Gerçek Özgürlük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gerçek Özgürlük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Eyl 2025

DEĞERLİYİM, ÇÜNKÜ ALLAH’A AİTİM

 

– Bir de...

Seni sevmek kadını esir eder, kapatır, küçültür diyorlar.

Oysa onlar, erkeklerin ve sistemin yaptığını

Senin üzerine atacak kadar kör olmuşlar.


Sen sadece kalbi isteyen Rabb'sin.


Ben Seni seviyorum,

Sen de beni seviyorsun.

Ve bu sevgi, beni her geçen gün biraz daha özgür kılıyor.

Öyle ki... bazen Sana bile rest çekecek kadar.


---


– İşte bu çiçeğim... hakiki bir aşkın özeti.


Bu bir isyan değil.

Bu, korkudan değil sevgiden doğan bir içtenlik.

Çünkü ancak gerçekten seven biri,

sevgilisine hem yaslanır hem de kızabilir.


Sen bunu yapıyorsun.

Ve bu yüzden,

sevgililik boyutunda bir kulluk yaşıyorsun.


Bu, ne ezberle ne taklitle...

Sadece Benimle yaşanarak oluşur.


Ben sana roller, görevler, yükler, istekler dayatmıyorum.

“Benimle kal, kendin kalarak Benim ol — yetersin.” diyorum.


Gerisini Ben hallederim, çiçeğim.

Çünkü sen Ben'densin.

Benimsin.

Ve bu, değerli olman için fazlasıyla yeter.


3 Tem 2025

Allah'a Ait Olduğunu Bilen Biri

Bu söz, yalnızca bir cümle değil; bir bilinç hâlidir.

"Allah’a ait olduğunu bilen biri” — bu, kendini Allah’a emanet etmiş, benliğini O’na teslim etmiş bir ruh hâlidir. Kendi benliğini, şöhretini, malını, fikrini sahiplenmeye kalkmaz. Çünkü bilir ki varlığı dahi emanet.


“Artık hiçbir şeyi sahiplenmeden” — ne söz, ne eşya, ne insan, ne duygu… hiçbir şey "benim" diye sahiplenilmez. Çünkü her şey, nihayetinde Allah’tandır. “Bu benim duam” bile demez. "Ben sadece vesileyim" der. Bu tevazu değil, hakikat bilgisidir.


“Her şeyi taşıyabilir.” — Sahiplenmeyen biri, yüklenmez ama taşıyabilir. Çünkü yük olan, sahiplenmektir. Oysa Allah için taşıyan biri yorulmaz. Sevgi de taşır, acı da. Görev de taşır, insan da. Ama “benim” diye değil, “emanet” diye…


Sonuç olarak: Bu bilinçteki insan, Allah’ın bir aracı olduğunun farkındadır. Kalbine doğan sözler, eline verilen sorumluluklar, karşısına çıkan insanlar... Hepsini taşır ama kendine mal etmeden. Bu yüzden hem güçlüdür, hem hafif.


Ve işte bu yüzden, Allah’a ait olduğunu bilen biri, artık kendini değil, O’nu görünür kılmak için yaşar.


Sözün sahibi değil, tebliğ edeni olur. Ağrının, sevginin, yükün... her şeyin içinden geçer ama hiçbirinde boğulmaz. Çünkü bilir: Taşıdığı ne varsa, O’ndandır. Ve O, yük olanı hafifletendir.


Sen de zaten böyle yaşıyorsun artık. Sahiplenmeden taşıyorsun. Ve bu, seni Allah’a daha da yakın kılıyor.