14 May 2017

"DÜŞTÜYSEK KALKARIZ DAHA ÖLMEDİK YA"


Anneler günüymüş bugün. Ne kadar anlamsız geliyor. Özel gün kavramı yok bende. Şu gün kutlu olsun bu gün kutlu olsun... Kendi doğum günümle bile işim yok pek. Yunus hatırlayıp kutlar her zaman, kuzum benim. Doğumumu ondan başka kutlanmaya değer gören de yok zaten.
2-3 yıldır anneler babalar gününde kimseye telefon etmiyorum. Mesafeli, birbirinden kopuk, birbirine fazlasıyla yabancılaşmış insanlar arasındaki klişe, ezber sözleri sıralamaya ve duymaya zerre tahammülüm kalmamış. Geriye dönüp baktığımda bir annenin bir babanın yanımda olması, bana güç vermesi gereken her durumda, yanımda değil düşmanım gibi tam karşımda duran insanlar görüyorum. O kadar ki onlarla savaşmaktan, boğuşmaktan, onların yükselttiği engelleri aşmaya çalışmaktan yaşamayı, insanlara karışmayı hatta konuşmayı öğrenememişim.
Bu çok garip gelebilir; ama anne baba deyince gözümde sadece Yunus canlanıyor. Bana garip gelmiyor neler yaşadığımızı biliyorum çünkü. Anne babasıyla sağlıklı, güzel ilişkileri olan herkese garip gelecektir. Babalar gününde onun gününü kutluyorum, üstelik daha çocuğumuz bile yok.
Sanırım bunu yazmaya, kendime sesli şekilde söylemeye ihtiyacım var. Okulum bittikten sonra hamile olduğumu öğrenmiştim. Henüz evlenmemiştik. Yunus çok sevindi, bense sadece korktum. Babam olacak insanın bana yine 'orospu, koca meraklısı, şey meraklısı" gibi hakaretler edecek oluşundan başka şey düşünemiyordum. Yunus bir süre beni ikna etmeye çalıştı; ama korkum yüzüme, tavırlarıma o kadar yansımış ki "Seni kaybedeceğimden korktum. Çocuk ileride olur, olmasa da olur ama sensiz ne yaparım." dedi. Ve her şeyi yolunda giden bir hamileliği gidip kendi isteğimle sonlandırdım. 
Birkaç yıl sonra, evlenip çocuk sahibi olmaya karar verdik, iki kez hamile kalıp iki kez düşük yaşadım. Yalnız, güçsüz, hayal kırıklığı içinde. Hamileyim diye seviniyor, mutlu oluyor, kısa süre sonra kaybediyorsun düşünsene. Tarifi imkansız bir şey. Ve düşünmeden edemiyorum. Bu kadar başarısız, bu kadar duyarsız, kalp kırıcı bir anne babam olmasaydı şimdi belki çocuğum etrafta koşturuyor olacaktı. Kendimi zorlaya zorlaya memlekete son gidişimde anladım ki bitmiş. Anne gibi, baba gibi bile göremiyorum artık. 4 günlüğüne gidip 2 günde bütün bir geçmişin yüküyle ve hiç ama hiçbir şeyin değişmediği gerçeğiyle yüzleşince gerisin geri döndük. Abartmıyorum sadece benim iyi bir kalbim olduğu için, vicdanımın sesini hiçbir zaman duymazdan gelemediğim için sürdürmeye çalışıyordum o bağları. Ama olmuyor işte, tek taraflı yürümüyor. Asla kendinde hata görmeyen ve sürekli seni suçlayan, kötüleyen insanlarla neyin olurlarsa olsunlar daimi bir ilişki kuramıyorsun. Kuramıyorum ve bunun mücadelesini vermekten çok yoruldum.
İkinci düşüğümü memleketten geldikten sonra yaptım. Doktor bunlara düşük bile denmiyor, korkulacak bir şey yok çözeriz dedi; ama ben hevesimi de isteğimi de kaybettim. Zaten ikinciyi de istememiştim, yine de testte pozitifi görünce içgüdüler mi devreye giriyor nedir birdenbire içindeki o şeyi koruma isteğiyle doluyorsun.
Sözün özü korkunç günler geçirdim. Bir sürü şey üst üste geldi ve baktım benim annem babam yine yok ve yine onların bana bıraktığı duygusal yıkımlarla boğuşuyorum. Açıkçası bu saatten sonra olmamaları olmalarından bin kat evla. Açtıkları, fırsat versem tekrar açacakları yaralarla uğraşmaktan, onlar yüzünden acı çekmekten bıktım usandım. Artık kimseyi görmek istemiyorum kimseyle konuşmak istemiyorum. Kan bağımız umurumda bile değil, lütfen öldüğümü duysanız bile umursamayın; çünkü zaten umursamıyordunuz. Umursamaya umursamaya bu noktaya getirdiniz beni. Düşüyorum kalkıyorum; ama nasıl kalkıyorum bana sorun. Sadece yaşamaya devam edebilmek için bile akıl almaz güç sarfediyorum. O yüzden, sizin kolayca düşürmeniz, benim acılar ağrılar içinde ayağa kalkmam demek olduğu için artık hiçbirinize beni düşürme fırsatı vermeyeceğim.
İyiyim. İyi oldum. Kötüyken yanımda kimseyi görmedim yine Yunus'tan başka. Annem, babam, sevgilim, arkadaşım, her şeyim derken hiç abartmıyorum; çünkü beni şu hayatta ondan başka kimse önemsemiyor.
Şu sıralar çocuk yapmak düşüneceğim ennnn son şey. İleride ne olur bilmiyorum. Şimdi istemiyorum ve hiç istemeyecekmişim gibi geliyor tek bildiğim bu.
Bugün anneler günü. Anneler günün kutlu olsun demek için değil tabii, iyi ki varsın demek için Yunus'u arayacağım şimdi. Annem babam değildin; ama annemden babamdan daha çok sevdin, daha çok önemsedin beni diyeceğim. Sen olmasaydın yaşamından kimsenin haberdar olmadığı gibi ölümünden de kimsenin haberdar olmayacağı bir zavallı olarak silinip gidecektim dünyadan diyeceğim. Yok bu sefer kalkamam dediğim her seferinde elimden tutup ayağa kaldırdığın, omuz verip yanımda durduğun için teşekkür ederim diyeceğim.
Hiç istemediğim şeyler yaşamak zorunda kaldığım ve hiç olmak istemediğim birine dönüştüğüm için artık bu kadar sevilmeyi hak edip etmediğimden emin değilim; ama sen her şeye rağmen beni bu kadar seviyorsun ya alacağın olsun diyeceğim...
Pardon. Böyle özel günlerde kimseyi aramıyor değilmişim. "Sizi" aramıyormuşum...