorum:

  1. Öldürmemeli aşk insanı; hepten diriltmeli. Vuslat olmasa da insan aşkı kalbine gömmeli. Nice kayaları delsen de, nice denizleri aşsan da, üç harfi bir araya getireceksin. Ayın, şın , kaf !.. Aşk insanın kalbinde üç harf tılsımı. Yaşamak varken ölmek olası mı!...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aşkı kim anlatabilmiş ki zaten? Herkesin kendi yüreğince yaşadığı, her seferinde başka bir şey.

      Sil
  2. Senin kaleminden çıkma cümleler olduğu nasıl da belli... Çok çok beğendim canım yüreğine sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kendime özgü bir yazım tarzım var demek :) Çok sevindim, teşekkür ederim.

      Sil