18 Şub 2017

MERHAMETİN ÇOCUĞU


Bu sabaha karşı internette gezinirken rastladım Gökçer'e. Hikayesini okudum, sosyal medya hesaplarında gezindim ve onu takibe aldım. Eğer bir aksilik çıkmazsa da eşim ve ben, ilk fırsatta karınca kararınca çorbaya tuz ilave edeceğiz.
Uzun uzun anlatmayacağım. Diyor ki: "Ben sanıyordum ki üniversite bana iyi insan olmayı, doğayla, canlılarla kardeşçe yaşamayı öğretecek. Ama, öyle bir şey olmadı." 
Ve okulu bırakıp hayatını ilgiye, sevgiye, bakıma muhtaç hayvanlara adamış Gökçer. Benim bile kelimelere dökemeyeceğim bir insan ve kelimelerin ifade etmeye yetmeyeceği sevgi dolu bir kalp....
Yemiyor yediriyor, içmiyor içiriyor, kendisi hastalanıyor, onlara bakıyor, yoruldum demiyor, sıkıldım demiyor, bu mücadelesini hiç bırakmıyor ve nerede ona ihtiyacı olan bir cana rastlasa koşup kol kanat geriyor... Onunla hıçkıra hıçkıra ağlamadan tanışmanız mümkün değil. Hayatımda ilk defa tam anlamıyla bir insana rastladığımı hissediyorum. Bütün insanlar böyle olsaydı dünyanın ne kadar güzel bir yer olacağını düşünmekten kendimi alamıyorum.
Biz Yunus'la Ankara'da yaşarken en az Gökçer kadar mücadele ettik. Evden markete diye çıkıp kucağımızda en az iki hasta ya da aç yavru ile dönerdik. Yunus hep yaptığı gibi kazandığı üç kuruşun ikisini onlara harcardı. Sabahları uyanır, işe gitmeden önce hangisinin ihtiyacı varsa onu veterinere götürürdü.
İşin, insanlarla muhatap olmayı gerektiren kısımlarını hep o yapardı; çünkü öyle gudubet bir karakterim var ki ne alttan almayı bilirim ne görmezden gelmeyi. Dan dan konuşurum karşımdakine, haliyle benim tavrım çözüme götürmekten çok yeni problemler doğururdu.
Sopaya çivi çakıp köpek döven çocuk gördük. Avuç içi kadar kediyi, hasta haliyle diri diri toprağa gömen çocuk gördük. Pistir onlar sarılmayın diyen mikroplar gördük. Apartmanımızdaki insanlar, genel insan profiline çok uygun olduğundan evimizde gücümüz yettiğince bakmaya çalıştığımız hayvanları belediyeye şikayet ettiler, onlara giren çıkan ne vardı hiç bilmiyorum. İki hasta kediyi veterinere yetiştireceğiz diye otobüse bindik şoför vicdansızın teki çıktı, sürmedi arabayı. Mahkemelik olduk. Nice yavru kucağımızda öldü, kimi acılar içinde süründü, gücümüz yetmedi kurtarmaya. Kimini barınak mı sokak mı ikileminden sonra, sokakta en azından özgür olurlar ve bir şansları olur diye sokağa bıraktık. Kışın kar yağarken içeri girip uyuyabilsinler diye penceremizi açık tutardık. Odanın birini yalnız onlara tahsis etmiştik hatta. Yani kısacası biz de savaşıyorduk; ama yorulduk. Ayak bağı olan insanlardan, davalardan, kötülerden, maddi olarak yetememekten vesaire vesaire.
Bodrum'a taşındık ve yaşadığımız yerdeki komşularımız neyse ki hayvansever insanlar. Burada da elimizden geldiğince bakmaya çalışıyoruz sokak hayvanlarına. Ve yine işlerin en zor kısımlarını Yunus yapıyor; çünkü çoğu kez yüreğim dayanmadığından çoğu kez de genel anlamda hayattan yorgun ve bezgin hissettiğimden ona yeteri kadar yardım edemiyorum. 
Bunları niye anlattım? Gökçer'i gördükten sonra kendimden utandığım için anlattım. Sorsanız hayvanseverim, vicdanlıyım, merhametliyim falan filan. Kendimi de eşimi de gömmeyeceğim ama. Çünkü, biz hala elimizden geleni ardımıza koymuyoruz. Ama yorgun ama bitkin yapıyoruz. Umarım ömrümüzün sonuna kadar da en az bu kadar gücümüz olur ve yapmaya devam ederiz. 
Bir de Gökçer'e bakın... İnsan kelimesinin tanımını baştan yaptırabilecek bir insan o. Hayranlık uyandıran ve sonsuz saygı duyduğum bir insan. 
Maalesef duygularım çok yoğun olduğunda yazmayı pek beceremiyorum. Düşüncelerim birbirine giriyor, şu an da öyle bir durumdayım. Hayvanların çok büyük bir kısmının sırf "yemek" için vahşice katledildiği ve bunun en doğal hak zannedildiği bir dünyada yaşıyoruz. Geriye kalan kedi, köpek, kuş gibi salt insana daha yakın diye sever göründüğümüz canlara bile doğru düzgün bakamıyoruz. En hayvansever geçinenlerimiz evine bir tane evcil hayvan alıyor onu da gidiyor en şirinlerinden seçip getiriyor. Gerçekten bir eve, onu sevecek birine ihtiyacı olan hayvanlardan haberimiz bile yok. Evine o tek hayvanı alanların da yarısı o hayvanı terk ediyor. Neremizden tutsam elimde kalıyor, neremizden tutsam dökülüyoruz...
Hayatım boyunca verdiğim en doğru karar hayvan eti yemeyi bırakmak olabilir. Bu kararı uygulamaya başladığım günden beri yüreğim az da olsa gün yüzü gördü. O canlara yaşatılan korkuda, çektirilen acıda, onlardan vahşice alınan hayatlarda benim payım olmayacağını biliyorum. 
Fotoğraftaki köpekle yolu kesiştiğinde, Kocabaş Oğlan adını verdiği köpek onun gözlerine hiç bakmıyormuş. İnsanlardan ne kadar korkmuş ve bıkmışsa diyor Gökçer, gözlerimin içine bile bakmıyordu. Hatta Kocabaş Oğlan onun gözlerine bakmıyor diye ağladığı bir videosu var... İşte bu kare Kocabaş Oğlan'ın Gökçer'e güven duyduğu ve gözlerinin içine baktığı ilk anmış... O yüzden görsel olarak seçtim.
Biz sanıyoruz ki bu güzel insan hiç yorulmuyor, hiç isyan etmek istemiyor, hiç kızmıyor insanlara... Bakın fotoğraflarına. Yorgun, bitkin, yalnız ve hala durmadan hayvan dostlarımız için koşturuyor. Bunun sorumlusu insanlardır. O kendini mahvetmeden, kendi sağlığını ve hayatını hiçe atmadan da aynı savaşı verebilirdi eğer insan denen canlı sorumluluklarını biliyor olsaydı ve biraz olsun yerine getirseydi... Ne Gökçer ne de Gökçer gibiler taşıyabileceğinden fazlasını sırtlamak zorunda kalırdı o zaman...
Aslında bu konuda yazılacak, söylenecek çok fazla şey var. Fakat, yazmaya niyetlendiğimde Gökçer'in mücadelesi geliyor gözümün önüne ve onun savaşının benim burada parçalayacağım edebiyattan çok daha gerçek olduğunu anlıyorum. Buraya onun sosyal medya hesaplarını bırakıyorum. Belki çorbaya tuz ilave edersiniz siz de. Belki ondan etkilenir mahallenizdeki hayvanlara kol kanat germeye başlarsınız. Bunları yapamayacaksanız en azından onu daha çok insanın tanımasını sağlarsınız ve mücadelesinin daha fazla duyulmasına yardımcı olursunuz. 
facebook
twitter
instagram
youtube

Not: Gökçer'e mama desteği için link Hayvan Dostlarımız İçin



20 yorum:

  1. Güzel yürekli insanları görmek çok iyi geliyor...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hepimiz biraz Gökçer olabilsek hayvanlara da iyi gelecek :)

      Sil
  2. Hayvanları pek çok insana tercih ederim. Hile hurda yoktur onlarda. Gökçer'i sayenizde tanıdığıma memnun oldum. İnsan olmanın ne demek olduğunu bilen bir arkadaş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok özel ve güzel bir insan. Geç de olsa, bir şekilde onun varlığından haberdar olduğum için ben de memnunum.

      Sil
  3. Çok duygulandım. İyi ki böyle insanlar var demek istiyorum ama o insanları yalnız bıraktığımızı biliyorum. Herkes az çok demeden bişeyler yapsa ne güzel olur. O zaman gökçer de bu kadar yorulmak zorunda kalmazdı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayvansever olmaktan yalnızca kedi köpek sevmeyi, onu da uzaktan uzaktan yapmayı anlayan bir toplum için zor... Ama, imkansız değil. Belki bir gün :)

      Sil
  4. Canım öyle güzel yazmışsın ki... Eğer bu dünya yaşanası bir yerse; Gökçer, Yunus ve senin gibi kocaman bir yüreğe sahip insanlar sayesinde.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biz de bir şey yapmıyormuşuz ki :( Daha doğrusu ben yapmıyormuşum. Yunus, iş güç, ev derken kalan enerjisini, ekonomisini onlara ayırıyor. Bense sadece mama verip sevgi gösterebiliyorum. Gökçer, herkese olması gerektiği gibi ders oldu bana. En azından bundan sonra daha dinç ve sorumluluklarımın daha farkında olmaya gayret edeceğim. Teşekkür ederim canım, sevgiler.

      Sil
  5. Baskalarina ornek olacak guzel bir insan. Sanki son zamanlarda hayvanlar konusunda hassasiyet artti . Bazi sehirlerde hem belediye hem yasayanlar daha hassas.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşke öyle olsa; ama bence maalesef öyle değil... Ülke nüfusuna göre çok az sayıdaki "lafta değil özde hayvansever" insan kampanyalar düzenliyor, sanırım bu da bize hassasiyetin artması gibi geliyor. Aynı az sayıdaki insan da sınırlı sayıda canlıya destek olabiliyor. Ben ancak, her insan en az bir sokak hayvanının sorumluluğunu üstlendiği zaman hayvanlar konusundaki hassasiyet arttı diyebilirim. Şimdilik toplum olarak destek değil, köstek olma seviyesindeyiz :(

      Sil
  6. Ne güzel insan. Bir ömür böyle değerlendirilmeli,bir hayata böyle anlam katılmalı dedirtiyor helal olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de buna benzer cümleler kurmuştum :) Hayatını nasıl da güzel değerlendiriyor demiştim tanıdığımda.

      Sil
  7. "Bütün insanlar böyle olsaydı dünyanın ne kadar güzel bir yer olacağını düşünmekten kendimi alamıyorum."
    Bütün mesele bu. Bunca insanın içinden sıyrılıp Kocabaş Oğlan'la göz göze gelebilmiş 'hakiki insan' diye tanımladığım bu adamı böyle güzel anlattığınız için teşekkür etmek istiyorum. Söylenecek çok şey var, fakat yazmak, dile getirmek öyle zor ki! Zira kafamızdakiler birbiriyle yarışıyor bu zamanlarda. Düşüncelerinize sağlık. Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Söz konusu insan o kadar güzel ki hakkında söyleneceklerin güzel olmaktan başka seçeneği yok sevgili Oksijensizm :) Teşekkür ederim, sevgiler.

      Sil
  8. Bazı insanlar dünyaya şifacı olarak geliyor işte Gökçer' de bunun en güzel örneği. Ne mutlu bize öyle insanlar var. Onlar sayesinde bu dünya az da olsa daha yaşanılabilir bir hale geliyor. Teşekkürler Söz Sanatı sayenizde böyle bir insanın varlığını öğrenmiş oldum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim sevgili Öykü Molası :) Buna ne kadar hakkımız var bilmiyorum; ama içimizden birinin hayatının en güzel yıllarında kendini iyiliğe ve sevgiye adadığını görmek hepimize umut verdi.

      Sil
  9. Gökçer'i beş sene evvel internet üzerinden tanıdım. Gönlü de kendi gibi güzel bir adam. Yakın zamanda Kanal D'de haberlere çıkınca daha da bilinir oldu. Baktığı hayvanlara yardımlar arttı. Besleme ve tedavi yapamayanlar ufak tefek yardımlarla Gökçer'e destek çıkabilir. Yayın için çok teşekkürler, ne güzel bir işe vesile oldun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşke daha çok kanala çıksa:) Etkilenmemek mümkün değil çünkü. Onu gören insanlar harekete geçiyor ve hayvan dostlarımızın buna gerçekten çok ihtiyacı var. Rica ederim, bu kardeşimizin yaptıklarına bakınca ondan söz etmeden geçmek pek mümkün olmuyor zaten :)

      Sil
  10. kendini adamak tam anlamıyla bu.

    YanıtlaSil

Sayfa Görüntüleme Sayısı