Her sokağına tükürülmüş bu şehrin. Adım atacak ayak basacak temiz bir yer bırakmamışlar. Aşkın hor hali sarmış ortalığı. Yanak yanağa dudak dudağa fısıldanan sevda sözlerine yazık. Yalan o bakışmalar…
Tıklım tıklım yalnızlık doluyuz ne güzel. Katar katar dilenciyiz. Kimimiz sevda dilenir bir nefes uzağındakinden, kimimiz para. Dilek balonları uçuşur kıyasıya semalarda. Ömrü bereketsiz çocuklar gibi adaletsiz büyürüz. Büyürüz ve yoruluruz şu yaşamaktan…
Mesela kimsesizlikten kapatılmış bir dükkan hüznü, mesela çayından tat alınmamış bir çay ocağı ıssızlığı, mesela tavlada hep yek hep yek… Hayatında ilk defa hiçbir yere varmamak üzere yola koyulmuş, hayatında ilk defa dışarıda içtiği çayın acısına kızmamış ve ilk defa vereceği paraya hayıflanmamış… Her sokağına tükürmüşler bu şehrin her sokağına. Heykellerin kulağını kesmişler kolunu koparmışlar. Ne bileyim ceket bere kazak filan değil de kış umudu satan seyyarları ne diye toplamışlar…
