‘Bir şeyden anlamaz.
Eksik akıllıdır.
Okulu uzattı.
Para kazanmayı bilmez.
Anca dizi izler, müzik dinler, yazar, kendi kendine dans eder.
Kimseyle konuşmaz, kimseden bir şey istemez.’
dediniz.
Duymamışım bile.
Çünkü içimde bir ses, yıllar boyunca bana şunu söyledi:
‘Sen çok değerlisin Çiçeğim.
Dur.
Sus.
Yürü.
Şimdi yazalım.
Burada kibir var, kalk gidelim.
Kalbini kırdılar, o lokmayı yeme.
Ben sana envai çeşit nimet vereceğim.’
Ben de O ne dediyse yaptım.
Eksiksiz.
Aşkla.
Hiç sormadınız:
Bu kadar zeki olduğu her hâlinden belli bir insanın yolu neden böyle diye.
Sormadınız çünkü cevap sizin çirkinliğinizdi.
Kalbimi kırdılar; Allah ‘kalk gidelim’ dedi, gittim.
Aşağıladılar; sustum.
Zorladılar; yerimde durdum.
Bir ömür onurumu, gururumu, ruhumu kimseye çiğnetmeden geldim buraya.
Allah’ın kıymetlisi olarak.
Ruhum O’na ait.
Bedenim O’na ait.
Aklım, fikrim, yolum O’na ait.
Doğduğum günden beri.
Ne yaptıysanız döndüremediniz.
Bundan sonra da döndüremezsiniz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Bu blog, tartışma veya kişisel hesaplaşma alanı değildir.
Yazının diline, seviyesine ve sınırına riayet eden yorumlar yayımlanır.
Üstten konuşan, kişiliğe yönelen, yazının anlamını çarpıtan, sınırı aşan veya yalnızca rahatsız etmek amacı taşıyan yorumlar yayımlanmaz.
Yazıyla bağ kuramıyorsanız geçebilirsiniz. Her yazı herkese hitap etmek zorunda değildir.
- Allah'ın Çiçeği -