10 Ara 2014

BİR DAHA YIKMAN İÇİN


 Hiçbir başlangıçta gözüm yok senden başka. Her şey sonsuza dek kaybolabilir ve bir daha doğabilir. Birkaç dünya yıkılabilir örneğin, birkaç kıyamet kopabilir. Senden başka hiçbir yıkımda sözüm yok.

 Ve sen şimdi yine yoksun öyle mi? Alıştığım yerinden acıtıyorsun yine. Ezberledim dediğim sırada hiç gelmeyişini, bir daha gelmiyorsun.

 Ezberim bozuluyor.

 Bu eller benim değil çoğu kez. Bu gözler nasıl yabancı anlatamam. Gördüklerim kıştan kalanlar. Duyduklarımı sorma. Var mıyım yok muyum kargaşasında defalarca kaybedip defalarca arayıp bulduğum bir umuda sarılıyorum. Bazen zalim oluyorsun. Nasıl yapıyorsun anlamıyorum ama, hiç girmediğin hayatımda kasırgalar koparıyorsun. Bazen bitkinsin. Olduğum yerden yoruluyorum seninle. Bazen umarsızca pes ediyorsun bitti artık diyorum.

 Ayaklanıyorum sen de ayaklan diye. 

 Yani yine gelmiyorsun öyle mi? Gelme. Bir görünüp bir kaybolan yıldızlar gibi geliyorsun nasıl olsa. Dilek tut diyorlar gülüyorum. Suretini aklımda tutamazken mi diyorum. Nasıl göründüğünü hatırlamak için kendimi zorluyorum. Sesler tasarlıyorum dudaklarına. Kıyamıyorum gülüşler konduruyorum peşi sıra. Hep güzel kaderler yakıştırıyorum ben sana. Hep güzel tesadüfler. Sana iyi geliyorlar içlerinde ben olmasam da.

 Çığlıklarım sana ulaşmıyor mu? Yalnızlığım da mı yetmiyor bir daha savaşmaya? Hiç kimse hiç kimseyi böyle beklememiştir. Hiç kimse hiç kimseye böyle inanmamıştır. Ve hiç kimse hiç kimseden böyle usanmamıştır… Sevgili hasret, acıttığın kadar acıttın. Kanattığın kadar kanattın. Çarelerden konuş benimle.

 Zamana direnen bir şeysin sen. İçimde konaklayışın ebedi sanki. 4 mevsim 7 iklim bendesin. En çok savaştığımsın ve en çok yenildiğim. En çok boğulduğumsun kıyılarında.
Ve aldığım ilk solukta yeniden koştuğumsun karanlık sularına.

 Dağıttığın her şeyi toparladım. Yaktığın yüreğimde yeniden bahar açtı. Döktüklerini aldım, yıktıklarını kurdum. Biten her şey daha güçlü başladı.

 Yani yine gelmiyorsun öyle mi? Yani yine bardakta çay soğurken içimde sen solacaksın. Yine bir toz zerresi olup gözlerime konacaksın. Bir çığ gibi büyüyecek yüreğime dolacaksın. Enkazımdan geriye izim bile kalmayacak. Dağıtacaksın. Savuracaksın. Yakacak ve yıkacaksın…

 Gelme.

 Cümlelerin ve şiirlerin canı cehenneme o zaman. En güzel aşk küflenip çürüyebilir. Yeşil bahçeler kurusun, dipdiri çiçekler sararsın, çocuklar hep dizinden yaralansın. Oyunlar yarıda hayaller orada kalsın. Hiç gelmesin iştahla beklenen o güzel günler. Ve kahrolsun bağzı şeyler… Geçmişin gibi. Geçmişim gibi. Bizi daha güzel bir hayata layık görmeyen herkes ve her şey gibi. Acıların gibi en hakikati. Kahrolsun…

 Mağlubum anlasana.

 Pes edişin isyanıyla haykırıyorum. Direnecek gücüm kalmadı sana. Tam alıştım diyorum gelmediğin her defaya, bir daha gelmiyorsun. Feleğim şaşırıyor…

 Gel.

 Her hayatın kendi bedelleri var öğrendim artık. Her yüreğin başka başka yükleri. Bana sen sığdın günahım yok. Seni ben ağırladım. Ve yıktığın her şeyi her zerresine dek topladım, yaptım… 

 Gel yine dağıt…

7 yorum:

  1. Gelmese daha iyi ve ona ait hiçbir şey kalmayana kadar unutmamız da.

    YanıtlaSil
  2. Günaydın canım..Tüylerim diken diken oldu okurken..Bu nasıl bir anlatıştır böyle..Harikasın

    YanıtlaSil
  3. "Çığlıklarım sana ulaşmıyor mu? Yalnızlığım da mı yetmiyor bir daha savaşmaya? Hiç kimse hiç kimseyi böyle beklememiştir. Hiç kimse hiç kimseye böyle inanmamıştır. Ve hiç kimse hiç kimseden böyle usanmamıştır… Sevgili hasret, acıttığın kadar acıttın. Kanattığın kadar kanattın. Çarelerden konuş benimle.
    "
    Beklemek degil de beklenenin gelmeyeceği lime lime ediyor umutları. Yazılarına ve anlatımına hayranım Fidan. Bir kitapta birleştirmelisin bence. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitap yazabileceğini düşünüyorum ben, öyle deme. Ahmet Ümit bile kısa kısa yazılarını derlediği kitaplarını çıkarıyor (Anlatımını ve hikayelerini yüzeysel ve çekici bulmuyorum ama olsun). Bence denemelisin. Herkesin düzeni farklı. Senin düzenin de düzensizliktir belki. Bana gelince benim daha kırk fırın ekmek yemek lazım. Tökezleyerek ilerliyorum yazılarımda. Aklımda bir hikaye oluşturdum ama kağıda dökemiyorum bile , bekliyor öyle.. Sen denemekten vazgeçme :)

      Yaratılışımız bu. Hislerimiz ve duygularımız o kadar güçlü ki, onları aşamıyoruz. Bu aşılmazlığı ise hiç gelmeyeceğini bile bile bekleyişlerle süslüyoruz. Buna inanmak istiyoruz. Çok değer verip az değer verilen olmanın kırgınlığını yaşasak da yine de bundan vazgeçmiyoruz. İşte bu yüzden tüm bu bekleyişler, kayıplar ve acılar. Ya yanlış kişiyi bekliyorsak! Onu düşünmeye ihtimal bile vermiyoruz..

      Sil
  4. Dağıtmışsın...Yazıda dağıtmışsın yani çok güzel olmuş.yüreğine sağlık canım.

    YanıtlaSil
  5. Göz gezdirerek değil de fısıldayarak okudum, valla bu yazılar nasıl şey ben anlamıyorum, bazılarını aynen bunun gibi sahipleniyor yüreklerimiz, "sanki beni anlatmış", "sanki benim hayatımdan bir kesinti gibi" diyenlerdenim şu an.. çok etkilendim, yüreğine sağlık canım, ne güzel dökmüşsün öyle satırlara...

    YanıtlaSil
  6. İhtiyaç duyulduğu anda yanında bulamadığın, gel deyince gelmese de olur sanki :)

    YanıtlaSil