7 Ara 2014

BİR KALPTE HÜKÜM SÜRMEK


Gölgendeki en afili yer benim. Köküne giden suyun yolunu keser, yatağını değiştirir solgunluğuma verirsin. Yağmur yağsa, yapraklarınla bir olur gök kubbem kesilirsin. Evet zaman, evet alın terin, evet büyük savaşın… Evet yorgunluğun evet hep yenilmen, hep buğulanması gözlerinin, hep çaresizce beklemen… Evet temiz olan her şeyin üç kuruşa kirlendiği bu bakır renkli sayfa.

Seni ben karaladım.

Ellerim titremedi. İçim ürpermedi. Üşür gibi olmadım. Utanmadım, sıkılmadım, pişman olmadım. Seni ben karaladım hiçbir harfin görünmeyene dek.

Şöyle bir umutlandığım kimlere ne şiirler yazmışlığım var. Sana şiir değil ferman yazdım hep. Sana sevgi değil öfke biriktirdim içimde. Yaralarım vardı, yaralarınla nasıl başa çıktığını görüp hepsini açtım sana. Yaralarımız, ipek bir maziden gelmeyişin tanışıklığıyla birleşti  ve seninkiler hep…

Benimkileri iyileştirdi…

Evet ihanet.

Aslında değil. Saymadığım kaç vurgun saatinde söyledim bunları inanan gözlerine. Benim sen, yaşadığım her şeyin günah keçisi oldun tek kelime etmeden. Benimsen… Bilmeliydin umarsız yarınsızlığımı. Biliyordun benim sen yalnızlığım olduğunu. Kendini feda ettiğine değdi mi bilmediğim, hiç merak etmediğim, ondan başka her şeye heves ettiğim, belki şans belki değil. Birçok yan yana zamanlarda ben yoktum. Sen oyunda sırasını bekleyen çocuktun bekliyordun.

Bekliyor bekliyordun.

Bana ne yaptılarsa sana doya doya yaptım. Acıttım, kanattım, hırpaladım, ağlattım. Sonrasını düşünmeden zalimce kendim oldum. Acı bir ilacın sonundaki zafer gibi muallaktın. Kazanmış mıydım yorulmuş muydum? Düşünmüyordum.

Gölgendeki en afili yer benim. Dallarını kırmak, köküne balta vurmak benim elimde. Hiçbir kasırgadan korkmuyorum sen benim oldukça.

Evet bencillik.

Hiç benim olmayacak vahşi çiçeklere daldığım zamanlarda, kovduğum yorduğum vurduğum zamanlarda, her saniye her dakika katıksız yalnızlıkta, suskunlukta, yılgınlıkta da. İçim dışım riya, içim dışım zalim. Bana vakfettiğin yüreğin ve hayatın heba. Heba…

Bendeki yangını seviyorsun; ama kül bile kalmayacak enkazından geriye bilmiyorsun.

Ya da…

Her şeyin farkındasın.  
Aman dileyene kılıç kalkmaz diyorsun.
Boynunu uzatıyorsun.
Hayatta ve ayakta kalıyorsun.
Derken…
Bu ölgün fidandan yeşil bir orman yeşerecek diye 
toprağa mı gömüyorsun sen beni?

Toprağa mı gömüyorsun...

2 yorum:

  1. Ne yaptıklarını anlayabilmek mümkün değil acaba sevgi sadece bizim ona verdiğimiz değer ve içimizde büyülttüğümüz bir şey mi yoksa var mı gerçekten

    YanıtlaSil
  2. Kimden bahsettiğini biliyorum az bile anlatmışsın.Böyle zor oluyor yazmak hesap açarım herhalde canım.Eline sağlık

    YanıtlaSil