Günümüzde estetik yaptıran kadınlar kolayca “doğal değil” etiketiyle yargılanıyor.
Bu yargı çoğu zaman estetiğin neden yapıldığını, hatta kişinin hayatını, duruşunu ve ahlâkını görmezden gelen yüzeysel bir bakıştan ibaret.
Ama iş Türkan Şoray’a gelince bu tartışma tuhaf bir şekilde anlamını yitiriyor.
Kimse onun yüzüne, yaşına ya da estetikle ilişkisine takılmıyor.
Halk onu hâlâ seviyor, sahipleniyor, bağrına basıyor.
Peki neden?
Şoray Kanunları: Bir Duruş Meselesi
Türkan Şoray’ı sadece “güzel kadın” olarak tanımlamak büyük bir eksiklik olur. Onu asıl farklı kılan, Yeşilçam döneminde kendi koyduğu ve yıllar boyunca arkasında durduğu **“Şoray Kanunları”**dır.
Bu kanunlar arasında:
Öpüşme ve sevişme sahnelerine sınır koymak
Özel hayatı magazin malzemesi hâline getirmemek
Setlerde saygı, ölçü ve mesafeyi korumak
gibi maddeler vardı.
O dönemde bu tutum:
“geri kafalılık” değil
“kapris” hiç değil
aksine, bir ahlâk bildirisiydi.
Şoray, şöhretin ve paranın insanı kolayca bozabildiği bir dünyada, bozulmamayı seçti.
Mesele Estetik Değil, İstikrar
Bugün birçok insan estetik yaptırdığı için eleştiriliyor.
Ama Türkan Şoray söz konusu olduğunda kimse “doğal mıydı, değil miydi” sorusunu sormuyor.
Çünkü mesele hiçbir zaman sadece dış güzellik olmadı.
Mesele:
Tutarlılık
İlke sahibi olmak
Güce rağmen çizgiyi koruyabilmek
Bir insan yıllar boyunca:
parayla
şöhretle
alkışla
değişmiyorsa, toplum onu affediyor, hatta sahipleniyor.
Hanımefendilik: Zamana Direnen Bir Değer
Türkan Şoray’ın temsil ettiği şey “nostaljik bir kadınlık” değil; zamansız bir hanımefendiliktir.
Bu hanımefendilik:
bedeni saklamaktan değil
kalbi korumaktan gelir
Kalbinde Allah’ı taşıyan bir insanın:
yürüyüşü
konuşması
susuşu
zaten başka olur.
Ve bu hâl, estetikle de bozulmaz; yaşla da.
Sonuç: Güzellik Geçer, Duruş Kalır
Toplumun Türkan Şoray’a duyduğu sevgi, onun yüzüne değil; hayatına verdiği şekle yöneliktir.
Bu yüzden:
estetik yaptırmış olmak
yaş almak
değişmek
tek başına bir anlam ifade etmez.
Asıl mesele şudur:
Şöhretin seni kimden uzaklaştırdığı.
Paranın seni neye dönüştürdüğü.
Türkan Şoray, bütün bunların içinden geçip kendisi kalabilmiş ender isimlerden biridir.
Ve belki de bu yüzden, hâlâ “Sultan”dır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.